Sayfa yolu
Samsun Eti Bakır İşletmesi'nde iş cinayeti: En az 5 işçi hayatını kaybetti!
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 22.11.2012 , 17:26 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:43
Güncelleme: 19.27
Son gelen haberlere göre 5 ölü bilgisi kesinleşti. Hastanelerde 1'i ağır, 11 yaralı olduğu belirtiliyor. Kayıp 2 işçiden birisinin bulunduğu belirtildi.
Olay Cengiz İnşaat'a ait Eti Bakır Tesisleri'nde yaşandı. Kazanın ayrıntıları da belli olmaya başladı. Amonyum tankının yapımı sırasında 30 m. çapında 1,5 cm kalınlığında metal levhalar birleştirilirken tankın kapağı vinçten işçilerin üstüne düştü. Güvenlik ve polis içeriye sendika temsilcileri, basın ve işçi aileleri de dahil olmak üzere kimseyi sokmuyor. İşveren tarafından olayın boyutunun kamuoyuna yansıması da engelleniyor.
İçeride çalışan işçilerin iş güvenliğini sağlayacak gaz maskesi, çelik burunlu ayakkabısı bulunmuyor. İşletmede ambulans, itfaiye, işyeri hekimi dahi bulunmadığı söyleniyor. Üstelik bunun işletmedeki ilk kaza olmadığı da belirtildi. En son yaklaşık bir ay önce de işletme içinde bir kamyon devrilerek bir işçi ölmüştü. Aynı yerde 8 yıl içinde 14 işçinin öldüğü söyleniyor. Olay aydınlık kazandıkça burada yaşanan ölümlerin çok açık bir işletmenin güvenli çalışmala koşullarını sağlamadığı için gerçekleştiği anlaşılıyor. Halen fabrika önünde bekleyiş sürüyor. İşletmeden çıkan işçilere konuşma yasağı uygulanıyor.
Ölen işçilerin adları ise şöyle: Fatih Açıkel, Hüsamettin Toysümer, Hüseyin Bayrak, Sadık Kuruçay, Güven Demirel.
Halen düşen kapak altında kaç işçi olduğu ise bilinmiyor. Sorumluların açığa çıkması ve yargılanması için yarın sendika temsilcilerinin işletme önüne geleceği belirtildi.
Güncelleme: 17.40
Samsun Eti Bakır İşletmeleri'nde 30 metrelik tank kapağı yapımı sırasında işçilerin yer aldığı platformun sağlam olmaması nedeniyle işçilerin göçük altında kaldığı öğrenildi. Son edinilen bilgilere göre 5 işçinin yaşamını yitirdiği, 2’sinin kaybolduğu ve 15 işçinin de yaralandığı olay yerine basın mensupları ve sendika temsilcileri alınmıyor.
Diğer taraftan Türk Metal sendikasına üye oldukları için işten atılan 21 işçinin 160 gündür işletme önünde direniş çadırı kurduğu öğrenildi. Yaşanan iş cinayeti ile ilgili açıklama yapan sendika yetkilileri bir süredir işletmede Çarşamba’dan, Bafra’dan ve Ordu’dan getirilen taşeron işçilerin çalıştırıldığını ifade etti.
Sendika temsilcileri bugün meydana gelen iş cinayetinin sendikasız, güvencesiz çalışmanın sonucu olduğunu dile getirdiler.

Eti Bakır Samsun İşletmesi'nde amonyak tankının kapağının çöktüğü, ölü ve çok sayıda yaralı olduğu bildirildi.
AA, olayda 5 işçinin hayatını kaybettiğini bildirirken, Samsun Tabip Odası Eski Başkanı Dr. Cem Şahan hayatını kaybedenlerin sayısını 10 olarak verdi.
AA’nın haberine göre Samsun’un Tekkeköy ilçesi Sanayi Mahallesi Selyeri mevkisinde Eti Bakır'a ait işletmede, amonyak tankının kapağında yapım çalışması devam ederken meydana gelen çökmede, ilk belirlemelere göre enkaz altında kalan 5 işçi olay yerinde hayatını kaybetti. Olayda 11 işçi de yaralandı.
Yetkililer, enkaz alanında arama kurtarma çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi.

Dr. Cem Şahan ise yaptığı yazılı açıklamada "Bakır İşletmelerindeki patlamalar kaza değil, iş cinayetidir. Ölüm, işçiler için kader olamaz" dedi. Açıklamada patlamada 10 işçinin hayatını kaybettiği, en az 50 işçinin de yaralandığı, yaralı ve ölü sayısının önümüzdeki saatlerde artmasından endişe edildiği ifade edildi. Şahan'ın açıklaması şöyle devam etti:
Bu acı tablo karşısında insani üzüntünün anlamı nedir bilmiyorum.
