ODTÜ’de ‘Türkiye nereye gidiyor?’ söyleşisi

ODTÜ’de TKP’li Öğrenciler’in düzenlediği “Türkiye nereye gidiyor?” başlıklı söyleşi, soL portal yazarı Merdan Yanardağ ve Türkiye Komünist Partisi Siyasi Büro üyesi Mehmet Kuzulugil’in katılımıyla gerçekleştirildi.
Cumartesi, 19 Aralık 2009 16:45

Öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşen söyleşide DTP’nin kapatılmasından, ordu içi tasfiyelere, AKP’nin karakterinden, Amerika’nın bölgedeki planlarına kadar pek çok konu ele alındı. İlk konuşmayı yapan Mehmet Kuzulugil, AKP’nin yalnızca Amerika ile uyumlu, Türk burjuvazisinin güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda çalışan bir parti olmadığı, diğer burjuva hükümetlerinden farklı olarak, Türkiye’ye yepyeni bir dış politika vizyonu yarattığını söyledi. AKP’nin Bush yönetiminin karşı çıktığı bir dönemde tam da emperyalizmin çıkarı için Hamas’la ilişkileri geliştirmiş olduğunu vurgulayan Kuzulugil, AKP’nin bu yeni dış politikasında ilerleyebilmesi için Kürt başlığında ilerleme ihtiyacı hissettiğini belirtti. “Bütün bu açılım sürecinde DTP’den beklenen, PKK’den kopmuş bir arayüz olmasıydı” diyen Kuzulugil, Kürt siyasetinden böyle bir arayüz çıkmayacağı anlaşılmasıyla bu noktaya gelindiğini sözlerine ekledi.

Gazeteci yazar Merdan Yanardağ sözlerine Amerika’da geliştirilmiş ve çoktan uygulamaya konulmuş Yeni Amerikan Yüzyılı projesini anlatarak başladı. Bu projenin amacının Avrasya üzerinde hegemonya kurmak olduğunu söyleyen Yanardağ, bunun ancak Türkiye üzerinde büyük bir hegemonya kurularak gerçekleşebileceğini iddia etti. Bu projenin merkezinin Türkiye olduğunu anlatan Yanardağ, “Amerika’nın bu projede en büyük hedefi Türkiye’ye ilişkindir” dedi. ABD’nin kendisine problem olabilecek islami unsurları etkisizleştirmek için ılımlı İslam’ı yarattığını ve bunu aktif hale getirdiğini, bunun için de Türkiye’yi bir laboratuvar olarak kullandığını belirten Yanardağ: Türkiye’nin bir büyük ılımlı islam ülkesine dönüştürülmesinin hedeflendiğini, bu değişimin ancak Cumhuriyet’in başlangıç varsayımlarında kırılmalarla olabileceğini söyledi. Emperyalizmin yeni saldırı dönemi olan Küreselleşme sürecinin ise insanlığın bütün ileri değerlerinin tasfiye edildiği bir süreç olarak niteledi.

“Bir Amerikan projesi olarak AKP” kitabında AKP’nin kuruluşundaki kimi gizli görüşmeleri dahi yazdığını söyleyen Yanardağ, kitabına ilişkin hiçbir yalanlama yapılmadığını, hiçbir davanın açılmadığını belirtti. Kürt sorununda AKP’nin isteğinin DTP ve PKK arasındaki irtibatı koparmak olduğunu vurgulayan Yanardağ, Kürt sorununu daha çok Kürt burjuvazisi ve büyük Kürt toprak sahipleriyle çözülmek istendiğini dile getirdi. PKK’nin Reşadiye saldırısının sürece müdahale olduğunu açıklayan Yanardağ PKK’nin Reşadiye’yi üstlenerek bu sürece bensiz yapamazsınız dediğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın bu yüzden de DTP’nin kapatılmasına çok fazla karşı çıkmadığını sözlerine ekledi.

Türk ve Kürt emekçileri arasındaki irtibatın çoktan koptuğunu söyleyen Yanardağ, Kürt hareketinin de uzun yıllardır solu kendine yedekleyici etnik bir siyaset izlediğini, Türkiye’nin Yugoslovya olması istenmiyorsa, Türk ve Kürt emekçilerinin ortak siyasetini güçlendirilmesi gerektiği söyleyerek konuşmasını sonlandırdı.

Etkinlik soru – cevap kısmı ile son bulurken, katılımcılar bugün yapılacak olan “Gençlik sosyalizmi konuşuyor” seminerlerine davet edildi.

(soL – Ankara)