Gezi eylemcisi kadınlar cezaevinde tecritte mi tutuldu?

Gezi eylemleri sırasında, kadına yönelen ve cinsel taciz boyutlarına varan şiddet ses getirmişti. Ankara'daki eylemler sırasında tutuklanan 3 kadına cezaevinde uygulananlar da, şiddetin boyutuna dikkat çekiyor
Cuma, 12 Temmuz 2013 23:28

Radikal'den Mesut Hasan Benli'nin haberi tutuklu kadınlara yapılan muamelenin boyutlarını gözler önüne serdi. Gezi Direnişi sırasında aralarında 3 kadının bulunduğu 35 kişi tutuklanmıştı. "Örgüt üyeliği, örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklananan üç kadın Sincan Kadın Kapalı Cezaevine konuldu. Önceki gün serbest bırakılan Halkevleri üyesi genç kadının anlattıkları, kadın tutukluların, diğer koğuşlara göre şartları son derece kötü olan ve ağırlaştırılmış müebbet cezası alan hükümlülerin bulunduğu kısımda tutulduklarını ortaya çıktı. 'Hangi örgüttensiniz' diretmesi 25 Haziran'da, Ahmed Arif Parkı'nda darp edilerek gözaltına alınan Uzunpınar, 28 Haziran'da tutuklandıktan sonra konulduğu Sincan Cezaevi'nde yaşananları şöyle anlattı "Üç kadın olarak tecrit olarak belirtilen C-2 koğuşuna konulduk. Defalarca idareye başvurmamıza rağmen, normal koğuşa alınmadık. Gerekçe olarak hep ‘yer yok’ denildi. Ancak tahliyeler nedeniyle boşalan yer olduğunu biliyorduk. Ancak geçmemize izin verilmedi. Bize sürekli hangi örgüttensiniz şeklinde sorular yöneltiliyordu." Uzunpınar “Kaldığımız yer mutfağı bile olmayan bir yerdi. C-2 numaralı bu hücrenin hijyen koşullarının son derece kötü, ayrı bir mutfak bölümü olmadığından yemek bulaşıklarını tuvalette yıkamak zorunda kalıyorduk. Bu koğuş, diğer koğuşlarda daha uzak en dip koğuşta bir yerde. Ağırlaştırılmış müebbet alan mahkumların aldığı yer. Tecrit olarak adlandırılıyor. Temel ihtiyaçlarımız karşılanmadı. Ben şans eseri tahliye oldum. Ama Gizem ve Hazal hala oradalar” dedi. Tecritin nedeni örgüt adı söyletmek Avukat Fatma Karlıkcıoğlu müvekkillerinin yaşadığı durumu cezaevine yaptıkları ziyarette farkettiklerini belirterek "Müvekkiller herhangi bir örgüt üyesi olmaması nedeniyle bir örgüt ismi söylememişlerdir. Bu nedenle cezaevi idaresi tarafından tecrit koşullarında tutulmuşlardır. Hapishane yönetiminin muhtemelen ileride hazırlayacağı değerlendirme raporlarına zemin hazırlamak adına keyfi sorularla tutukluları baskı altına alması, kötü koşullardaki hücrelerde uzun süre kalmak tehdidiyle iradelerini teslim alma çabası asla kabul edilemez.” dedi.