Sayfa yolu
Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal: Terörsüz Türkiye’nin neden heyecanı yok?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 25.07.2025 , 13:48
İktidarın çağrısıyla başlayan ve “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürecin devamında PKK’li bir grup silah bıraktı. Ardından süreç için Meclis işaret edildi, komisyon çalışmaları da bu doğrultuda başladı.
Sürecin beklenilen heyecanı yaratmadığına ilişkin yükselen seslere Erdoğan'ın eski metin yazarı ve eski AKP Ankara Milletvekili Aydın Ünal da katıldı.
Ünal, “Terörsüz Türkiye’nin neden heyecanı yok” başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Yazısında tüm sürece yönelik değerlendirme yapan Ünal, “Ne var ki bütün bu telkinlere, ikna çabalarına, garantilere rağmen terörün bitmesi toplumda hatta AK Parti ve MHP tabanında bile beklenen coşkuyu, heyecanı estirmedi, estirmiyor” ifadelerini kullandı.
Uzunca seyahat yaptığı dile getiren Ünal toplumda bir tereddüt ve temkin olduğunu vurguladı. Tam olarak izah edilemeyen, çerçevesi çizilemeyen, kelimelere dökülemeyen belirsizlik ve güvensizlik olduğunu belirtti ve bunu “sürece yaklaşımda bir ‘kekremsilik’ var” şeklinde tanımladı.
Heyecansızlığı 3 başlıkta özetledi ve maddeleri yazısında şöyle sıraladı:
“1. Terör örgütünün silahla ezilmesi, yok edilmesi, perişan edilmesi varken, örgütün kongresini toplayarak, şov yaparak, özgüvenli açıklamalarla, Öcalan’ın da inisiyatifiyle silah bırakması bir burukluk oluşturmuş. Toplumda sanki, 'iş yarım kaldı' duygusu oluşmuş.
2. Terörün bitmesi olumlu karşılansa bile 'bundan sonra ne olacak?' ya da 'karşılığında ne veriliyor?' soruları zihinleri kurcalıyor. Bu soruları ulusalcı/ırkçı partiler de çoğaltıyor. Ülkenin bölüneceği, federasyona gidileceği, Türk egemenliğinin paylaşılacağı, teröristlerin affedilip katillerin sokakta dolaşacağı hatta militanların orduda istihdam edileceği gibi ipe sapa gelmez iddialar toplumda az ya da çok karşılık buluyor.
3. Bütün bu sürecin, DEM’i Cumhur İttifakı’na almak, birlikte Anayasa değişikliği yapmak için yürütüldüğüne, yani kısa vadeli bir siyasi manevra olduğuna inananlar da az değil.
Tek tek gidelim: Birincisi, Türkiye terörle mücadelede güç kullanarak nihai noktaya gelmişti ancak son aşama öncekilerden çok daha zor olacaktı. Terör örgütünü sahadan tamamen silmek yıllar alacak, şehitler verilecek, ayrıca tükenen örgüt bölünüp kontrolsüz hale gelecek, bunun da içerde ciddi yansımaları olacaktı. Diploma-sinin de etkisiyle devlet terör örgütüne tasfiye imkânı sundu, örgüt de başına gelecekleri anlayarak fesih kararı verdi. Devlet kazanmış, terör örgütü kaybetmiştir ama devlet, futbol taraftarı gibi rahat değil, slogan atmaz; örgüt ise kuyruğu dik tutmak adına özgüvenli açıklamalar ve şovlar yapıyor. Kolay bir durum değil elbette; sinirleri, sabırları zorlayacaktır. Bu, başından itibaren dev ile pirenin mücadelesidir; pire rahatsız etse de devi düşürecek güçte değildir. Bugün devin pireye 'izin veriyorum hadi git' tavrıyla yaklaşması, yenilgi ya da 'yarım kalmış iş' olarak değerlendirilemez. Bu, en başta Türkiye’ye, millete, kendi kendimize haksızlık yapmak olur.