Ölümlere rağmen bir şeyler söylemek çok zor..
İçimiz acıyor.
Ölen işçi kardeşlerimizin ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Denetimsizlik ve kamu yönetimsel denetimsizliğin bizi hangi noktalara getirdiğinin bu acı örneklerini facialarla anlıyoruz.
Yıllardır haykırıyoruz.
Ülkede kapitalizm vahşileştikçe iş cinayetleri artıyor diye…
Sorumlular bir türlü bulunamıyor.
Tıpkı üç yıl önce Davutpaşa’daki patlama sonrasında olduğu gibi. Tıpkı Bursa Kemalpaşa maden kazasında yaşandığı gibi. Tıpkı son Zonguldak maden kazasında olduğu gibi.
Tıpkı Türkiye’de her gün üç işçinin ölümüne yol açan diğer “iş kazaları”nda olduğu gibi!
Unutmayınız ki OSTİM patlamalarından sonra da, bütün bu bilinmezlere karşın, patlamaların ardından devlet ortaya çıktı ve ölenlerin yakınlarının acılarına bile hürmet etmeden “OSTİM gözbebeğimizdir”, “buradaki modern gelişmeyi gölgelememeliyiz” gibi açıklamalarla kazaları ve sorumlularını savunmaya çalıştı.
Hikaye hep aynı..
Ve binlerce işçi bu izbe, havasız, yeterince aydınlatılmayan, hiçbir iş güvenliği önlemi alınmayan işyerlerinde, mevcut tehlikeler ve riskleri konusunda bilgilendirilmeden, gerekli eğitimler yapılmadan, ihtiyaçları olan koruyucu donanımlar kendilerine verilmeden, sigortasız, güvencesiz olarak istihdam edilmektedir.
Çalışanlar daha üzerinde işlem yaptıkları malzemenin ne olduğunu, kendi sağlık ve güvenliklerini nasıl etkilediğini dahi bilmeden çalıştırılmaktadırlar. Oysa kullandıkları kimyasalların Malzeme Güvenlik Bilgi Formları olmalı, bunları okuyabilip, kendilerini koruyabilmelidirler. Kullanılan üretim araçları standartlara uygun olmalı, işyerleri yangın ve patlama güvenliğine sahip olmalı, acil durum planları var olmalıydı.
Soruyoruz:
-Çalışanların ne kadarı güvenli bir ortamda çalışmaktadır?
-Kaç işyerinde gerekli iş güvenliği tedbirleri alınıyor, kaçında şimdiye kadar bir denetim oldu?
-İşyerlerinde çalışanların hayatı büyük paralarla alınan iş tezgahları kadar bile değerli değil midir?
Bu soruların cevaplarını aslında hepimiz biliyoruz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 77. maddesinde açık bir ifade vardır: “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli hertürlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdürler.” Bu Yasa ve Yönetmeliği yürütmek de Bakanlar Kurulu ve ilgili Bakanlıkların sorumluluğundadır.
Varolan mevzuat uygulansa başkentte böyle kazalar yaşanmaz, yaşansa da sorumlular derhal belirlenir ve gereken yapılırdı.
Bu adımın atılması gerekirken, sorunların görece daha az yaşandığı büyük işyerlerindeki hizmetin niteliğini değiştiren, işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerini dışsallaştıran, taşeronlaştıran düzenlemelerin yapılması, işyeri hekiminin ve iş güvenliği uzmanının eğitimlerini özel şirketlerden alınmasını düzenleyen son yönetmeliklerin yayınlanması süreci olumsuz etkilemektedir.
Hiç kimse Bakır İşletmelerinde yaşananları kazayla, kaderle açıklamaya çalışmasın.
Ölüm, emekçiler için kader olamaz.
Patlamalar kaza değil, açıkça iş cinayetidir.
Ve bu iş cinayetlerinin ve emekçi kardeşlerimizin can kayıplarının sorumlusu:
İşçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerini maliyet arttırıcı gereksiz bir harcama olarak gören, işçileri sağlıksız ve güvensiz ortamlarda ve koşullarda çalışmaya zorlayan patronlardır.
Sahip oldukları siyasi iktidarı ve zamanlarını bütün çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak, geliştirmek için kullanmak yerine işçi sağlığı ve iş güvenliği alanını piyasalaştırmak, özelleştirmek ve böylece sermayeye yeni bir rant alanı açmak için kullanan muktedirlerdir.
Gelişmeleri aktaracağız.
(soL-Samsun)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.