Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Yusuf Tekin'e şaşıranlar, 'iki numara'ya baksınlar: Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz kimdir?

Yusuf Tekin'in bir de yardımcısı var: Bakanlığın "iki numarası" Nazif Yılmaz. Ensar'cı. Erenköy Cemaati'yle haşır neşir. Çocuklar Arapça öğrensin diye Türkçe'yi yasaklatan bir "din eğitimi" uzmanı.

Yekta Armanc Hatipoğlu

Yayın Tarihi: 22.12.2023 , 17:04 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Gündem, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in canhıraş sözlerle tarikat ve cemaatlerin eğitimde oynadıkları rol. Tekin, yasalara göre derhal kapatılması gereken bu oluşumlarla yapılan protokolleri TBMM kürsüsünden savunduğundan beri tüm hafta bu konu tartışıldı.

Tarikat ve cemaatleri, dini kuruluşları milli eğitimin için sokmakta ne kadar yol alındığını anlamak için yalnızca Yusuf Tekin'e bakmak yetmiyor.

soL, "iki numara"ya da baktı: Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz.

12 Eylül'den alınan güçle, her çocuğa din eğitimi...

“MEB’in iki numaralı ismi” olarak anılan Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, bugün Eskişehir’de “Din Öğretiminin Niteliğini Artırma Çalıştayı”nda konuştu. "4+4+4 yasası"yla birlikte din eğitiminin okullarda seçmeli ders olarak verilebildiğini söyleyen Yılmaz, 12 Eylül Anayasasıyla birlikte uygulanan ve her öğrenciye din dersi verilmesini öngören anayasa maddesine de değinerek şunları söyledi: “Anayasamızın 24’üncü maddesi, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin bütün çocuklarımıza verilmesinin amiri konumundadır.”

12 Eylül darbesiyle birlikte zorunlu olan din dersleri, bu tarihten önce seçmeli olarak veriliyordu.

Çalıştayda Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’un yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın ile İl Müftüsü Bekir Gerek de konuşma yaptı.

‘İki numara’ Nazif Yılmaz kimdir?

Tartışmalı MEB bürokratlarından Nazif Yılmaz 1971 yılında Kayseri’de doğdu. Develi İmam Hatip Lisesi’nden mezun olan Yılmaz, lisans eğitimi için Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne gitti. Lisans eğitimini 1993 yılında tamamladı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı olmadan önce sekiz yıl boyunca “Din Öğretimi Genel Müdürü” olarak görev yaptı.

Akademik çalışmalarının neredeyse tamamını din eğitimi üzerine yapan Nazif Yılmaz’ın “Yaz Kuran Kurslarında Eğitimde Kalite” isimli bir kitabı bulunuyor. Kitap, Ensar Vakfı’nın yayınevi Dem Yayınları’ndan çıktı.

Ensar Vakfı'nın devlete şekil veren kadrolarından

"İki numara"nın Ensar Vakfı’yla ilişkisi kitap çıkarmakla sınırlı değil. Yılmaz, ayrıca, 2002-2012 yıllarında Ensar Vakfı Değerler Eğitimi Merkezi’nde "imam hatip liselerinde eğitimin niteliğini artırma" hedefli komisyonun çalışmalarını koordine etti. Bir diğer deyişle, Bakan Yardımcısı, Ensar Vakfı'nın devletin eğitim sistemine nasıl müdahale edilmesi gerektiğini planlayan kadrosunun kilit isimlerindendi.

Ensar Vakfı, 2016 yılında ortaya çıkan tecavüz skandalıyla biliniyor. Karaman’da Ensar Vakfı’na ait evlerde kalan 45 çocuk, görevli öğretmen Muharrem Büyüktürk tarafından tecavüze uğramıştı. Skandalın ardından devlet görevlileri Ensar Vakfı’nı aklamak için sıraya girmişti.

Erenköy Cemaati'nin yoğun ilgisi

Nazif Yılmaz’ın ilişki kurduğu bir başka gerici kurum da Erenköy Cemaati’nin yayın organı Altınoluk dergisi. Yılmaz’ın biri röportaj olmak üzere dergide yayımlanmış beş içeriği bulunuyor. “Kur’ân-ı Kerîm Ezberlemede Altın Öğütler,” “Seçmeli Derslerle İlgili Hassasiyetler” gibi başlıklar altında içerik üreten Yılmaz’ın dergiye verdiği son ve röportajın tarihi 2021. “MEB Din Öğretimi Genel Müdürü” sıfatıyla konuşan Yılmaz’ın röportajı “Dr. Nazif Yılmaz ile… Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık” başlığını taşıyor.

İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği’nde (ÖNDER) üst düzey görevler alan Nazif Yılmaz bu dernekte Denetleme Kurulu Başkanlığına kadar yükseldi. 

'Öğrencilere Türkçe konuşmayı yasaklayalım ki Arapça öğrensinler' diyen bürokrat

Nazif Yılmaz aynı zamanda bir Türkçe düşmanı. Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, “İmam hatibe gitmeyen ölsün mü!” başlıklı yazısında Nazif Yılmaz’ın İmam Hatiplerde Türkçe konuşulmasını yasaklamayı önerdiğini yazmıştı. “Türkçe öldü” diyen Yılmaz, bahsi geçen bildiride şunlar dile getirmişti:

“Arapça öğretilirken ikinci bir dil kullanılmaması gerekir. Öğrenciler, öğretmenleri ile ancak Arapça diyalog kurabileceklerdir. Öğrenci teneffüslerde öğretmeni ile ancak Arapça konuşabilir. Ya konuşur ya da yanında tercüman getirir.”

Yılmaz, öğretmenlik yıllarında Türkçe konuşmayı yasaklayarak öğrencilere nasıl Arapça öğrettiğini ise şöyle anlattı: 

“Türkçe konuşmanın yasak olmasıyla öğrenciler mecbur kaldıkları için ister istemez Arapça konuşmaya başladılar. Rüyalarında dahi Arapça konuşanlar oldu.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.