Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Yeni Şafak-Yargıtay kavgasında yeni perde: Kamil Darbaz tüm süreci anlattı

Yeni Şafak-Yargıtay atışmasında inşaat patronu Kamil Darbaz tüm olay örgüsünü ve hukuki süreci kendi penceresinden anlattığı uzun bir açıklama yaptı. Kamil Darbaz, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin benzer dosyalarda 'genel kurul kararı olmadan şirket taşınmazı satılamaz' yönünde verdiği kararlara rağmen, kendi davasında tam tersi bir hüküm kurduğunu öne sürüyor.

Abdullah Yaman - Kamil Darbaz

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 28.10.2025 , 13:45

İktidar içerisindeki kavganın öne çıkan aktörlerinden Yeni Şafak’ın son olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ni hedef almasıyla başlayan gündemde sular durulmuyor.

Dairenin başkanı Abdullah Yaman hakkında bir dizi iddiada bulunulmuş, Yaman da alışık olunmadığı şekilde uzun uzun yanıtlamıştı.

Yeni Şafak Yargıtay hakimini kastederek "Yargıtay’da FETÖ izleri" derken, Yargıtay Başkanı Yeni Şafak'a "çete" dedi.

Kavgada dördüncü perde, inşaat patronu Kamil Darbaz’ın bir dizi isim vermesi ve olayları tarihsel bir sıralamayla detaylandırarak anlatmasıyla sürüyor.

Darbaz’ın verdiği yeni isimler arasında eski Galatasaray Sportif A.Ş. Başkanvekili, Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, Yargıtay Birinci Başkanvekili Adem Albayrak ve Yargıtay Hakimi Döndü Deniz Bilir var.

Her şey ortağı imza yetkisiyle arsayı satmasıyla başladı...

Kamil Darbaz, kendisine ait sosyal medya hesabından detaylı bir açıklama yaptı, bazı Yargıtay kararları ve AYM kararını içeren görsellere de yer verdi.

Kendisine ait şirketin tek taşınmazının ‘izinsiz devri’ davasında Yargıtay’ın önceki kararlarıyla çelişen bir tutum sergilediğini öne süren Darbaz, “Aynı kişiler konu benim dosyam olunca tam tersi karar verme eğiliminde” dedi. Söz konusu kararlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.09.2023 tarihli ve 2022/11-1004 Esas, 2023/860 Karar sayılı kararlar.

Kamil Darbaz, 2018 yılında Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 'mülkiyet hakkı ihlali' kararıyla lehine hüküm kurulduğunu, dosyanın yeniden yargılama sonucunda da iki ayrı mahkemede kendi lehine sonuçlandığını söyledi.

Ancak dosya temyize taşındığında, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin hiçbir gerekçe sunmadan davayı reddettiğini ifade etti.

Darbaz’ın dosyası halen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda (2024/252 Esas) inceleme aşamasında bulunuyor.

“Bir Arsanın Hikâyesi: 20 Yıllık Adalet Mücadelesi” başlığında yaptığı açıklamada sırayla olayı anlattı.

Özcan Şimşek ile tanışarak GMO Yapı Grup adında bir şirket kurdu ve bu şirkette ikisinin de “münferit imza yetkisi” var.

Başladıkları Kadıköy/Sahrayıcedid’de 9.200 m²’lik arsada 330 dairelik bir rezidans ve 10.000 m² ticari alan içeren bu büyük bir projenin arazisinin bir kısmı şirketlerine ait, bir kısmı ise arsa sahiplerinden kat karşılığı alındı.

Hafriyat süreci başladığında zeminde çok sert bir kaya çıkmasın üzerine 2 yıl boyunca taş kırdıklarını anlatan Darbaz, “Bu çalışma bize yaklaşık 2,5-3 milyon dolara mal oldu. Bu maliyetin %70 civarını sadece ben karşıladım. Kalanı ise tanıdığım bir kaç kişiye daire satarak temin ettim” diye anlattı.

