Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Yenidoğan davası: Üye hakim dosyadan çekildi, duruşma görülmeye devam ediyor

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, yeni görevlendirilen üye hakimin çekilme talebi kabul edildi, yerine yeni bir hakim atandı. İddia makamı tutuklu sanıkların tutukluluğunun sürmesini istedi, duruşma bugün devam ediyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 13.10.2026 , 12:09

Kamuoyunda "Yenidoğan çetesi" olarak bilinen davanın 12. duruşması 12 Ekim Pazartesi günü Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Mahkeme başkanı, yeni görevlendirilen üye hakimin dosyadan çekilmek istediğini, bu talebin Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nce uygun görüldüğünü ve yerine Bakırköy Adalet Komisyonu'nca yeni bir üye hakim atandığını söyledi. Çekilme gerekçesi, duruşmaya ilişkin haberlerde yer almadı.

10'u tutuklu 62 sanığın yargılandığı davanın duruşmasına, örgütün elebaşı olduğu öne sürülen tutuklu doktor Fırat Sarı, bazı tutuksuz sanıklar, müşteki Mehmet Hanifi Kaya ve taraf avukatları katıldı. Diğer bazı sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya bağlandı.

Tutuklu sanıklar ne dedi?

Savunma yapan tutuklu sanıklardan Güney Hastanesi başhekimi Ali Dirik, 22 aydır tutuklu olduğunu belirterek tutukluluğunun gerekçesini sordu. Dirik, raporun gelmediğini, geldiğinde ise bu kez üst kurulun beklendiğini ve sürecin ertelendiğini söyleyerek bir yıl daha tutuklu kalıp kalmayacağını sordu.

Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarını eleştirmekle birlikte raporlara katıldığını ve aralarında çelişki bulunmadığını belirten Dirik, işletmeyi Fırat Sarı'ya devretmediğini, buna yetkisinin olmadığını ve kendisinin "maaşlı bir çalışan" olduğunu savundu. Diğer sanıkların adli kontrol şartlarının kaldırılmasını talep ettiğini, tutuklu olanların ise henüz cezaevinden çıkamadığını da ekledi.

Başhekim olarak 22 aydır tutukluyum. Niye tutukluyum? Rapor gelmedi, rapor geldi, üst kurul beklendi, sonra ertelendi. Ben bir yıl daha mı yatacağım? ATK raporlarını eleştirmekle beraber katılıyorum, aralarında çelişki yok. Ben Fırat Sarı’ya işletmeyi devretmedim, öyle bir yetkim yok. Ben hastane sahibine üç ay öncesinde söyledim ama hastane sahibi ‘Ben üç ay daha çalıştıracağım’ dedi. Benim böyle bir yetkim yok, ben maaşlı bir çalışanım. Ben başhekim olarak içerideyim. Diğer arkadaşlar adli kontrollerinin kaldırılmasını istiyor. Biz daha cezaevinden çıkamadık.

Hemşire Çağla Durmuş ise Karaduman bebekle ilgili görevinin tüm gereklerini yerine getirdiğini ve bunun mesajlaşmalarda da yer aldığını söyledi. Suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini, artık dayanacak gücü kalmadığını belirten Durmuş, en azından tutuksuz yargılanmayı ya da adli kontrol uygulanmasını talep etti.

İddia makamı, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamını istedi. 

62 sanığın yargılandığı davanın duruşması görülmeye devam ediyor.

Ne olmuştu?

Ekim 2024'te kamuoyuna yansıyan soruşturmada, İstanbul'da bebek hastaların önceden anlaşılan özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edildiği, bu yolla bebeklerin ölümüne yol açıldığı ve SGK'dan haksız kazanç sağlandığı öne sürülmüştü.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı 1399 sayfalık iddianamede, Fırat Sarı'nın elebaşı olduğu öne sürülen örgütün, işletmesini devraldığı yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini devre dışı bırakarak doluluğunu sağlamayı ve bebeklerin durumunu olduğundan ağır göstererek SGK'dan üst sınırda ödeme almayı amaçladığı belirtiliyor.

Savcılık, Sarı için "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlamalarından 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

Yargılama sürerken sanıklardan doktor İlker Gönen, 1 Şubat 2025'te tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulundu ve hakkındaki dosya düşürüldü. Savcıyı makamında tehdit ettiği öne sürülen Mustafa Kemal Zengin'in dosyası ayrıldı, 13 sanıklı ikinci bir iddianame ise ana dosyayla birleştirildi. Bu işlemler ve bir sanığın daha dosyasının ayrılmasıyla davadaki sanık sayısı 62 oldu.

ATK Üçüncü Üst Kurulu'nun 10 bebeğin ölüm nedenlerine ilişkin raporu, 10 Temmuz'daki duruşmada mahkemeye sunulmuştu. Raporda, ihmaller ile ölümler arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu, bazı bebekler için zamanında tanı ve tedavi yapılsaydı kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu belirtilmişti. Rapor, Havvanur Karakoç ve Öykü Helvacı bebeklerin bakımında hemşire Çağla Durmuş'un da aralarında bulunduğu sanıkların yaklaşımlarının tıp kurallarına uygun olmadığını kaydetmişti.

Mahkeme 14 Temmuz'da tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vermiş, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 12 Ekim'e ertelemişti. O oturumda tutuklu sanık Hakan Doğukan Taşçı'nın avukatı raporun Serdarova bebek bakımından çelişki içerdiğini savunmuş, tutuklu sanık Rıza Keykubat'ın avukatı ise müvekkilinin eylemlerden sorumlu tutulamayacağını belirterek beraatini istemişti.

Hakimle ilgili bir değerlendirme için dosya 23. Ağır Ceza Mahkemesi'ne daha önce de gitmişti: Ocak 2025'te mahkeme heyeti, sanık avukatlarının "reddihakim" talebinin değerlendirilmesi için dosyayı bu mahkemeye göndermişti.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.