Sayfa yolu
Yörük festivaline mehter tepkisi: Yörükler mehteri duyunca dağa kaçarmış, ne ilgisi var
Yayın Tarihi: 24.03.2022 , 13:11 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:13
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 6-8 Mayıs tarihlerinde organize edilmesi planlanan ‘Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali’nin hazırlıkları sürerken, etkinlikle ilgili ayrıntılar da netleşmeye başladı. Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale yoluyla özel bir organizasyon şirketine verilmesi planlanan etkinlikle ilgili ihalenin 11 Nisan 2022 tarihinde yapılacağı öğrenildi. Festivalle ilgili hazırlanan ihale teknik şartnamesinde yer verilen detaylar, organizasyonun milyonlarca lira maliyeti olacağına işaret ederken bazı Yörük derneği başkanları yüksek bütçeli olacağı beklenen etkinliği eleştirdi. Yurt içi ve yurt dışından toplam 360 uçak bileti, bir kısmı 5 yıldızlı otellerde olmak üzere 2700 konaklama ve festival boyunca toplam 13 bin kişilik yemek alımı yapılması planlanan festivalin ihale şartnamesinde yüklenici firmadan protokol ve halka ayrı tribün ve farklı ebatlarda Yörük yağlığı temin edilmesinin istenmesi dikkat çekiyor.
'Yörük çocukları fakirlikten okuyamıyor'
Anadolu Yörük Türkmen Federasyonu Genel Başkanı Ramazan Kıvrak, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin organize ettiği festivalin büyük bir maliyeti olacağına işaret ederek, “Şölenler, toylar, festivaller bir araya gelmek için güzel bir nedendir ancak amaç değildir. Bizim doğayı, çevreyi, tohumu, toprağı, suyu, keçiyi ve kültürümüzü korumak gibi büyük davalarımız var. Yörük-Türkmen hareketi bir gönül hareketidir. Para hareketi değil. Bu kadar büyük masraflarla festivaller yapmak yerine daha küçük bütçelerle etkinlikler yapılabilir, kalan parayla da çocuklarımızı okutabiliriz. Yörük çocukları fakirlikten okuyamıyor. Binlerce çocuğa burs verilebilir. Üstelik aynı günlerde Adana, İzmir ve başka kentlerde de benzeri Yörük şenlikleri yapılacak, katılımlar bölünmüş olacak” diye konuştu.
“Yörük davası doğayı, yaşamı, çevreyi koruma davasıdır. Para hareketi değil, gönül hareketidir” diyen Kıvrak, “Doğayı kaybettikçe dilimizi de kaybediyoruz. Bir ot giderse üç tane de kelime gidiyor. Bir at, eşek gitti mi 10 tane kelime de gidiyor. Bir deve gitti mi 50 tane kelime gidiyor. Dolayısıyla ancak doğayı korursak Türkçemizi koruyabiliriz. Bu kadar parayla şölenler yapmak yerine kültürümüze, doğamıza, çocuklarımıza sahip çıkacak işler yapabiliriz. Ülkemizi kalkındıracak olan da budur” ifadelerini kullandı.
'Belediyenin şölen yapması yanlış'
Afyonkarahisar Oğuz Boyu Yörükler Türkmenler Derneği Başkanı Şakir Altıntaş ise Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Yörük Festivali organize etmesinin doğru olmadığını savunarak, “Belediyenin şölen yapması yanlış. Bırakın şöleni dernekler yapsın, sen belediye olarak katkını sun, onur konuğu olarak gel katıl. Bu konuda beni aradıklarında fikrimizi söyledik, önerilerimizi sunduk. Hiçbir karşılık beklemeden yardımcı olabileceğimiz konuları dile getirdik. Ancak festivali ihalesini duyar duymaz afakanlarım kalktı. Bu halkın parasını böyle çar-çur edemezsiniz. Bu iş ruhla olur, parayla değil. Biz bu iktidarla bunun için mücadele ediyoruz. Bu kadar bütçeyi köylüye, çiftçiye destek olarak dağıtın. Yörük kan ağlıyor, ağıt yakıyor” dedi.
Festival için 5 yıldızlı otellerin de içinde yer aldığı 2700 geceleme talebine de değinen Altıntaş, bunun için kentteki kamuya ait misafirhanelerin de kullanılabileceğini savundu. Festival için protokol ve halk türbini ile iki ayrı boyutta yağlık talep edilmesi uygulamasını da eleştiren Altıntaş, “Bunlar asla Yörüklüğe yakışmaz. Bizim kültürümüzde protokol yoktur. Yaylada köylü hasan ağaya hangi yağlığı takıyorsan, Genelkurmay Başkanına da aynı yağlığı takarsın. Çünkü yayla sınıf ayrımı yapılacak bir yer değil. Bunlar Yörük kültürüne zarar veren uygulamalar” diye konuştu.
'Özbek pilavıyla Yörüklüğün ne ilgisi var?'
Honamlı Yörüğü olan ‘Son Göç’ romanının yazarı Muhammet Güzel de abartılı bütçelerle yapılan Yörük festivallerine tepkili. “Buraya harcanacak paranın üçte biriyle Antalya’da bulunan herhangi bir Yörük derneği dünyayı sarsacak festival düzenleyebilir” görüşünü dile getiren Güzel, “Ben 12 yaşında yerleşik hayata geçtim ama bu festival şartnamesindeki detaylar bizim yaşamımızda yoktu. Benim emmim Yörük beyi idi ama çadırı dört direkliydi, böyle 40 metrekarelik sentetik çadırı yoktu. Özbek pilavıyla Yörüklüğün ne ilgisi var? Mehter nedir mesela? Yörükler mehteri duyduğu yerde dağlara kaçarmış eskiden. Elbette müzik olmalı; senfoni olsun, boğaz olsun, barak olsun da Yörüğün ödünü patlatan mehterin ne işi var?” dedi.
'Yörük keyfinden göç etmiyordu'
Yörük kültürünün iklime bağlı göçebe hayvancılığın oluşturduğu bir yaşam biçimi olduğunu vurgulayan şair-yazar Muhammet Güzel, “Bu her şeyden önce bir şov kültürü değil. Elbette kültürü anma, anımsatma olur ama bu şov ile olmaz. Yörük keyfinden göç etmiyordu. Hayvanı göçer, Yörük de ona yoldaşlık eder. Göçün ne zaman olacağına hayvanlar karar verir. Bunlar anlatılacak mı? İnsana duyulan saygının neredeyse ağaca, taşa duyulduğu, çobanın azığının yanında götürdüğü suyun kalan son damlasını neden bir ağacın dibine döktüğü; bunlar anlatılmayacaksa gerisi, Yörük şanlıdır, şöhretlidir hamaseti, gazıdır” görüşünü dile getirdi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.