Süreç ilerlerken Darbaz’ın iddiasına göre Özcan Şimşek kendisine sormadan “imza yetkisini kötüye kullanarak şirketin tek gayrimenkulü olan arsayı komşusu ve arkadaşı Ekrem Sayan üzerine 820.000 TL gibi komik bir rakamla” devretti. Ortada banka transferi ya da şirket hesabına giren bir para olmadığını söyleyen Darbaz, şirket hesabına para girmediğini, banka transferi ve genel kurul kararının olmadığını belirtti.

Olayda Altınbaş ve Erden Timur’un bağlantısı ne?

Yazdıklarına göre 2009 Temmuz’unda tapu iptal davası ve müdürlükten azil davası açtı, azil davasının hemen karara bağlanarak Özcan Şimşek müdürlükten azledildi ve şirkete de kayyım atandı. Tapu iptal davasında da tapu üçüncü kişilere satılmasın diye tedbir kararı koyuldu.

Darbaz’ın iddialarına göre Şimşek, İGDAŞ’ta çalışan kardeşi üzerine FC Yapı isimli bir şirket kurdu. Bu şirket de Erden Timur ile ortaklık kurdu ve Altınbai Holding de buraya dahil oldu. “Üçlü adi ortaklık kurdular” diyen Darbaz, ilerleyen süreçte Altınbaş ve Erden Timur’un tüm karanlık ilişkilerini, para kaynaklarını belgeleri ile anlatacağını vurguladı.

Darbaz olayın boyutunu anlatırken şu ifadeleri kullandı:

“Burasının yüzde 50’si benim, ortağım beni dolandırdı. Girmeyin bu işe, girecekseniz de benim hisseme dokunamazsınız, gidip Özcan ile anlaşın bu şirketin yüzde 50’si bana ait dedim. Benim yüzüme ikisi de, tabiki bizim sizin hisseniz ile işimiz yok dediler. Ama işin aslı öyle olmadı. Meğer ilk günden beri tüm plan zaten arsanın tamamına çökmekmiş. 

İstanbul’un en değerli bölgelerinden birisi olan Erenköy’de 2009 senesinde, daha inşaat sektörü yeni yükselişe geçmişken, Timur Gayrimenkul daha NEF bile olmamışken bana verdikleri zararın bedelini rakamsal olarak hesaplayabilmek mümkün değildir.”

2013 yılında Fethullaçıların yargılandığı Selam Tevhid davası sonucunda telefonlarının cemaat tarafından dinlendiğinin ortaya çıktığını iddia eden Darbaz, dosyasının Yargıtay’da 17. Hukuk Dairesinde 18 ay boyunca görüşmeye alınmadığını söyledi. 

Duruşma tarihi ile tebligat yapılıp gittiğinde ise dosya hiç tebligat yapılmadan, olaydan iki gün önce 11. Hukuk Dairesi’ne gönderildiği gerçekliğiyle karşılaştıklarını anlattı. Darbaz’ın iddialarına göre bu organizasyonu yapan kişi “şu anda tutuklu bulunan FETÖ Yargıtay İmamı Hüseyin Yıldırım”.

O süreçte Altınbaş ailesinin Fethullahçıların iddianamesinden yargılandığını söyleyen Darbaz, bu uzun açıklamasında “Altınbaş ve Erden Timur yargıdaki tüm gücünü FETÖ’cü hakim, savcı, avukatlardan alıyor, dosyalarını bizzat onlar takip ediyordu. Hatta firari FETÖ’cü Reha Yeprem’in eniştesi Av. Cevdet Yavuz ile tutuklu FETÖ Yargıtay İmamı Hüseyin Yıldırım dirsek teması ile yargıtaydaki dosyamızı kaybetmemizi sağladılar” dedi.

AYM ‘mülkiyet hakkı ihlali’ kararı verdi

“Tüm deliller hukuken lehime olmasına rağmen” iddiasında bulunan Darbaz, 2015 yılında tüm davaları kaybedince arsa üzerindeki tedbirin kalkmasıyla karşı tarafın inşaata başladığını, projeyi tanıttığını, daire satışı yapıldığını belirtti. Aynı yıl Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu, üç yılın ardından lehine karar çıktı. AYM, “Mülkiyet hakkı ihlali” olduğunu doğruladı, geçmiş yargılamanın tamamını yok saydı. Ve dosyayı yeniden yargılanmak üzere birinci derece mahkemeye gönderdi.

İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (14. Daire) de AYM kararını uyguladı ve Darbaz’ın lehine karar verdi.

Yıl artık 2022’ye geldiğinde karşı taraf dosyayı temyizle Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne tekrardan taşıdı. Bu noktada Darbaz yeniden Daire Başkanı Abdullah Yaman’ı suçlamaya devam etti. Dosyasının Yaman tarafından bekletildiğini iddia etti. 2023 Şubat ayındaki duruşmanın sonucun altı ay açıklanmadığını belirten Darbaz, hiçbir gerekçe sunulmadan davanın reddedildiğini söyledi.

Darbaz ret kararını anlatırken şunları söyledi:

“Kendi dairesinin konuyla ilgili açık içtihatları ve AYM’nin “Hak ihlali kararı”na rağmen davamızı reddetti. Ve aylarca gerekçeli karar yazmadılar. Çünkü hukuken yazabilecekleri bişey yoktu.”

 

Yaman ve daire üyelerini araştırdığını söyleyen Darbaz, Yaman’ın ailesinde Fethullahçıların olduğunu tespit ettiğini öne sürdü ve bu sebeple de Reddi Hakim talebinde bulunduğunu anlattı. Üyeleri şikayet ettiğini, suç duyurusunda da bulunduğunu belirten Darbaz, reddi hakim talebine resmi yanıt verilmemesini şöyle anlattı:

“Abdullah Yaman ve üyeler gerçekten onurlu, şerefli hukuk insanları olsalardı, haklarındaki Reddi Hâkim taleplerine resmi yanıt verirlerdi. Neden vermediler? Sanırım cevap verselerdi davaya bakamayacaklardı, bunu biliyorlardı. Çünkü cevap verdikleri anda resmi hasım ilişkisi doğacağından, 2,5 sene boyunca şikâyet dilekçemi sümen altı ettiler.”

İddialarının dozajı giderek artan Darbaz, dosyanın yeniden Bölge Aliye Mahkemesine yani BAM’a gittiğini belirtti. Burada BAM dosyayı ikinci kez değerlendirdi ve kararında direndi. 27 sayfalık direnme gerekçesi yazarak dosyayı yeniden Abdullah Yaman’ın daire başkanı olduğu 11. Daire’ye gönderdi.

Dosyayı onaylamak ya da Yargıtay Genel Kurulu’na sevk etme seçenekleri olan Yaman, dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na sevk etti. Dosya halen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda.

Darbaz açıklamasında “Abdullah Yaman, Adem Albayrak ve Deniz Döndü Bilir tarafından şirketin tek taşınmazının devri için genel kurul kararı gerektiği, aksi takdirde taşınmazın devrinin geçersiz olduğu” yönünde oy kullanıldığı bir başka dosyayı paylaşarak, kendi dosyasında neden bu kararın uygulanmadığını, müdahale olduğunu öne sürerek sorular sordu: “Bu attığınız imzanın yaptığınız içtihadın arkasında dursaydınız benim de lehime karar verecektiniz. Ancak sipariş karar olunca önceki içtihadınızdan dönüyorsunuz. Bu mu hukuk adamlığı?” ifadelerini kullandı.

Yaman’ın geçtiğimiz gün yaptığı açıklamaya yanıtlar veren Darbaz, tüm deliller ve bilirkişi raporlarının lehine olduğunu ve hatta Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kendi içtihadı olmasına rağmen dosyasının 3’e 2 oylamayla aleyhinde sonuçlandığını vurguladı, “Bedduacı başkan, çelişkili kararlarınızdan utanın ve istifa edin. İspat etmek benden, istifa etmek sizden olsun. İstifa ederseniz söz hakkımı helal edeceğim” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Darbaz geçtiğimiz gün dosyada muhalefet görüşü olan Adem Askan’ın HGK müzakeresine davet edilmediğini iddia edip, “Sayın Adem Aslan’ı muhalefet yazdığı için mi dairenizden gönderdiniz?” sorusunu sormuştu.


