Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 155 | 5 Ağustos 2026 Çarşamba

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 06.08.2026 , 13:50 "0 dakikalık okuma süresi"
ABD'nin Küba'yı "güvenlik tehdidi" olarak sunma girişimi kamuoyunda karşılık bulmazken, Küba halkı ağırlaşan abluka koşullarına karşı uluslararası dayanışma, ulaşımda elektrikli dönüşüm hamleleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ayakta kalıyor.

ABD kamuoyunda Küba karşıtı söylem, beklenen karşılığı yaratmıyor

ABD yönetiminin Küba'yı "ulusal güvenlik tehdidi" olarak sunma çabası, kamuoyunda beklediği karşılığı bulmuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Küba'yı "casusluk süper gücü" olarak nitelendiren açıklamalarının ardından Cubadebate Medya Gözlemevi'nin yaptığı değerlendirme, resmi söylem ile ABD toplumunun algısı arasındaki farkın giderek daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor.

Sosyal medya paylaşımları ve kamuoyu araştırmalarını birlikte inceleyen çalışmaya göre ABD'li kullanıcıların yalnızca yüzde 26,1'i Rubio'nun iddialarını desteklerken, yaklaşık dörtte üçü Küba'nın ABD açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu görüşünü paylaşmıyor. Sosyal medyada güçlü bir destek varmış görüntüsünün ise büyük ölçüde aynı hesaplardan yapılan tekrar eden paylaşımlar sayesinde oluşturulduğu, bu tekrarlar ayıklandığında Küba karşıtı söylemin etkisinin belirgin biçimde zayıfladığı görülüyor.

Rubio'nun iddiaları, Küba'nın Rusya ve Çin'le ilişkileri ile geçmişteki istihbarat faaliyetleri üzerinden temellendirilmeye çalışılıyor. Buna karşılık Obama döneminin eski danışmanlarından Ben Rhodes, onlarca yıldır ekonomik, ticari ve mali abluka altında bulunan, son dönemde enerji alanındaki yaptırımlarla daha da ağır baskı altına alınan bir ülkenin ABD için büyük bir güvenlik tehdidi olarak sunulmasının gerçeklerle bağdaşmadığını dile getiriyor.

Kamuoyu araştırmaları da bu tabloyu doğruluyor. YouGov verilerine göre ABD'lilerin yalnızca yüzde 19'u Küba'yı tehdit olarak görürken, yüzde 65'i tehdidin düşük düzeyde olduğunu ya da hiç bulunmadığını düşünüyor. Katılımcıların büyük bölümü iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin sürdürülmesini destekliyor ve askeri müdahaleye karşı çıkıyor. Küresel İlişkiler Enstitüsü'nün araştırması da yaptırımlara verilen desteğin sınırlı kaldığını, önemli bir kesimin ise Küba ile ilişkilerin normalleşmesinden yana olduğunu gösteriyor. Bütün bu veriler, ABD emperyalizminin yıllardır sürdürdüğü Küba karşıtı söylemin toplumda güçlü bir karşılık üretmekten çok siyasal ve medya aygıtları üzerinden yeniden üretildiğine işaret ediyor.

Dayanışma Küba sağlık sistemine nefes oluyor

Brezilya Topraksız İşçiler Hareketi (MST), ABD ablukasının Küba sağlık sistemi üzerinde yarattığı baskıyı hafifletmeye katkı sunmak amacıyla yedi tondan fazla ilacı Havana'daki Hermanos Ameijeiras Hastanesi'ne ulaştırdı. "Küba'ya Yardım" dayanışma kampanyası kapsamında gönderilen azitromisin, omeprazol ve çeşitli temel ilaçlar daha sonra ülke genelindeki sağlık kurumlarına dağıtılacak.

MST temsilcileri, ablukanın ilaç, tıbbi malzeme ve enerjiye erişimi zorlaştırarak ameliyatların ertelenmesine ve sağlık hizmetlerinin aksamasına neden olduğuna dikkat çekerken, Küba ile dayanışmanın süreceğini vurguladı. Hastane yönetimi de son yıllarda ablukanın daha da ağırlaşmasıyla sağlık kurumlarının ciddi tedarik sorunları yaşadığını belirterek dayanışma girişimi için teşekkür etti. Abluka koşullarında kamucu sağlık sisteminin ayakta kalmasına uluslararası dayanışmanın önemi bir kez daha ortaya çıktı.

Matanzas yangınının kahramanları unutulmadı

Küba'nın yakın tarihindeki en büyük endüstriyel felaketlerden biri olan Matanzas Süper Tanker Üssü yangınında yaşamını yitiren 17 kişi, facianın dördüncü yılında anıldı. Anmalarda yalnızca yaşamını yitirenler değil, ülkenin dört bir yanından gelerek günlerce yangınla mücadele eden itfaiyeciler, sağlık emekçileri ve kurtarma ekiplerinin gösterdiği kolektif dayanışma da öne çıktı.