İkincisi; Türkiye’nin üniter yapısına yönelik hiçbir tehdit yok. Herhangi bir taviz, imtiyaz verme ya da pazarlık yok. Sadece toplumsal barışı sağlamaya, Kürtleri kazanmaya, Türk-Kürt muhabbetini artırmaya yönelik adımlar olabilir ki bu da ne Türkiye’nin bütünlüğüne tehdit teşkil edecek ne de Türkleri rahatsız edecektir. İki taraftan da pompalanan ırkçılık zihinleri bulandırıyor ama asırlardır birlikte yaşayan Türk ve Kürt’ün kucaklaşması dışında bir amaç yok. Terörün bitmesiyle işsiz ve işlevsiz kalacak bazı siyasi partiler ve oluşumların tahrikleri vatan ve millet lehine değil.
Üçüncüsü de böyle büyük bir projenin, gündelik siyasi çıkarlar uğruna yapıldığını iddia etmek komiktir, gülünçtür. Evet, sürecin sonunda, terörle irtibatını kesmiş, 'Türkiyelileşmiş' bir DEM’in, tıpkı Hüda-Par gibi, daha sağlıklı bir yola girmesi mümkün olabilir. Bu da sürecin kazanımlarından sadece biri ve en küçüğü olur. Ama bütün süreci, 41 yıldır kanlı olan, 100 yıldır varlığını sürdüren bir sorunu, risk alarak çözmenin amacını DEM parantezine sıkıştırmak haksızlıktır.
Sonuç olarak toplumla daha fazla konuşmak gerekiyor. Tereddütlerin, kaygıların, belirsizliklerin giderilmesi, PKK’nın, DEM’in ya da ulusalcı/ırkçı cephenin tahriklerinin etkisizleştirilmesi gerekiyor. Reklamlarla, kampanyalarla, özellikle de liderlerin bu meselede rahatlatıcı, güven verici açıklamalarıyla toplumun ikna edilmesi ihtiyacı var.
Türkiye 100 yıllık bir sorunu çözüyor; Cumhuriyet tarihinin en kritik eşiğinden geçiliyor. Bugüne kadar yapılanlarla kıyas kabul etmez bir icraat, bir reform, bir devrim hayata geçiyor. Tam anlamıyla bir milat yaşanıyor. Eğer bu en önemli eşikte heyecan yoksa, üzerinde durup düşünmeli ve gereği neyse yapılmalıdır.”
Cem Küçük de sessizliğin sebebini sorgulamıştı
Daha önce CHP operasyonlarına ilişkin Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük de AKP içine seslenmiş, “AKP içindeki bu sessizlik neden?” diye sormuştu.
Küçük, köşe yazısında muhalefetin Bakan Yusuf Tekin ve Mehmet Nuri Ersoy’u hedef almasını kaleme almıştı. Küçük, AKP’li vekiller, belediye başkanları ve parti üyelerinin sessiz kalmasına ise öfke kusarak, “Bu suskunluk akıl alır gibi değil!..” demişti.
Cem Küçük, AKP’deki vekillerin, belediye başkanlarının, parti üyelerinin ağızlarını açmadığını belirtip, “Ya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapmasını bekliyorlar ya da AK Parti sözcüsü Ömer Çelik’in... Bakanınızı haksız yere linç ediyorlar, konuşmuyorsunuz. Olacak iş değil bu!” ifadelerini kullanmıştı.
AKP’li isimlere seslenen Küçük, “AK Partililer neden sessiz? Bunun bir cevabı olmalı. 'Korkaklık' değildir. 'Yarın bir gün iktidar değişirse endişesi' değildir. Peki ne o zaman? Artık bunu da AK Parti’nin yetkili isimleri düşünsün. 'Size ne?' diyebilirler. Haklılar. Bize ne!.. Son bir not düşeyim: Bu suskunluk akıl alır gibi değil!..” şeklinde konuşmuştu.
| THTM'den Lozan'ın 102. yılında buluşma: 'Türkiye halkının direnişinin ürünüdür' | ![]() |
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
