Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İran'ın vurduğu noktalar ne anlatıyor?

Savaş tüm şiddetiyle devam ediyor. Amerikan ve İsrail Hava Kuvvetleri başta Tahran olmak üzere çok çeşitli kentleri, yerleşim yerlerini, okulları, tesisleri vuruyor.

İran ise geçtiğimiz aylarda yaşanan 12 Gün Savaşından ders çıkarmışa benziyor. Devlet yapısı, dini ve askeri lider kadro suikastlerine rağmen dağılmamış durumda. İsrail hedeflerinin dışında özellikle ABD’nin bölgedeki askeri üsleri ve tesisleri büyük bir başarıyla vuruluyor. Bu kapsamda Kıbrıs’ta ABD askerlerinin de bulunduğu İngiliz Üssü de hedef alındı.

Bu gelişmeler yaşanırken kulağımızın artık aşina olduğu, duyduğumuzda bizi şaşırtmayan bir veriyi sorgulamak istiyoruz. Bazı çok basit sorulara cevap arıyoruz; ABD’nin bölgede neden bu kadar üssü var, üslere ev sahipliği yapan ülke halkları bu onursuzluğa nasıl izin veriyor, son saldırıların ardından bu üsler sorgulanıyor mu?

Halklarına rağmen iktidarda olan zümreler, ülke doğal kaynakları karşılığında emperyalizmin güdümüne girme konusunda olağanüstü istekli. Bu durum ülkenin ekonomik yapısında etkili olurken, askeri anlamda ülkedeki askeri üslerin bizatihi varlığı büyük bir egemenlik sorununa işaret ediyor. Bunun dışında bu üslerden hareket eden birliklerin katıldıkları “yasadışı” askeri harekât bu ülkeleri de uluslararası alanda suçlu konuma düşürüyor. Bu suçların sorgulanmaması veya gündem edilmemesi bu eylemlerin suç olmadığı anlamına gelmiyor. Sadece asıl suçlu olan emperyalizmin halen istediği gibi at koşturmasıyla ilintili.

Bir diğer konu da emperyalizmin askeri gücüyle ilgili. Özetlemeye çalıştığımız bölgedeki çok sayıdaki üs, buralarda yapılan yığınak, lojistik destek birimleri ve bunun ötesinde Amerikan standartlarında yapılandırılmış ordular (özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri) bulunması emperyalizmin eline çok güçlendirmektedir. Bunların olmadığı senaryonun emperyalizm için çok can sıkıcı olacağını söylemek zorlama olmayacaktır.

Editör:  Ogün Eratalay

06.03.2026, 12:14

1