Sevgilisi olanı dershaneden attılar

Ankara’daki Pi Dershaneleri, duygusal ilişki yaşadıkları ve derslere girmedikleri gerekçesiyle 28 öğrencinin kaydını sildi.
Perşembe, 22 Nisan 2010 10:30

Dershanelerin yetkileri dışında öğrencilerin özel hayatlarına müdahale etmeleri son yıllarda oldukça rastlanır hale geldi. Gençlik çağındaki öğrencilerine duygusal ilişki yaşamayı yasaklayan dershaneler, öğrencilere istedikleri şekilde muamele etme hakkını da kendilerinde buluyorlar.

Ankara'da 6 şubesi bulunan Pi Dershaneleri, duygusal ilişki yaşıyor olmaları ve derslere girmemeleri nedeniyle 28 dershane öğrencisinin kaydını sildi. Kayıt sırasında velilerle yapılan sözleşme çerçevesinde öğrenciler arası duygusal ilişkiyi ve derslere girmemeyi dershaneden atılma sebebi sayan Pi Dershaneleri'nin Genel Müdürü Tülay Sorgunlu, “Burası eğitimde bilgi artırma yeridir. Pastane veya kafe değil” dedi.

Sorgunlu, öğrenci kayıt sözleşmesinde “öğrenciler arası duygusal ilişki yaşanmasının atılma sebebi” sayılması ile ilgili olarak velilerden hiçbir olumsuz tepki almadıklarını, aksine velilerin uygulamadan memnun olduğunu söyledi. Ailelere eğitim disiplinini gerektiren ilkeleri gerek yazılı gerekse sözlü olarak tebliğ ettiklerini söyleyerek, “Dershanedeki öğrencilerimiz arasında duygusal ilişki kayıtlarının silinme sebebidir. Ayrıca çeşitli nedenlerle sık sık derslere girmeyen öğrencilerimizin de durumu birkaç kez ailelerine bildirdikten sonra derslere girmemeyi sürdürmeye devam etmesi halinde kayıtlarını derhal silmekteyiz. Aileler çocuklarını teslim ederken, onlara en iyi eğitimi vermede güvenerek bize emanet etmektedirler. Para alıyoruz diye bu güven duygusunu istismar emek vicdansızlık olur. Bu duygular göz önüne alınarak 2009-2010 eğitim dönemleri sırasında 28 öğrencimizin bu sebeplerden ötürü çeşitli şubelerimizden kaydını sildik. Hatta kaydı silinen birçok öğrencimizin ailesi gelerek bizi kutladı” dedi. Dershanenin, “duygusal ilişki yaşadığı gerekçesiyle” sınava çok az bir süre kala öğrencilerin kayıtlarını silmesi, uzmanlar tarafından, bu öğrencilerin gelecekleriyle oynamak olarak nitelendirildi.

Dershane müdürü öğrencinin evini bastı
Pi Dershanesinin önceki müdürü Gülhan Sevim de derslere ilgisizliğinden şüphelendiği öğrencinin evini basmıştı. Müdür, öğrencinin, evinde sürekli arkadaşları ile chat yaptığını tespit edince, yanına dershanede çalışan Halkla İlişkiler uzmanını alıp öğrencinin evine gitmişti. Öğrencinin annesinden odaları gezmek için izin isteyen Müdür, evdeki bilgisayara da el koymuştu.

Pi abartmış!
Pi Dershaneleri başka mantık dışı uygulamalarıyla da dikkat çekiyor. Dershane tanıtım broşürlerinde şöyle bir ifade yer alıyor: “Sınav netleri düşük olan, ödev yapmayan, derse geç gelen, dersle ilgili materyallerini getirmeyen, dersin düzenini bozan, lakayıt davranan öğrencilerimize gece saat 22.30`a kadar gece cezası uygulanır.”

Ayrıca öğrenciler her gün akşam saatlerinde telefonla aranarak kontrol ediliyor. Bu da dershanenin “en seçkin uygulamalarından biri” olarak sunuluyor. Dershane kitapçığında “Pi Eğitim`de öğrenciler gerek disiplin, gerek ödev kontrolü, gerek bire bir derslerde sıkı kontrol altındadır. Ama öğrencilerimiz eve gittiğinde bu kontrolümüz kaybolmaktadır. Bundan dolayı sınav grubu öğrencilerimiz her gün yetkili birimler tarafından gece 22.00 - 23.00 arası aranarak kontrol edilmektedir. Ders çalışmayan öğrenci ertesi gün idare tarafından uyarılarak, gerekli önlemler alınır. Öğrencinin ders çalışmama durumunun devamı halinde öğrenci her gün cezaya bırakılır” ifadeleri bulunuyor.

Cemaat örgütlenmesi destekleniyor
Diğer dershanelerde de öğrencilerin sosyal hayatlarına müdahale konusunda durum farklı değil. Artık “eğitim yuvası” olmaktan çıkıp “eğitim piyasası” haline gelmiş dershanelerin büyük çoğunluğunda cemaat faaliyetleri yürütülüyor. Fem, Anafen, Serhat, Körfez ve Maltepe gibi dershaneler doğrudan Fetullah Gülen cemaatine bağlı olmalarıyla biliniyor. Buralarda öğrencilerin hem dersleriyle hem de sosyal hayatlarıyla yakından ilgili “abla” ve “abi”ler de “öğretmenlik” yapıyor. Ramazan ayında öğrencilerin evine iftara giden öğretmenler, öğrencileri cemaat yurtlarında kalmaya ve buralarda ders çalışmanın dışında her türlü dini faaliyeti yerine getirmeye teşvik eden “abla” ve “ab”iler, kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda eğitim görmeleri, sınav motivasyonunu yüksek tutmak için temel koşulun inanmak ve dua etmek olduğunu tembihleyen rehberlik ve danışmanlık broşürleri, Kutlu Doğum haftası etkinlikleri açık bir şekilde destekleniyor.

Bazı dershanelerde dini faaliyetlerle öğrencilerin hayatlarına müdahale edilirken, başka bir dershanede de öğrencilerin “duygusal ilişkilerine” karışılıyor. Dershaneler, sınavlarda en yüksek başarı yüzdesine sahip olma kaygısıyla öğrenciler üzerindeki baskıyı artırırken, mevcut eğitim ve sınav sistemi öğrencileri dershanelere akın etmek, aileleri de üstesinden gelinmesi zor bir mali külfetle başa çıkmak zorunda bırakıyor.

(soL - Haber Merkezi)