Neden bu kadar çok 'kadın doktor, kadın milletvekili, kadın patron' var?

Guardian'ın yazı işleri müdürü yardımcısı Maddie York kadın sözcüğünün bir sıfat olarak kullanımına ilişkin bir yazı kaleme aldı. York'a göre kadın doktor, kadın milletvekili şeklindeki ifadeler, mesleğin standardını 'erkek' haline getirerek örtük bir cinsiyetçiliğin parçası oluyor.
Perşembe, 23 Ekim 2014 22:00

Guardian'ın yazı işleri müdürü yardımcısı Maddie York kadın sözcüğünün bir sıfat olarak kullanımına ilişkin bir yazı kaleme aldı.

'Kadın'ın kabul edilebilir bir sıfat olmadığını söyleyen dili doğru kullanmanın yalnızca dilbilimsel bir beceri değil, toplumsal bir tezahür olduğunu da düşünen York'un yazısının kısaltılmış çevirisini, soL okurları için paylaşıyoruz

Neden bu kadar çok 'kadın doktor, kadın milletvekili, kadın patron' var?

“Kadın”, kabul edilebilir bir sıfat değil, tıpkı bir zamanlar kullanılan “bayan” sıfatı gibi. Bu yanlış kullanımı kaldıralım ve dilimizi doğru yöne çekelim.

Bir tümleyenle belirtilmeyen doktor, mesleğini icra ediyor oluyor. Bu kullanımla erkek olduğu farz edilen doktor mesleğin standardıyken, kadın ve stajyer doktorlarsa bunun türevleri sayılıyor.

Guardian gazetesinde yazı işleri müdürü yardımcısıyım. Kadınım. Kadın yazı işleri müdürü yardımcısı değilim. Fakat “kadın” kelimesi artık bir tamlayan görevi görmeye başladı gibi öyle ki artık medyanın gözünde artık kadın olan doktorlar, kadın olan milletvekilleri veya kadın olan aşçılar yok.

Bunların yerine kadın doktor, kadın milletvekili veya kadın aşçılarla ilgili haberler okuyoruz veya duyuyoruz. Liste uzatılabilir.

Haber mecralarının kullandığı dil açısından bakıldığında “kadın” veya “kadınlar” kelimelerinin bu şekilde kullanımı yanlış, çünkü bunlar sıfat değil.

Yine de, örneğin Guardian muhabirleri bu hataya sık sık düşüyor ve çoğu hata editörlerin de gözünden kaçıyor. “’Kadın patronlar’ diyorlar ama ‘erkek patronlar’ da diyor muyuz?” diye soruyor bir okuyucu.

Hayır, genelde demiyoruz. Guardian’ın ABD bürosunda çalışan Erin McCann, “Mesleklerin erkek versiyonları kulağa o kadar komik geliyor ki, feminist bir stand-up gösterisinde olmadığımız takdirde bunları kimse kullanmaz. ‘Erkek bisikletçi’, ‘erkek politikacı’, ‘erkek yazar’. Aslında dikkatsizce bir kullanım bu, ama pek çok mantıklı yazar ve editör, bunun ne kadar da kulak tırmalayıcı olduğunu görmekten aciz.” diyor.

Tamlayan olarak hem “kadın” hem de “erkek” kelimelerini kullansaydık sorun olmazdı, ama kullanmıyoruz. Bu yüzden “kadın yönetici” kullanımı standarttan veya doğal olandan farklı olan, asıl versiyonun biraz dışında kalan bir şey getiriyor akla.

Tıpkı “stajyer” tamlaması gibi bir şey şu “kadın” kelimesi. Erkek olarak kabul edilen doktor işin standardı da, kadın ve stajyer olanlar da bunun türevleri sanki. Aslında tam da doktor sayılmazlar.

Haber biriminden meslektaşım James Eagle, “kadın” kelimesini sıfat olarak kullanmanın hatadan kaçınmak için aşırı titiz davranmakla anlam kötülenmesi arasında bir yerde durduğunu, ayrıca kibarlık maskesi ardında küçültücü bir cinsiyetçilik örneği olduğunu öne sürüyor.

“Kadın doktor” ve benzer ifadeler, kadınların, yani bu narin canlıların erkeklerle aynı mesleği yaptığını ve yapabileceğini istemeye istemeye kabullenme ve bu durum karşısında duyulan sessiz bir şaşkınlık olarak görülebilir.

Bu da akıllara tamlayan olarak “bayan” gibi cinsiyetçiliğin dibine vurmuş bir kullanımı getiriyor, tıpkı “bayan şoför” gibi korkunç ifadelerde olduğu gibi.

“Kadın” kullanımının dilbilgisinden çıkarılması mümkün değil. Kimi alanlarda “kadın” kelimesinin tamlayan olarak kullanımı kabul görmeye başladı bile.

...

Bazen dilbilgisi açısından neyin doğru olduğu konusunda tereddüt edildiğinde ve okuyucular bir kullanımdan rahatsız olduğunda veya bundan rencide olduklarında bu kullanımın kulağa “modası geçmiş/tuhaf/saçma/yanlış” gelmesi en sık başvurulan gerekçeler oluyor.

Gazetede kullandığımız dil yalnızca gündelik kullanımları yansıtmakla kalmamalı, aynı zamanda yapılan hataları düzeltme amacı da gütmeli.

Doğru olan, Guardian’ın yazım kılavuzunda yer alan, bu tür kullanımlara yer verilmemesi gerektiği ibaresi. Telegraph ve pek çok diğer haber mecrası da son zamanlarda attıkları başlıkları bir kez daha gözden geçirmeli ama bu konunun ardında dilbilgisinden öte toplumsal dilbilim gerekçeleri de mevcut.

Çeviri: Ezgi Acar