Sayfa yolu
Üniversiteyi bırakanlar: 'Artık hem çalışıp hem okumak bile imkansız'
Yayın Tarihi: 26.12.2023 , 13:37 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Üniversite öğrencileri hayat pahalılığı, yurt krizi gibi sorunlarla karşı karşıya kalırken, iki yıl içinde üniversiteyi bırakan öğrenci sayısı 728 bin 490'a ulaştı.
En çok büyük şehirlerde yoğunlaşan üniversite terkinde birinci sırada İstanbul Üniversitesi, ikinci sıradaysa Ege Üniversitesi yer aldı. Büyük şehirler bu yılki YKS’de de tercih edilmemişti.
Yükseköğretim Kalite Kurulu'nun paylaştığı verilere göre 2021’de 338 bin 926, 2022’de 389 bin 564 öğrenci üniversiteleri terk etti.
Üniversiteyi bırakmak zorunda kalanlar anlattı
O öğrencilerden biri, 10 binden fazla öğrencinin terk ettiği Akdeniz Üniversitesi'nin Makine Önlisans Bölümü'nü yarıda bırakan Mert. Üniversiteye 2020'de başlayan Mert, öğrenim sürecinde karşılaştığı zorlukları şöyle anlatıyor:
"Pandemi dolayısıyla uzaktan eğitim sürecinde hiçbir şekilde eğitim göremediğimizi söyleyebilirim. Üniversiteler yüz yüze eğitime geçince de kendi üniversitemin olduğu şehre gittim fakat devlet yurtları çıkmadı. Ev aradım kiralar çok pahalıydı. Bu pahalılıkta tek başına yaşamak da pek kolay değildi. Ev arkadaşı bulup bir ev kiraladım."
Hayat pahalılığı nedeniyle bir yandan çalışmak zorunda kalan Mert, bir süre sonra işten okula vakit bulamadığını söylüyor:
"Faturalar, mutfak alışverişi, kişisel ihtiyacımız olan alışverişler ve ev kirası derken zaten ülkemizde çoğu insanın maddi durumu iyi olmadığından ben de işe girip, hem okuyup hem çalışmaya başladım. Hiçbir şekilde işin içinden çıkamayınca da okulu bırakmak zorunda kaldım."
Üniversite okuyabilmeyi artık yalnızca bir "hayal" olarak gören Mert, "Bizim yaşımızdaki herkes bence okul okuyup gezip tozmak ister ama malum güzel ülkemizin şartlarına bakarsak bunlar tamamen hayal" diyor.
Bir diğer örnek Ata, kazandığı üniversiteyi bırakmasının sebebi annesinin rahatsızlığı ve geçim derdi.
Ata, bu süreçte yaşadıkları sebebiyle birtakım psikolojik problemler geliştiğini anlatıyor:
“Temel, insani ihtiyaçlarımızı karşılayan bir kurum, otorite, aile üyesi olmadığı takdirde bizler nasıl eğitimimize odaklanabilir, zamanımızı hem evimiz hem de eğitimimiz için harcayabiliriz?”
'Öğrenciler Türkiye tarihinin en zorlu koşullarında'
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komite üyesi Berkay Kemal Önoğlu, verileri malumun ilamı olarak değerlendiriyor ve 50 ilin nüfusunu aşan üniversite terklerinin temelinde eğitimin tüm yönleriyle özelleştirilmesinin yer aldığına işaret ediyor:
"Bu gerçeklik Türkiye'de eğitimin liselerden başlayarak tam gaz özelleştirilmesi, üniversite eğitiminin bir cehenneme dönüştürülmesi, üniversite okuyan öğrencilerin bile bölümlerini bitirdikten sonra hangi mesleği nasıl icra edeceklerine dönük belirsizlik ve geleceksizlik içinde kalmalarının sonucu."
Öğrencilerin "Türkiye tarihinin en zorlu koşullarında" bulunduğunun altını çizen Önoğlu, "Bu sadece bir slogan değil. Bu, her yıl yeni verilerle ortaya konan bir gerçeklik ne yazık ki" diyor.
Öğrencilerin zorlu koşullara boyun eğmediğini hatırlatan Önoğlu, kampüslerde verilen mücadeleyi şu sözlerle özetliyor:
"Türkiye'de öğrencilerin vermiş oldukları politik mücadele tek tek okullarda, yurtlarda yaşanan skandalların ötesinde bütün bunların alt yapısını oluşturan siyasal saiklere dayanmak zorunda. Bunların başında özelleştirme karşıtlığının bulunduğunu söyleyebiliriz. Keza laik ve bilimsel eğitim gibi daha siyasi bir zeminde mücadele verilmek zorunda. Örneğin bir asansör faciasının ardından yürüyen on binlerce öğrenci, yalnızca orada yaşanan ihmal için değil, bir asansör denetim işinin bile özel şirketlere verilmesine de itiraz etmek zorunda. Bir yemekten çıkan böcek veya zehirlenme vakası aynı zamanda yemekhanelerin yandaş patronlara ihale edilmesine karşı olmalı."
Eğitimde çöküş her alanda
Bakan Yusuf Tekin'in "Tarikat ve cemaatlerle protokol yapmaya devam edeceğiz" sözleri gündemdeki yerini korurken, sistemdeki çöküş ilk ve orta öğretimde de rakamlara yansıdı. Ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezi sınav raporuna göre LGS 2022'de ortalama doğru cevap sayısı ortalaması 20 soruluk matematik testinde 4,7, Türkçe testinde ise 9,2 olarak gerçekleşti. Rapora göre fen bilimlerinde 5 bin 881, matematikte 84 bin 711, yabancı dilde 83 bin 163, din kültüründe 10 bin 937, inkılap tarihinde 12 bin 485 ve Türkçede 2 bin 786 kişi sıfır çekti. Sıfır çekenlerin toplamı 199 bin 963 oldu. Başarısızlıkları gizlemek için ÖSYM 2023 YKS istatistiklerini net ortalamasını bu yıl yine açıklamadı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın geçtiğimiz ay yayınladığı 2022-2023 örgün eğitim istatistikleri verilerine göre ise okulda olması gereken yüz binlerce çocuk kayıp. Tüm kademelerde okul çağında olan ancak örgün eğitimin dışında yer alan çocuk sayısı tam 4 milyon 641 bin 953. Bakanlığın verilerine göre ilkokullarda olması gereken öğrencilerin yüzde 6,2’si eğitimin dışında.
İlkokuldaki toplam öğrenci sayısı ise 5 milyon 535 bin. Bu veriler ilkokul çağında okulda olması gereken 365 bin 888 çocuğun eğitimin dışında kaldığını gösteriyor. Ortaokulda bu oran ilkokuldakinden çok daha fazla. MEB’in verilerine göre ortaokul çağındaki çocukların 100’ünden 8,8’i kayıp. Bu da tam 533 bin 28 çocuğa denk geliyor. Yani ortaokulda olması gereken 500 bini aşkın çocuk eğitimin dışında.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
