Siz insan mısınız?

Hürriyet grubuna bağlı anneyiz.biz internet sitesinde yanlarında göçmen kadın çalıştıran orta sınıf kadınlara akıl almaz tavsiyelerde bulundu. Utanç verici tavsiyelere göre çocuk bakacak insanlara köle muamelesi yapılmalı.
Perşembe, 16 Aralık 2010 10:15

Hürriyet grubuna bağlı anneyiz.biz adlı internet sitesinde annelere yabancı bakıcılar konusunda insanlık adına utanç verici tavsiyelerde bulunuldu. Sitede madde madde sayılan ve büyük tepki gören tavsiyelerde, bakıcı çalıştıran annelerin birer işveren olarak vicdanlarını ve duygularını bir tarafa bırakmaları ve göçmen kadınlara köle muamelesi yapmaları salık verildi. “Pasaportlarına el koyun”, “ilk 3 ay maaşının yüzde 20’sine el koyun”, “acımayın, profesyonel davranın” gibi ifadelerin yer verildiği yazıda, açıkça insanların temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması teşvik edilirken, son derece ayrımcı ifadeler kullanıldı.

Orta sınıf kadınları, eş dost tavsiyesi ile bulunan yabancı kadın veya yardımcılar konusunda uyarma iddiasındaki tavsiyeler, bu işçilere zor durumlarından faydalanarak insanlık dışı bir biçimde muamele edilmesini öneriyor.

Köle tüccarı ruhuyla yazılan, okuyanların kanını donduran tavsiyeler şöyle:
1. Daha görüşme sırasında şunu söyleyin: Pasaportunu bana verirsin bende kalır.

2. Eve geldiğinde ise ülkesindeki evinin telefon numarasını isteyin ve arayın konuşmasını isteyin. Böylece kontrol etmiş olursunuz. Gelir gelmez ise pasaportunu alın.

3. İlk 3 ay maaşını %20 eksik ödeyeceğinizi 3 ay sonra düzene gireceğini bu arada onu tanıyacağınızı söyleyin. Ve lütfen ne kadar zor durumda olursanız olun taviz vermeyin.

4. Evde yapılmasını istediklerinizi bir plan ve liste haline getirin. Bunu mutfağa asın, her maaş ödemesini yaparken ise güncelleyin, ekleyin, değiştirin, çıkarın yani ona kendi performansına göre bir şeylerin değişebileceği mesajını verin.

5. Komşularınızdan birinden çıkmış bir yardımcı veya bakıcıyı asla işe almayın.

Annelere ajans veya aracı kurum yoluyla bulunan bakıcılar için de yol gösteriliyor:
“Ayrıca evinize ajans aracılığı ile gelen bakıcı/yardımcıdan ilk ay ödeyeceğiniz maaştan %25 kesmeyi ihmal etmeyin. Acımayın ve bu işe profesyonelce bakın.

Ülkesine ilk gidişinde sakın evinizden bir şeyler, kullanması için çanta valiz, dönüşte getirmek üzere fotoğraf makinesi vb. şeyleri ödünç vermeyin. Unutmayın ilk gidişinde geri dönüp dönmeyeceği belli değildir. Evinize aldığını yatılı yardımcının sadece üç ay para kazanmaya gelmiş olacağı ihtimalini asla unutmayınız.”

Ey orta sınıf, sigorta nerede?
Orta sınıf annelere para kazanmaya muhtaç olan kadınlara keyfi muamele yapmayı, onların maaşlarını yapacakları işleri istediği gibi artırıp azaltmayı öneren akıllara durgunluk verici tavsiyeler bununla da bitmedi:

”Yabancı yatılı yardımcılara maksimum 500 YTL / 350 $ ödeyin. Rant peşinde olan ajansları ve ülkemizde işsizlik varken başka ülkelere kaçan milli sermayemize kısmen engel olun.”

Sitede önerilen ücret asgari ücret koşullarının altında olduğu gibi göçmen kadınların çalışma izinlerinin olup olmadığı, varsa bu kadınların sigortalanması da konu edilmedi. Kadınlar bu yolla suça teşvik edildi. Üstelik suça teşvik esnasında “kaçan milli sermayemize engel olun” ifadesiyle milliyetçilik de bu çirkinlikten eksik edilmedi.

Yeni bir 'Sibel Arna vakası'
Bu Hürriyet’in ilk vukuatı da değil.

Hürriyet gazetesinin kadınlara yönelik yayınlarında elinde parası olan orta sınıf kadının yanında çalıştırdığı insanlara her türlü muameleyi yapabileceği yönünde son derece çirkin bir ideoloji salgılıyor.

Daha önceki vukuat da en az bu kadar tepki çekmişti. Hürriyet’teki yazısında çocuğuyla çıktığı mavi yolculukta dadının denize girmek istemesine katlanamayan Sibel Arna şu satırları kaleme alabilmişti:

“Bu konuda daha enteresan hikayeleri ise döndüğümde dinledim. Arkadaşım Tülin’in bakıcısının Antalya’daki tatil köyünde bir saat ortadan kaybolmasına, işini gücünü bırakıp gidip göbek dansı kursu almasına kaç puan verirsiniz? Kardeşim dadı mısın, dansöz mü? Bu hareketleri yapabildiğine göre iyi kıvırdığın bir gerçek, niye bir de üstüne kursa yazılıyorsun, anlamadım. Aynı kıvrak insan, ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi dalış kursuna da gitmek istemiş. Neymiş su altında nasıl nefes alınıyor çok merak ediyormuş. Büyük konuşmayayım ama ben o kadının kafasını dalış tüpü olmadan suya gömerim!”

Bakan bunu derse orta sınıf ne yapar?
Türkiye’de kadınlar arasında ev işçiliğinin çok yaygın olduğu halde bu konuda çalışanların temel haklardan yararlanması yönünde hiçbir girişimde bulunulmuyor. Bu grup arasında özellikle kaçak çalışan göçmen kadınlar önemli bir kesimi oluşturuyor. Daha çok eski sosyalist ülkelerden Türkiye’ye gelerek ailelerini geçindirmeye çalışan bu kadınların kaçak çalışması suistimal edilerek düşük ücretlerle, sigortasız çalışmaları sağlanıyor.

Yetkililer bu durumu bildikleri halde herhangi bir önlem almadıkları gibi, Egemen Bağış örneğinde olduğu gibi çekinmeden bu durumu bir övgü haline de getiriyorlar. Bağış, anneyiz.biz sitesindeki bu yazı yayınlanmadan kısa bir süre önce, Başbakan Erdoğan’ın kovmakla tehdit ettiği Ermeni göçmen işçileri hatırlatmış, aklı sıra Ermeni halkını da yoksullukları nedeniyle küçümseyen şu ifadeleri kullanmıştı:

“Ekonomik zorluklar nedeniyle, Ermenistan vatandaşları göç ediyorlar. Nüfus yarı yarıya düştü. Ermenistan vatandaşlarının yaklaşık 70 bini de Türkiye’ye geldi. Bunlar, yasadışı işçi olarak çalışıyorlar, biz onların bu yasadışı çalışmalarını görmezden geliyoruz. Ve bu yasadışı Ermeni işçilerin büyük çoğunluğu Türkiye’de dadı olarak çalışıyor. Yani, en değerli varlığımızı, çocuklarımızı Ermeni dadılara emanet ediyoruz. Yüreğimizde nefret olsa, böyle davranır mıydık?”

(soL-Haber Merkezi)