Olay nasıl ortaya çıktı: Yeni Şafak’ın haberi

İlk haber, 23 Ekim'de “Milyonluk projede Altınbaş yolsuzluğu: FETÖ’nün temsilcisi gibi davranıyorlar” başlığıyla çıktı.

Hakim Yaman’ın fotoğrafının da paylaşıldığı haberde, GMO Grup Yapı isimli inşaat şirketinin ortağı Kamil Darbaz’ın 2007’de başlayan ortalık anlaşmazlığı dosyasından bahsedildi.

Davanın merkezinde Altınbaş Grubu ve bu holdingin yöneticilerinin olduğu söylenirken, Darbaz Anayasa Mahkemesi’nden "mülkiyet hakkı ihlali" kararı çıkmasına rağmen dosyanın halen sonuçlanmamasından şikayet etti. Haberde, Darbaz’ın Altınbaş Grubu’nun yargıyı yönlendirdiği iddiasına yer verilerek, “Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Abdullah Yaman ve bazı üyelerin davalı taraf lehine hareket ettiği” suçlaması yer aldı.

İkinci haber “Yargıtay’da FETÖ gölgesi: Daire Başkanı Yaman’dan dosya manipülasyonu ve tek numara oyunu” başlığıyla 24 Ekim'de yayımlandı. Bu haberde de Yaman, etik dışı işlem ve Gülen Cemaati bağlantısı iddiasıyla suçlandı.

Haberde şu ifadeler yer aldı:

“Yaman’ın 330 daireyi ilgilendiren davayı kendi heyetine düşürmek için için sistemle oynadığı ve dosya sırasını değiştirdiği belirtiliyor. Yaman’ın 'hukuk' dışı hamleleri yüksek yargıda "FETÖ eliyle adalet dizaynı" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.”

'Yeni Şafak Çetesi' yanıtı

Yaman her iki haberin ardından bugün kendi sosyal medya hesabından uzun bir açıklama yayımladı. Bu açıklamanın başlığı “Yeni Şafak Çetesi” oldu.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanı Abdullah Yaman, Facebook hesabından verdiği yanıtta, kendisine yönelik iddiaların tamamını reddetti. Yeni Şafak'ı “iftira üzerinden itibar suikastı” yapmakla suçladı. Karalama olarak nitelediği iddialarla karşı karşıya kalma sebebinin "haksız taleplerine geçit vermemek" olduğunu söyledi.

Yaman, devlet kurumlarını göreve çağırarak kendi HTS kayıtlarının, banka hareketlerinin ve kamera görüntülerinin incelenmesini de talep etti. “Eğer haberin zerresi doğruysa istifa etmeye hazırım” diyen Yaman, aksi halde bu kampanyanın devletin itibarına saldırı niteliğinde olduğunu vurguladı.

Darbaz: 'Bazı Yargıtay üyeleri ve başkanlarının mal varlıkları araştırıldığında her şey ortaya çıkacaktır'

Yaman'a yanıt GMO Grup Yapı’nın ortağı Kamil Darbaz'dan geldi.

Tartışmanın odağındaki davanın merkez ismi olan Darbaz, "Bazı yargıtay üyeleri ve başkanlarının mal varlıkları araştırıldığında her şey ortaya çıkacaktır" dedi.

Yaman'a sorular yönelten Darbaz, "Çok net bir soru sormak istiyorum, hem de tüm kamuoyunun kafasındaki soru işaretleri giderilmiş olsun: İki çocuğunuz FETÖ bağlantısı nedeniyle kamudan ihraç edildi mi? O dönemde eviniz polisler tarafından arandı mı? Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef gösterip sosyal medyada paylaşım yaptınız mı? Hâlâ bir evladınız yurtdışında yaşıyor mu?" ifadelerini kullandı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.