Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Yunusla terapi çocuklara ve hayvanlara zarar verebilir'

Türk Psikologlar Derneği hayvan hakları yasa teklifinin Meclis gündemine gelmesiyle tartışılan 'Yunus Parkları' konusunda bir açıklama yaptı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 19.02.2021 , 10:10 Güncelleme Tarihi: 19.02.2021 , 10:13

TBMM gündemindeki Hayvan Hakları Yasa Teklifi, tartışma yaratmaya devam ediyor. Teklifin gündeme gelmesiyle birlikte hayvan hakları konusunda çalışmalar yapan kişi ve kurumlar bu gelişmeyi iyimserlikle karşılamış, hayvan hakları konusunda yapılacak yasal düzenlemeler konusunda zaten gecikmiş olan adımların atılması gerektiğini vurgulamışlardı.

Öte yandan yasa teklifinin kendisi de teklif çerçevesinde yapılan açıklamalar da bu iyimserliği azaltan işaretler barındırıyor.
Yasayla ilgili geçen hafta ortaya çıkan tartışmalı bir durum da "Yunus Parkları"yla ilgili.

Yasa görüşmeleri bir yandan sürdürülürken mevcut 10 yunus parkının kapatılmayacağına ve ticari faaliyetlerine izin verileceğine dair açıklamalar yapıldı. Bu açıklamalar hayvan hakları savunucularının yanı sıra meslek örgütleri tarafından da tepkiyle karşılandı.

İstismarda yeni boyut: Çocuklar

Yunus parklarıyla ilgili düzenlemeler, HAYTAP gibi hayvan hakları savunucusu dernek ve platformların yanısıra konunun çocuklar tarafında bulunan kurumlarca da tepki görüyor. "Eğlence" sektörünün çocukları, psikiyatrik ya da nörolojik sorunları istismar etmesinin bir örneği bu alanda yaşanıyor. Geniş bir müşteri kitlesini hedefleyen yunus parkları çocukların duygusal eğitimine dönük olanaklar olarak sunuluyor.

Geçen hafta Ceviz Otizm Derneği bu konuyla ilgili bir açıklama yapmış, "Yunusla Yüzme Terapi Değildir, Yasallaştırılmamalı" başlığını taşıyan açıklamada yunusla yüzmenin terapötik (tedavi edici) bir etkisi olmadığı söylenmişti.

'Binlerce avroluk ticari faaliyet bilimsel verilere dayanmıyor'

Türk Psikologlar Derneği bugün yaptığı açıklamada TBMM'ye ve ilgili Meclis komisyonlarına iletilmek üzere bir mektup yayımladı. Yunus parklarının özel gereksinimli çocuğu olan ailelerin maddi ve manevi olarak sömürülmesine de zemin hazırlayabileceğine, yunusla terapi (özel çocuklarla yüzme) adı altında yürütülen binlerce avroluk mevcut ticari faaliyetlerin bilimsel verilere dayanmadığına dikkat çekilen mektupta insan-hayvan-doğa ilişkisinin “eşitlikçi bir düzlemde sağlanması” gerektiği de bilirtiliyor ve “bu ilişki sağlanırken tüm tarafların iyilik hali göz önünde bulundurulmalıdır" deniliyor.

Bilimsel makalelerin de kaynak gösterildiği mektupta, yunus destekli terapi uygulamalarının hem çocuklar hem de yunuslar açısından neden zararlı olduğuna dair şu görüşler yer alıyor:

  • Kırılgan grupların istismarı: “Balina ve Yunus Koruma Birliği tarafından Ekim 2007'de yayınlanan bir rapora göre Yunus Destekli Terapilerde sadece yunuslar değil, aynı zamanda insanlar da kırılgan iki grubu temsil etmektedir. Doğal yaşam alanlarından koparıldıkları ve esaret altına alındıkları için yunuslar kırılgan grup olarak ele alınırken; terapiye gelen insanlar da hem psikolojik hem fizyolojik zorlukları olan insanlar olmaları nedeniyle kırılgan grup olarak ele alınmıştır. Bu durum da hem insanlar hem de yunuslar için endişe verici bir durum haline gelebilmektedir.”
  • Ulaşılabilir değil: “Yunus Destekli Terapiler yurtdışında da ülkemizde de ekonomik olarak oldukça pahalı ve bu nedenle ulaşılabilir görülmemektedir.”
  • İçsel ve dışsal kaynakların tüketilmesi: Otizmli bireylerin aileleri etiyoloji tam bilinmediğinden dolayı pek çok tedavi yöntemine başvurabilmektedir. Ancak kanıta dayalı olmayan tedavi yöntemleri ailelerin umut, zaman, para gibi içsel ve dışsal kaynaklarını tüketebilmektedir. Bu durumun ailelerin tedavilere ilişkin güvenini sarsma ve ailenin tedavileri bırakması açısından risk taşıdığı düşünülmektedir.
  • Hayvan istismarı: Hayvan Destekli Terapiler için uygulama ve etik standardının olmaması durumu taraflardan biri için istismar edilen eylemler haline getirebilmektedir. Yunusların seçilmesiyle başlayan süreç, deniz parklarına getirilmesiyle devam etmektedir. Eğitim başlığı altında yunusların “ölü balık yemeye” alıştırılması, sağlıklarını etkileyen ve kendileri için dar olan havuzlarda yüzmeleri, yüzgeçlerinin yapılan aktiviteler sırasında zarar görmesi, doğum süreçlerinin sekteye uğraması gibi pek çok basamakta istismarla karşı karşıya kalınmaktadır.
  • Stres faktörü ve yaralanma, kaza riski: Doğal olmayan yaşam ortamlarının yarattığı stres yunusların hayatlarını erken kaybetmesine neden olmaktadır. Sadece stresin değil, otizmli çocukların stereotipik davranışlarının da hayvanlara zarar verebileceği ileri sürülmektedir. Ayrıca terapilerin yararlanıcıları olarak belirlenen çocuklar yüzme sırasında yaralanma, ısırılma, enfeksiyon gibi tehditlerle karşılaşabilmektedir.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.