Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Yazılama’dan Ekim ayında üç yeni kitap

Yazılama Yayınevi, geçtiğimiz Ekim ayında üç yeni kitabı okurla buluşturdu. Alper Birdal’ın imzasıyla “Dijital Sermaye – ‘Elveda Proleterya’ Masalının Sonu”, Ogün Eratalay’ın imzasıyla “Fidel Diyor Ki” ve Tuğrul Bal’ın imzasıyla “Promete’nin Kanadında” okurla buluştu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.11.2026 , 14:46

Yazılama Yayınevi, teori, siyaset ve edebiyat alanında önemli kitapları okurla buluşturmaya devam ediyor.

Eylül ayında Ayşe Şule Süzük’ün kaleme aldığı “Erken Cumhuriyet Romanlarında Aydın”, Ağustos ayında Mustafa Kemal Erdemol’un imzasıyla “Manifest Destiny - ABD’nin Kutsal Doktrini”, Özgür Hüseyin Akış’ın imzasıyla “Setlerde Çalışan Çocuk İşçiler” kitaplarını okurla buluşturan Yazılama'nın Ekim ayında da üç önemli kitabı raflarlardaki yerini aldı.

Dijital Sermaye – “Elveda Proleterya” Masalının Sonu / Alper Birdal:

Teknoloji dünyayı özgürleştirmiyor; dünyayı dijital kodlarla yeniden, hem de çok daha katı bir biçimde programlıyor.
Dijital Sermaye, kapitalizmin azalan kâr oranlarına karşı geliştirdiği son büyük savunma mekanizmasını, on ülkelik bir panel veri seti ve Marksist değer teorisi ışığında mercek altına alıyor. Apple, Amazon, Google ve Microsoft gibi tekellerin, hiçbir fiziksel üretim yapmadan dünya çapında el koydukları “algoritmik rant”ı ve emperyalist sızıntıyı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Yeni “Tekno-Optimist” manifestolarla yaratılmaya çalışılan “Silikon Faşizmi”ne karşı, sosyalist planlamanın olanaklarını ve güncel gerekliliğini savunuyor.
Bu kitap, “Elveda Proletarya” masalının son sözü.
Zira bu dünya hâlâ makinenin değil, nasırlı ve kederli ellerin üzerinde duruyor.

Kitabı edinmek için


Fidel diyor ki… Cilt-2 1969-1980 Sosyalizmin İnşası / Ogün Eratalay:

Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro’nun doğumunun yüzüncü yılında onun konuşmalarından yaptığımız derlemenin ikinci cildi sizlerle. Bu ciltte sosyalizmin inşa edildiği 1969-1980 dönemini ele alıyoruz. Bu yıllar dünyada devrimci umudun filizlendiği ancak karşı-devrimin de gemi azıya aldığı yıllardı. Fidel Castro, bir komünist öndere yakışır şekilde karmaşık konuları ele alışı, başarılı
çözümlemeleri ve düşmanı net bir şekilde ortaya çıkartmasıyla adeta okuyucularına siyaset dersi veriyor.
Türkiyeli okur, bu seri sayesinde dilimizde daha önce yayınlanmayan pek çok konuşmaya ilk elden ulaşabilecek.
Küba Devrimi’nin liderinin analizlerinin evrensel yanı, geleceğe dair pek çok yöntem tavsiyesi de barındırıyor.
Elinizdeki cildin ardından üçüncü ve dördüncü ciltlerin de kısa süre içinde yayınlanması planlanıyor.
Emperyalizm, bugün zincirlerinden boşalmış şekilde dünya halklarına saldırıyor, istediği ülkeyi terörist ilan ediyor,
savaş ilan etmeksizin egemen ülkelere saldırıyor ve devlet başkanlarını kaçırıyor, suikast düzenliyor. Küba Devrimi’ne
karşı yarım yüzyılı aşkın bir süredir uygulanan abluka ise her gün daha acımasız şekilde sıkılaştırılıyor. Buna rağmen kahraman halkı ve Küba Devrimi emperyalizmin bu çok boyutlu saldırılarına nasıl dayanıyor diye merak ediyorsanız, cevap Fidel’in söylevlerinde gizli.
Elinizdeki kitabın Fidel’i anlamak, anlatmak, Küba Devrimi’ne omuz vermek ve o örneği çoğaltmak için bir vesile olması temennisiyle…

Kitabı edinmek için


Promete’nin Kanadında / Tuğrul Bal:

Büyük şair Nâzım Hikmet’in Ahmet Say’a öğüdü, “Senin mücadele yerin yurdundur! Görüyor musun yurdun halini? Emperyalizmi kapıdan kovduk, herifler bacadan girdi… Cephenin ön safhalarına gitmelisin!” olmuştu. Genç devrimci Ahmet Say Almanya’da öğrencidir ve Cezayir Bağımsızlık Savaşı’na katılmayı düşünmektedir. Arayıp tarayıp Doğu Berlin’de bulduğu şairin öğüdüne uyar, ülkesine döner. Son nefesine kadar da ön safta yer tutar. Devrimci, müzikolog, yazar ve yayıncıdır. Ülkenin saygın aydınlarının yazgısından o da payını alacaktır. 12 Mart 1971 sabahı cuntacıların radyodan “Teslim ol” çağrısı yaptıkları elli aydının arasındadır. Teslim olmaz. Kaçar. Kaçaklığı iki ay sürer. Yakalanır, hapis yatar. İnsanoğlu İnsanlar adlı biyografik anlatısında, “Kaçaklık, bir dizi serüveni kapsar. Onun için kahramanı bir ‘kaçak’ olan birçok film, dizi filmler falan çekilmiştir. Ama o filmlerden hiçbirinin konusu Türkiye’de geçmez. Üstelik, kaçakların hiçbiri ‘siyasi’ değildir” der. Ahmet Say’ın bu hayıflanması bu romanın yazılmasının nedenidir. Romanda beş firari idamlık devrimci gencin kaçaklık serüveni anlatılmaktadır. Ülkemiz bugün de Nâzım Hikmet’in tanımladığı ve Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabe ’sinde ifade ettiği gibi emperyalizmin kuşatması altındadır Promete’nin Kanadında, 1968-1974 arası yaşananları şiirsel bir dil ile yeni kuşaklara aktarmaktadır. Bu yönüyle, ileride tarih ve toplumsal araştırmalara ışık tutacaktır. Burada anlatılan, atkısı fedakârlık, çözgüsü halkın koşulsuz mutluluğu olan ve ruhuna çelik üflenmiş bir ilmeğin öyküsüdür. Aziz Nesin usta boşuna dememiş: ‘’Göremeyeceğimiz günler için döğüştük… Kavgamızın şiir olması bundandır.” Bu roman ön safta vuruşanlara armağandır.
 

Kitabı edinmek için


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.