Kültürün 75 yıllık 'Varlık'ı

15 Temmuz 1933 günü, "yaratıcı bir devrim kuşağının sanat alanında da var olduğunu göstermek" hedefiyle yola çıkan Varlık, kesintisiz yayında kalmayı başaran ender örneklerden biri.
Salı, 15 Temmuz 2008 08:44

soL (HABER MERKEZİ) Yayın hayatına atılışının 75. yılını ve kurucusu Yaşar Nabi Nayır'ın 100. yaşını kutlayan Varlık dergisi, edebiyat dünyasının önemli isimlerinin de yer aldığı özel bir ek hazırladı. Filiz Nayır Deniztekin, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Tahsin Yücel, Cevdet Kudret, Mustafa Şerif Onaran, Adnan Binyazar, Ülkü Tamer, Doğan Hızlan, Mustafa İsen, Hilmi Yavuz, Sennur Sezer, Kemal Özer, Adnan Özyalçıner, Süreyya Evren ve Nilay Özer'in Yaşar Nabi Nayır ve Varlık hakkındaki yazılarından oluşan ek, ilk sayısının kapak düzeniyle basıldı.

"Onbeş günlük Sanat ve Fikir Mecmuası"
İlk sayısından itibaren, birçok ünlü yazar ve şairin ilk yapıtlarının yayınlandığı, eleştirmenler tarafından "bir edebiyat okulu" olarak görülen dergi, bugün Enver Ercan'ın yönetiminde, her ay edebiyat, kültür, toplum ya da siyaset gündemine ilişkin özel dosyası, usta kalemlerden yazı, öykü ve şiirleri, yeni imzalar ve kapsamlı bir Kitap Eki ile çıkıyor. Dergi en çok okunan edebiyat ve kültür yayınlarından biri olarak biliniyor.

Yaşar Nabi Nayır'ın kızı, aynı zamanda derginin Yazı İşleri Yönetmeni Filiz Nayır Deniztekin ve derginin 1980 sonrası yöneticiliğini yapmış şair Kemal Özer ile, geçmişten bugüne Varlık'ın edebiyat yaşamındaki yeri ve katkıları hakkında görüştük.

Varlık ve Yaşar Nabi Nayır
Filiz Nayır Deniztekin, 75. yıl nedeniyle soL'a yaptığı açıklamada, yayın hayatı bu kadar uzun süre kesintisiz devam eden bir edebiyat ve kültür dergisine yalnız Türkiye'de değil, dünyada da ender rastlandığını söyledi. Deniztekin, bu nedenle 75. yılı doldurmuş olmanın kendileri için çok heyecan ve gurur verici bir durum olduğunu, Varlık'ın Türk edebiyatında bir "temel taşı", bir "okul" olarak nitelendirildiğini belirtti.

"Dergicilikte istisnai bir durum olan bu uzun yaşamı, öncelikle, gelenek haline gelen ilkeli yayıncılık anlayışını sağlam temeller üstüne oturtan (yaşasaydı bu yıl 100. yaşını kutluyor olacağımız) Yaşar Nabi Nayır'a borçluyuz kuşkusuz. O, derginin yanı sıra yayımladığı kitaplarla da birkaç kuşak okuru beslemiş olan sıradışı bir insandı" diyen Deniztekin, Yaşar Nabi'nin vefatından sonra, onun ilkeli yayıncılık anlayışını benimseyen ve çağın gereklerine ayak uyduran bir yayın politikasıyla bugünlere ulaştıklarını anlattı.

Varlık'ın 75 yıllık arşivi pecya.com'da
Derginin yazar yetiştirme misyonunu günümüzde de sürdürdüğünden bahseden Deniztekin, her yıl öykü ve şiir dalında "Yaşar Nabi Gençlik Ödülleri"yle edebiyata yeni imzalar kazandırdıklarını söyledi. Derginin ayrıca, alanında yetkin kişilerin katkısıyla her ay kapsamlı bir dosya yayımlayarak önemli konuları gündeme getirdiğini, geçmişten bugüne bakıldığında, yalnız edebiyata değil, toplumsal, felsefi, kültürel ve siyasi yaşamın her yönüne eğilen çok önemli makaleler yayımlandığını belirten Deniztekin, 75 yıllık Varlık arşivinin yakında pecya.com adlı siteden tüm dünyaya açılacağı bilgisini de verdi.

"Bunun çok önemli ve gerekli bir girişim olduğunu düşünüyorum. Böylelikle il halk kütüphanelerinde bile tamamı bulunmayan Varlık arşivi, internette herkesin ulaşımına açık olacak" diyen Deniztekin, bir dergiyi yaşatanın en başta yazar-çizerleri, yayın yönetmeni ve elbette okurları olduğunu, bunca yıldır ürünleri, emeği ve desteğiyle Varlık'a katkıda bulunan herkese teşekkür etmek istediklerini de belirtti.

"Varlık" bir süreçtir
Uzun yıllar derginin yöneticiliğini de yapan kurucusu Yaşar Nabi Nayır'ın vefatından sonra, kızları Filiz ve Ekin Nayır ile birlikte 80'li yıllarda görevi devralan şair Kemal Özer, Varlık'ın öncelikle bir süreç olduğunu belirterek, ilk gününden bu yana sürece tanık olmuş bir kuşağın üyesi olduğunu, bu akışın içinde yer aldığını söyledi. 1980 yılının ve sonrasının, Nayır'ın vefatıyla ve günün siyasi koşulları itibariyle de dergide bir yeniden yapılanma ortamı yarattığını anlatan Özer, yaklaşık 50 yıldır yayınlanmakta olan dergiyi, bu geçmişle ve geçmişin barındırdığı beklentilerle bağdaştırmak için, dönemin koşullarını göz önünde bulundurarak hareket ettiklerini belirtti.

12 Eylül'ün her alanda etkili olan yeni koşulları ortaya çıkardığından bahseden Özer, 1983-90 yılları arasındaki yöneticiliği sırasında, Varlık'ın "üretkenliğin önünü açan, sorunların üzerine giden etkin bir dergicilik ve demokrat-ilerici yaklaşım sergilemesini" esas aldığını söyledi. 75 yıldır ayakta kalmanın ötesinde, edebiyat dünyasında oldukça etkili bir güce sahip olan Varlık'ın, yaşamın sürekliliğini izleyerek yeni koşullara karşı duyarlı yaklaşımını sürdürdüğünü ifade eden Özer, bu kadar uzun ömürlü olmanın sırrının bu ilkede yattığını, bunun geleceği oluşturan temellerden biri haline geldiğini belirtti.