Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Yoksulluk toplumun ağız ve diş sağlığını da olumsuz etkiliyor'

Ankara Dişhekimleri Odası'nın 'Toplumun yüzde 85’inin ağız ve diş sağlığı bozuk' denilen açıklamasında yoksulluğa işaret edildi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 28.07.2022 , 17:22 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Ankara Dişhekimleri Odası ağız ve diş sağlığına ilişkin bir açıklama yaptı. Genel Sekreter Gamze Burcu Gül imzalı "Yoksulluk toplumun ağız ve diş sağlığını da olumsuz etkiliyor" başlıklı yazıda, "Toplumun yüzde 85’inin ağız ve diş sağlığı bozuk. En önemli halk sağlığı sorunları içinde yer alan ağız ve diş hastalıklarının nedeni de büyük oranda yoksulluk" denildi.

Yazıda "Yoksulluk yaşam süresini ve yaşam kalitesini azaltıyor. Yoksullar daha fazla hastalanıyor, ortalamaya göre daha erken yaşta yaşamını yitiriyor, sosyal korumadan yeterince yararlanamıyor, cinsiyet eşitsizliğinden daha fazla etkileniyor. Özetle yoksulluk sağlıksızlığa sebep oluyor" ifadesi kullanıldı. 

'İyi bir ağız sağlığı en temel insan hakkıdır'

Yazı şöyle:

"Çok sık söz edilmeyen ama en sık rastlanılan ve ne yazık ki hep ihmal edilen kronik hastalıklar olan ağız ve diş hastalıkları hep ertelenir veya yoksulluk yüzünden, ekonomik sıkıntılar yüzünden çaresi aranmaz. Oysa iyi bir ağız sağlığı; en temel insan hakkıdır. 

Ağız ve diş hastalıkları dünyanın hemen tüm bölgelerinde en sık görülen sağlık sorunları arasındadır. Yaşam kalitesi açısından önemli kayıplara yol açan ağız diş hastalıkları; diabet, kalp-damar hastalıkları, büyüme-gelişim geriliği, erken doğum gibi birçok sağlık sorununun gelişmesinde rol oynayabilir. Bu nedenle ağız diş sağlığı problemlerinin açığa çıkmadan önce koruyucu uygulamalarla önlenmesi, hastalıklar açığa çıktığında ise hızla tedavi edilmeleri gerekir. Ne yazık ki ülkemizde dişhekimine gitme sıklığı düşük olduğu için kronik ve yıkıcı özellikte olan ağız-diş sağlığı sorunlarında tedavi, genellikle hastalığın çok ilerlediği bir dönemde gerçekleşir. Tedavideki gecikme, ağız diş sağlığı ve genel sağlığı bozarken,  sağlığa ayrılan bütçenin de katlanarak artmasına yol açmaktadır.  

'Pandemi döneminde eşitsizlikler daha da arttı'

Son 30-40 yılda yüksek gelirli ülkelerde diş çürüğü görülme oranları aşağı çekilse de orta ve düşük gelirli ülkelerde 'diş çürüğü' hâlâ en yaygın hastalık olarak toplum sağlığını olumsuz etkiliyor. Maalesef pandemi döneminde de her alanda zaten var olan eşitsizlikler daha da arttı. Ağız sağlığı da halk sağlığına yönelik acil konular içinde ihmal edildi. Salgın uygulamaları kapsamında kamuda ağız diş sağlığı merkezlerinde ve hastanelerde salgın koşullarına uygun düzenlemeler bir türlü tamamlanamadı, sürveyans ve filyasyon uygulamaları sırasında hastaların önceliklendirilmesi, kırılgan grupların saptanması gibi çalışmalar yapılamadı.  

'Yoksul ailelerin çocukları arasında oran yükseliyor'

Çocuklar ve yaşlılar, pandemi ve kısıtlamalar nedeniyle ağız sağlığı hizmetine ulaşmada en fazla zorluk yaşayan gruplar. Yine içinde bulunduğumuz ekonomik krizin en ağır şekilde etkilediği yoksul ailelerin çocukları arasında ağız diş sağlığına bağlı eşitsizlikler artıyor. İşsizliğe bağlı maddi sıkıntılar nedeniyle aileler çocuklarının ağız hijyeni için gerekli olan en basit malzemeleri bile temin edemiyor, diş fırçası, diş macunu bile alamıyor, çocuklarını doktora götüremiyor. Yine işsizlik nedeniyle sosyal güvencesi olmayan ailelerin çocukları, kamu ağız diş sağlığı hizmetlerinden de yararlanamıyor. Dolayısıyla tedaviler ve koruyucu diş hekimliği uygulamaları yapılamıyor, bu da özellikle diş çürüklerinin ve tedavi gereksiniminin artmasına neden oluyor.  

'Kırılgan grupların ağız sağlığı hizmetlerine ulaşması kolaylaştırılmalı'

Çözüm için, elbette bir 'Ulusal Ağız Diş Sağlığı Politikamız' olmalı ve bu kapsamda mevcut durum, pandemi dönemi de dikkate alınarak gözden geçirilmeli, özellikle çocuklara yönelik ağız sağlığını geliştirme programlarının uygulanmasına öncelik verilmelidir. Bu amaçla, dişhekimleriyle birlikte tüm sağlık çalışanları, pediatristler, pratisyen hekimler, hemşireler, ayrıca öğretmenler, ebeveynler, okullar, yani çocuğa dokunan herkes ve fakülteler, dişhekimi odaları, ilgili bakanlıklar işbirliği içinde çalışmalıdır. 
Yoksulluk, eğitimsizlik, evsizlik, düşük gelir gibi zorluklar nedeniyle kronik sistemik hastalık riski fazla olan ya da bakıma muhtaç bireylerden oluşan kırılgan grupların ağız sağlığı hizmetlerine ulaşmasını kolaylaştıracak bir sağlık hizmeti yaklaşımı sergilenmelidir. 

COVID-19 genel halk sağlığı uyarılarının (maske, mesafe, hijyen vs.) paylaşıldığı programlara ağız diş sağlığı ile ilgili uyarılar entegre edilmeli, toplumu bilinçlendirmek ve konuyu gündemde tutmak için kitle iletişim araçları etkin kullanılmalıdır. 

Bizler, yetkileri Anayasa’nın 135. Maddesi ile belirlenmiş kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olarak deneyim ve birikimimizle mevcut sorunlara çözüm üretecek ulusal sağlık politikaları oluşturulması ve toplumun ağız diş sağlığı düzeyinin yükseltilmesi için katkı sunmaya hazırız."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.