Sayfa yolu
Zorlu Holding'in büyüme hikayesinin altındaki talan ve sömürü: Bir patron portresi olarak Nazif Zorlu
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 03.11.2026 , 11:28 Güncelleme Tarihi: 03.11.2026 , 13:34
Forbes Türkiye'nin 2025 yılında hazırladığı En Zengin 100 Türk listesinde 950 milyon dolarlık servetiyle 35. sırada yer alan Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Nazif Zorlu, 82 yaşında hayatını kaybetti.
Şirket medyasında ve PR yazılarında başarı öyküsü ile "ticaret aşkı" olarak parlatılan Ahmet Nazif Zorlu'nun yaşamı, aslında Türkiye sermaye sınıfının işçi düşmanlığı, özelleştirme yağması ve siyasi iktidarlarla kurduğu kârlı ilişkilerle nasıl palazlandığının özeti niteliğinde.
1944 yılında Denizli'nin Babadağ ilçesinde doğan Zorlu, ilkokulu İzmir'deki Gazi İlkokulu'nda okudu. Ticarete Trabzon'da açtığı mağazayla tekstil ticareti yaparak başladı. 1970 yılında şirket merkezini İstanbul'a taşıyarak Zorlu Holding'in temellerini attı. 1976 yılında ilk üretim şirketi olan Korteks'i kurdu. Bursa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bu şirket, 12 Eylül askeri darbesi sonrasında Ortadoğu'ya yapılan ihracatla hızla büyüdü. 1988'de Bursa'da polyester iplik fabrikasını, 1989'da Lüleburgaz'daki Zorlu Brode fabrikasını bünyesine kattı. 1990 yılında ise tüm şirketlerini Zorlu Holding çatısı altında topladı.
Özal ilhamı, özelleştirme yağması ve finans hamleleri...
Holding 1993'te Zorlu Enerji'yi kurdu, 1994'te ise dönemin zor durumdaki zengini Asil Nadir'den Vestel'i satın aldı. Zorlu, bu hamleyi Turgut Özal'ın "Gelecek elektronikte" sözünden ilhamla yaptığını açıklayacaktı.
Holding bu dönemden sonra gayrimenkul, elektronik, enerji, metalurji, savunma ve e-mobilite gibi alanlarda faaliyet göstermeye başladı. 1997'de Özelleştirme İdaresi'nden 69 milyon dolara kapatılan Denizbank, TMSF'den alınan Tarişbank ile birleşerek tarımdaki dönüşümden ve çiftçilerin finans tekellerine borçlandırılmasından devasa kârlar sağladı.
Denizbank'ın yüzde 75 hissesi 2006'da Belçika-Fransız Dexia grubuna 2,437 milyar dolara satılarak finans sektöründe altın vuruş yapıldı. 1997 yılında ayrıca 165 bin ton yıllık kapasiteli Zorlu Linens fabrikası kuruldu, Trabzon'da Zorlu Grand Hotel açıldı, Lüleburgaz ve Bursa'da enerji santrallerine başlandı.
2000'lere gelinirken ABD, Çin, İtalya ve Ukrayna'da yatırımlar yapıldı, Avrupa'nın en büyük üretim tesislerinden biri olarak tanımlanan Vestel City faaliyete geçirildi ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin teknolojik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Vestel Savunma Sanayi kuruldu.
Patronlar memleketi talan edip, emekçinin hakkını gasp edip bulduğu her değeri üstüne zimmetlemeye çalışıyor. soL, bu büyük yağmanın meşru olmadığını vurguluyor. Siz de daha çok böyle haber için soL'a destek verin, abone olun!
AKP dönemi: Kamu arazileri, İsrail ile enerji ortaklığı ve süper teşvikler
AKP iktidarıyla birlikte Erdoğan ile kazan-kazan ilişkisi kuran Zorlu, kamu arazilerinin ve özelleştirmelerin devredildiği ana adreslerden biri oldu.
3 Kasım 2002 seçimlerinden üç ay sonra, 2003'ün Ocak ayında Frankfurt'taki tekstil fuarında konuşan Zorlu, Erdoğan'ın "Sanayici başımızın tacıdır" sözlerini överek iktidara tam destek vereceğinin işaretini verdi.
2004'te TÜPRAŞ özelleştirmesinin kazananı olmaya yaklaştı ancak tesis 2005'te Koç-Shell grubuna devredildi. 2005 yılında TMSF'nin Uzanlar operasyonuyla el koyduğu Göcek'teki Zeytin Adası'nı 15,25 milyon liraya, Deva Holding'in Levent'teki arsası ve binasını 80,5 milyon dolara satın aldı. 2007'de Zincirlikuyu'daki Karayolları arazisini 800 milyon dolarlık rekor fiyatla alıp üzerine Zorlu Center'ı kondurdu. 2005'te İsrail'deki Dorad Energy şirketine yüzde 25 ortak oldu.
Gazze'deki soykırım boyunca İsrail ordusunun enerji ihtiyacını karşılayan bu santral, tepkiler üzerine ancak 2025 yılında devredildi.
2006'da Pakistan'da rüzgar santrali kurup 20 yıl işletmek üzere anlaştı. 2009'da TBMM Üstün Hizmet Ödülü verilen Zorlu, yerli otomobil TOGG konsorsiyumunda yer aldı. Yakıt pili projesi için 28,3 milyar liralık süper teşvik kaparak Erdoğan'ın yerli ve milli söylemlerini her seçimde destekledi. Cemaat ile kurulan yakın ilişkiler de dikkat çekti, dünürü Turgut Aydın ve damadı Ahmet Yaşar Aydın "FETÖ" operasyonlarında gözaltına alındı.
Zorlu ayrıca DEİK, TÜSİAD, DENBİR, BASİAD, TETSİAD gibi patron örgütlerinde boy gösterdi.
Sömürü çarkı: Ucuz işçi cenneti, iş cinayetleri ve kriz fırsatçılığı
Holdingin devasa büyümesinin arkasında ise derin bir emek düşmanlığı mevcut.
2002'de Vestel'in 113 milyon dolar olan cirosu 2017'de 3,3 milyar dolara, holding cirosu ise 2,3 milyar dolardan 5,5 milyar dolara yükselirken bu kârlar işçilerin sırtından sağlandı.
Düşük kur ve ithalata dayalı üretim modeliyle, Gümrük Birliği'nin sunduğu ucuz emek gücü avantajıyla büyüyen Vestel, sendikanın sokulmadığı bir ucuz işçi cehennemine dönüştü. İşçilerin bir yılı doldurmadan kıdem tazminatsız işten atılması taktiği uygulandı.
Vestel çalışanları mesai saatleri dışında zorla Erdoğan mitinglerine götürüldü, siyaset yapmaları yasaklandı, işyerinde "Dindar mısınız, modern mi?" sorularıyla hayat tarzı sorgusu yapılarak fişlendi.
2018 krizinde kriz fırsatçılığı yapılarak "iç pazar daralması" bahanesiyle işten çıkarmalar başladı. İşyerlerine kamera takibi ve "muhbirlik sistemi" kuruldu. 2024'ten 2025 sonuna kadar da 6 binin üzerinde işçi işten çıkarıldı. İşten çıkarmalar hâlâ sürüyor...
Özal'dan AKP'ye uzanan bu palazlanma sürecini hakları gasp edilerek işten çıkarılan bir emekçinin sözleri özetliyor:
"Patronun parası var ama işçiye harcamak istemiyor..."
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.