Törenin ardından aileler anıt mezarı ziyaret ederek yaşamını yitirenleri andı. Matanzas faciası, kriz anlarında toplumun seferber olabilme kapasitesini ve kolektif dayanışma kültürünü simgeleyen tarihsel dönüm noktalarından biri olarak da hafızalardaki yerini koruyor.

Fidel Castro'nun düşünsel mirası yeni kuşaklarla buluşuyor

Başkomutan Fidel Castro'nun doğumunun 100. yılı etkinlikleri kapsamında Ocean Sur Yayınevi tarafından hazırlanan 10 ciltlik Devrim Koleksiyonunun ilk kitabı yayımlandı. Koleksiyon, Fidel'in farklı dönemlerde dile getirdiği temel siyasal görüşleri bir araya getirerek Küba Devrimi'nin tarihsel ve düşünsel birikimini özellikle genç kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Eşitlik, sosyal adalet, ulusal egemenlik ve halk iktidarı gibi devrimin temel ilkeleri, dizinin ortak eksenini oluşturuyor.

Kitap tanıtım etkinliğine Küba ile dayanışma amacıyla ülkede bulunan uluslararası gençlik heyetleri de katıldı. Program, José Martí Anıtı'na yapılan saygı duruşu ve ABD'nin Küba'ya uyguladığı ablukanın kınandığı dayanışma mesajlarıyla tamamlandı.

Ulaşım politikasında elektrikli dönüşüm hız kazanıyor

Küba, ekonomik dönüşüm programı kapsamında motorlu taşıtlara ilişkin düzenlemeleri güncelleyerek ulaşım alanında yeni bir döneme girdi. Yapılan değişiklikler, araç edinimini kolaylaştırmanın yanı sıra elektrikli ulaşımın yaygınlaştırılmasını, yerli üretimin teşvik edilmesini ve toplu taşımanın güçlendirilmesini hedefliyor.

Yeni düzenlemeyle bireyler ve kurumlar için uygulanan araç satın alma sınırı kaldırılırken, araç satışı yapabilecek yetkili kuruluşların kapsamı genişletildi. Devlet dışı ekonomik aktörlere elektrikli araç montajı ve satışı yapabilme olanağı tanındı. Elektrikli araçlar ile yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışan şarj sistemleri vergi teşvikleri kapsamına alınırken, otobüs ve minibüslerde vergi oranlarının düşürülmesiyle toplu taşımanın güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Araç satışlarından elde edilen gelirlerle oluşturulan Toplu Taşıma Geliştirme Fonu sayesinde elektrikli toplu taşıma araçları, sağlık hizmetlerinde kullanılacak ulaşım araçları ve çeşitli kamu hizmeti araçlarının temini sürüyor.

Haziran 2026 sonu itibarıyla ülkede 35 bini aşkın motorlu araç satıldı. Bunların yaklaşık üçte birini elektrikli araçlar oluştururken, 13 binden fazla araç devri gerçekleştirildi ve bireyler tarafından 41 binden fazla motosiklet ile moped ithal edildi. Elektrikli ulaşımı yaygınlaştırmaya yönelik bu adımlar, Küba'nın ithal petrole bağımlılığını azaltma stratejisinin bir parçasını oluşturuyor.

Elektrik açığı üretim kapasitesini aşmaya devam ediyor

ABD ablukasının yıllardır derinleştirdiği yakıt, finansman ve yedek parça sorunları ile elektrik üretim altyapısındaki teknik aksaklıklar, Küba'da enerji krizinin sürmesine neden oluyor. Küba Elektrik Birliği'nin verileri, 5 Ağustos'ta ulusal elektrik talebinin 3 bin 150 megavata ulaşacağını, buna karşılık üretim kapasitesinin yalnızca 970 MW düzeyinde kalacağını gösteriyor. Bu tablo yaklaşık 2 bin 180 MV’lık üretim açığı yaratırken, gün boyunca 2 bin 210 MW’a kadar ulaşabilecek planlı elektrik kesintilerini kaçınılmaz hale getiriyor.

Üretimde yaşanan yetersizlik, termoelektrik santrallerindeki arızalar, bakım çalışmaları ve yakıt sıkıntısının birleşik sonucu olarak ortaya çıkıyor. Ablukanın enerji sektörünü hedef alan yaptırımları nedeniyle yakıt, teknoloji ve yedek parça teminindeki güçlükler de sistem üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürüyor.

Buna rağmen Küba'nın son yıllarda hız verdiği yenilenebilir enerji yatırımları elektrik sistemine giderek daha fazla katkı sağlıyor. Fotovoltaik güneş enerjisi parkları gün içinde 3 bin 148 megavat-saat elektrik üretirken, öğle saatlerinde anlık üretim 490 megavata ulaştı. Mevcut kapasite ülke ihtiyacını karşılamaya henüz yetmese de güneş enerjisinin elektrik sistemindeki payı düzenli olarak artıyor.

Son Küba Gerçeği