Sayfa yolu
Yunus Emre Vakfı'nda naylon fatura skandalı: Soygunun boyutu çok daha büyük
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 15.12.2025 , 13:52
Yunus Emre Vakfı’na yönelik naylon fatura skandalına dair yeni ayrıntılar açığa çıktı.
BirGün’den İsmail Arı'nın aktardığına göre naylon fatura skandalına ilişkin müfettiş incelemeleri sürerken, vakfın kasasından çıkan paranın 630 milyon lirayı aştığı belirlendi.
Vurgunun yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığı, yurtdışındaki temsilcilikler üzerinden de yüz milyonlarca liralık kamu zararına yol açıldığı ortaya çıktı.
Soygunun boyutu çok daha büyük
Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri, soygunun belgelerini, BirGün'ün 12 Aralık 2024'te "Kamu vakfı naylon faturalarla soyulmuş" başlığı ile gündeme taşıdığı haberden günler sonra, 23 Aralık 2024’te Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim etti. 2 Ocak 2025’te ise polis operasyonuyla birçok isim gözaltına alınıp tutuklandı. 23 kişi hakkında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından iddianame düzenlendi.
Yunus Emre Vakfı soygununa dair iki ayrı davayla yargılamalar başlasa da bu süreçte müfettişler araştırmalarına devam etti ve soygunun boyutunun çok daha büyük olduğu belirlendi.
Vurgunun boyutu 630 milyon lira
Müfettişler, 8 Ekim 2025 tarihinde Yunus Emre Vakfı’ndaki skandalın faturasını 630 milyon 145 bin lira olarak belirledi. Belgelerde, “Önceki Yunus Emre Vakfı Başkanı dahil olmak üzere, sekiz vakıf çalışanı ile vakfa toplamda 381 milyon 243 bin lira tutarında fatura kesen 33 firma hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu” belirtildi.
Ayrıca Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın birçok firmaya yönelik incelemesinin devam ettiği ve bu süreçte suç duyurusunda bulunulan firma sayısının 39’a yükseldiği ifade edildi.
Bir de yurtdışı ayağı var
Yunus Emre Vakfı’nın yurtdışı inşaat işleri de araştırıldı.
24 Ocak 2025 tarihli araştırma raporunda, Yunus Emre Vakfı’nın Macaristan-Budapeşte, Almanya-Frankfurt, Polonya-Varşova ve Irak-Bağdat temsilcilik binaları hakkında tadilat, bakım, onarım ve benzeri işlemlerde usulsüzlük yapıldığı ve sadece dört ülkede 140 milyon 502 bin liralık zarara imza atıldığı ifade edildi.
Birçok isim yargılanmadı: Bakanın eşi, MHP Genel Başkan Yardımcısının oğlu...
Öte yandan savcılığın “uydurma ve kurgu” olarak nitelendirdiği faturalara vakfın kasasından ödeme yapılmasına izin verilen belgelerde ve ödeme emirlerinde imzaları bulunan birçok isim yargılanmıyor.
Skandalın patlak vermesinin ardından Yunus Emre Vakfı’na bağlı Yunus Emre Enstitüsü’nün Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş’ın eşi Rahmi Göktaş ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın oğlu Abdullah Kutalmış Yalçın da yargılanmayanların arasında yer alıyor. İki ismin de ifadeleri alınmadı ve isimleri iddianameye yazılmadı.
Vakfın karar defterinde imzası yer alan vakfın önceki başkanı Şeref Ateş tutuklansa da imzaları yer alan şu isimlerin de yargılanmadığı biliniyor:
- Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdullah Eren
- Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Karadoğan
- Dışişleri Bakanlığı Yurtdışı Tanıtım ve Kültür İşleri Genel Müdürü Ayda Ünlü
- Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Yaman
- Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanı Serkan Kayalar
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.