Emek Sineması'ndan sonra sıra Ankara'da: Şinasi ve Akün Sahneleri kapanma tehditi altında

Ankara’da bulunan Şinasi ve Akün Sahneleri kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Her iki sahnenin de bulundukları salon içinde bulundukları binayla birlikte 5 Şubat’ta yapılacak ihaleyle satışa çıkarılacak.
Çarşamba, 23 Ocak 2013 15:47

Ankara’nın eski tiyatro salonlarından Şinasi Sahnesi ve Akün Sahnesi kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Devlet Tiyatroları’na bağlı olan ve halen faaliyette olan bu iki sahnenin içinde bulundukları 13 katlı bina Emek İnşaat tarafından satışa çıkarılacak.

Binanın bir tarafı Atatürk Bulvarı’na, diğer tarafı ise Tunus Caddesi’ne bakıyor. Atatürk Bulvarı üzerindeki Akün Sahnesi 1975’te sinema olarak faaliyete geçti. 2002 yılında Devlet Tiyatroları’na devredilen salon Akün Sahnesi adıyla tiyatro salonu olarak hizmet vermekte. 1988’de açılan Şinasi Sahnesi ise daha önceki 15 yılda Çağdaş Sahne adıyla hizmet vermekteydi.

Satış için ihale 5 Şubat’ta yapılacak. İhale kapalı zarfla teklif alma ve açık artırma yoluyla yapılacak.

"Tiyatro binası uygarlığın en temel yeridir"
Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz tiyatrocu Altan Erkekli alınan kararı eleştirerek şunları söyledi:

“Kültür merkezlerinin böyle hunharca yok edilmesine karşıyım. Onlar Ankara’nın simgesidir. Kalmalı tadil edilmeli korunmalıdır. Bir şekilde Kültür Bakanlığı’nca muhafaza edilmelidir. Tiyatro binası uygarlığın en temel yeridir, ibadet yeri gibidir. Bu kadar saygınlığı olması gerekir. O yüzden bir vatandaş olarak, tiyatroya emek vermiş biri olarak kararın bir kez daha gözden geçirilmesinden yanayım. Yıllarca Ankara’da o sahnelerde oyun izledim. Akün’de sinema seyrettim. Buralar kültür mirasıdır bu kentin, onların korunmasından yanayım.”

Tiyatroların kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmasına karşı geçtiğimiz günlerde Devlet Tiyatroları, Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı (TOBAV) Başkanı Tamer Levent bir açıklama yapmıştı:

"Ankara ticarileşmediği dönemlerde sanatın da başkentiydi"
Levent’in “Kentler kültürel belleklerimizdir” başlığıyla yaptığı açıklama şu şekilde:

“İnsanların doğdukları kentler onları hatırlar. Tıpkı insanların doğdukları kenti hatırlamaları gibi. İnsanların yetiştikleri kentler de onları hatırlar. Tıpkı insanların yetişirken o kentti ve yaşadıklarını hatırlaması gibi. İnsanlar ve kentler birbirlerini hatırlar. Birbirlerinin kimliklerinin oluşmasına etkide bulunurlar.

Almanlar ülkelerine anavatan demezler. Babavatan derler! Rhein nehrine ise anne derler. Ormanlar, kentlerin eski yerleşim merkezleri, tiyatro ve konser salonları onların gurur kaynaklarıdır.

Ankara, Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş uygarlıklar düzeyine çıkmak hatta onları geçmeyi hedeflediği ülkenin başkentidir. Ankara, sanatın bu kadar ticarileşmediği dönemlerde Türkiye’de sanatın da başkenti idi!

Ankara’da bir yeni sahne vardı! Türkiye'nin çağdaş uygarlıklar düzeyine çıkmak hatta onları geçmek isteyişinin, Kızılay’daki küçük binası ile bir temsilcisiydi. Yıkıldı. Yerine otel ve supermarket yapıldı.

Ankara sinemaları için de kültür haline gelmiş Akün Sineması da yıkılacak, yerine pasaj yapılacaktı.
Devlet Tiyatroları, bu tarihin yıkılması yerine orayı aldı onardı. Ana yapısını bozmadan çağdaş bir tiyatro salonuna çevirdi.

AKÜN sahnesi olarak hemen Ankaralıların yaşamlarında yerini aldı. Onun arka tarafındaki Şinasi sahnesi daha da eski. Şimdi bu iki sahnenin bulunduğu binanın ihaleye çıkarıldığını öğreniyoruz. Yani bu Ankaralının yaşamında yer etmiş iki sahnenin ortadan kaldırılacağını.

EMEK inşaatı oluşturan kurumlar, kamusal değerleri olan kurumlardır.
Evet, bina EMEK inşaatındır. Ama EMEK İnşaat aileden kalan bir binayı ranta dönüştürmeyi düşünmesi gerekmeyen bir kamu kurumları bileşenidir. AKÜN Sahnesi ve ŞİNASİ Sahneleri ise kamuya mal olmuş sahnelerdir.

EMEK İnşaat burada OTEL yapmayı daha karlı bir yatırım olarak görebilir. Ama KAMU ile olan sıcak ilişkisi nedeni ile bu sahnelerin yerine yine aynı kapasitede sahneler inşa edilmesini ihale şartnamesinde belirtmesi gerekir.

Bu EMEK İnşaat’ın var oluş nedenin bir gereğidir. Kamu adına, kamunun elinden tiyatro sahnelerini almak kamu vicdanı önünde suç işlemektir. Bu vicdanın da bir davası olması gerekir.

TOBAV, bu bina ile ilgili yapılması düşünülen tutum ve davranışların, Ankara Kentlileri ile paylaşılmasını, çağdaş yaşam ve uygarlık, yurttaşa verilen değer açısından kaçınılmaz olduğunu düşünmektedir.

Bu doğrultuda, EMEK İnşaat yetkililerinden veya hükümetten, çağdaş dünyanın gereklerine uygun açıklamalar beklemeyi hak olarak gördüğümüzü, yetkililere ve Ankara Kenti halkına önemle duyururuz.

Saygılarımla.”

(soL - Haber Merkezi)