Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ülkelerin ismi neden değişir: Turkey neden Türkiye oldu?

Son yüz yılda yüzden fazla isim değişikliği gerçekleştirildi. Fakat “Türkiye” isminin kabul ettirilmesi girişiminin tek nedeni söz konusu sorunları çözmekten ibaret değil.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.08.2022 , 11:02 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Türkiye’nin İngilizce’de “Turkey” olarak karşılık bulan ismi 2022 itibariyle “Türkiye” olarak değiştirildi.

Değişiklik Haziran ayında Birleşmiş Milletler’in resmileştirmesiyle birlikte kullanıma girmiş oldu.

Bilindiği gibi, “turkey” kelimesi İngilizce’de “hindi” anlamına geliyor. Bir ülkenin isminin bir kümes hayvanıyla aynı olması yalnızca Şükran Günü şakalarına değil Google aramalarına da yansıyor ve resmi yazışmalarda bazı sorunlara neden oluyor.

Fakat “Türkiye” isminin kabul ettirilmesi girişiminin tek nedeni söz konusu sorunları çözmekten ibaret değil.

'Ülkenin marka değeri'

Recep Tayyip Erdoğan değişiklik hakkında daha önce konuşmuş ve şu açıklamalarda bulunmuştu:

“Geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler'de ülkemizin uluslararası alandaki resmi adını 'Turkey'den 'Türkiye'ye çevirmiş olmamız da işte bu yeni dönemin sembollerinden biridir.

Bundan sonra ülkemizin tüm uluslararası muhatapları, kendi kurum ve kuruluşlarımız, vatandaşlarımız göğüslerini gererek devletlerinin adını Türkiye olarak ifade edebilecektir. Artık bütün yazışmalarımızda devletin bütün kurumları hep birlikte 'Turkey' diye bir ifade kullanmayacaklar tamamıyla Türkiye adını kullanacaklardır. Bugün kabine toplantımızda bu kararı da aldık, nitekim Birleşmiş Milletler'de de artık bu yazışma gündeme tamamıyla girmiş durumdadır.”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, isim değişikliğinin amacının “ülkenin marka değerini yükseltmek” olduğunu dile getirmişti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise "Ülkemizin markasının daha da güçlenmesi, itibarının daha da artması noktasında uluslararası alanda isminin 'Türkiye' olarak kullanımının önemli olduğunu düşünüyoruz." demişti.

Değişikliğin gerekçesi, Recep Tayyip Erdoğan imzalı genelgede, “Türkiye ibaresi, Türk milletinin kültür, medeniyet ve değerlerini en iyi şekilde temsil ve ifade etmektedir" ifadesiyle yer almıştı.

Öte yandan bu değişiklik uluslararası basında Erdoğan’ın Batı ile arasına mesafe koyduğu yorumlarına da neden oldu.

İngiliz The Guardian’da yayınlanan bir değerlendirmede Türkiye’nin isim değişikliğinin sebebinin Erdoğan’ın Batılılaştırılmış, İngilizleştirilmiş isimden kurtulmak, yerine “neo-İslamist”, "milliyetçi-popülist" bir marka yerleştirmek olduğu iddia edilmişti.

Financial Times ise değişikliği “Erdoğan’ın uluslararası alanda uzun zamandır yürüttüğü ulusal imaj güçlendirme çabasının bir parçası” başlığıyla haberleştirmişti.

Ülkenin ismini değiştirmek

Ülke ismini değiştiren tek ülke elbette Türkiye değil. Son yüz yılda yüzden fazla isim değişikliği gerçekleştirildi.

Bu değişikliklerin bir kısmı rejim ve devlet değişikliklerine denk düşerken, asıl önemli bölmesi bu değişikliklere eşlik eden bağımsızlık girişimleri veya sistem değişiklikleriydi.

1945 itibariyle başta İngiliz, ABD ve Fransız emperyalizminden bağımsızlıklarını kazanan devletler ülke isimlerini değiştirdiler.

“Seylan”, 1948’de İngilizlerden bağımsızlığını kazanmış ve 1972’de de ülkenin ismini “Sri Lanka” olarak değiştirmişti. “Çin” işgale karşı yürütülen bağımsızlık mücadelesinin sonucunda 1949’da bir devrimle “Çin Halk Cumhuriyeti” adını almıştı.

İsim değişikliklerinin önemli bir bölümü de 1960 ile 1980 arasındaki dönemde gerçekleşmişti.

Sovyetler Birliği’nin dünyadaki etkisiyle, emperyalizme karşı mücadelede Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da birçok ülke bağımsızlıklarını kazanmış, sömürgeci geçmişlerinden kurtuluşlarının bir simgesi olarak ülkelerinin isimlerini değiştirmişti.

Bununla birlikte, Sovyetler Birliği’nin yıkılışı benzer bir süreci tersi yönden tetiklemiş, 1990-1991 dönemecinde Sovyetler Birliği’nin çözülüşü sonrasında 15 yeni devlet kurulmuştu. 1990 itibariyle emperyalizmin küçük ve bağımlı devlet veya “yönetim birimi” stratejisine paralel olarak sayısız ülke zor yoluyla parçalara bölünmüş, yeni isim değişiklikleri gerçekleştirilmişti.

Avrupa’da, Orta Doğu’da ve dünyanın başka bölgelerinde yeni isimlerle bağımsız görünümlü birimler kurulmuş fakat bu değişiklikler daha önce sömürge geçmişlerinden kopan ülkelerdeki gibi olmamış, sonunda emperyalist devletlere bağımlı küçük birimler olarak yaşamlarına devam edebilmişti.

İsim değişikliğinin altı dolu mu?

Sömürgecilik dönemine ait coğrafi tanımlamalardan, ticaret yollarındaki işlevinden ve hangi emperyalist ülkeye bağımlı olduğu üzerinden gerçekleştirilmiş ülke adlandırılmalarının terk edilmesinin meşruiyete sahip olduğu açık.

“Turkey” isminin hindi ticaretinden bakiye kalması ya da aşağılama unsuru olarak kullanılmaya devam edilmesi bu isimden kurtulmak açısından önemli kabul ediliyor.

“Belçika Kongosu” yerine “Demokratik Kongo Cumhuriyeti”nin, “Portekiz Doğu Afrikası” yerine “Mozambik”in, “İngiliz Doğu Afrikası”nın “Kenya” ve “Uganda”nın kullanımı söz konusu değişikliklerin tarihi ve anlamı açısından fikir verici.

Öte yandan, emperyalizmden bağımsızlıklarını kazanarak isimlerini değiştiren ülkelerin özellikle de 1990 sonrası dünyada bu bağımsızlıkları tam anlamıyla koruyamamış olması gibi nedenler “uluslararası alanda imaj güçlendirme çalışması”nın gerçek bağımsızlıkla ne kadar ilgili olduğu sorusunu da doğuruyor.

Nitekim Erdoğan’ın “Bundan sonra uçaklarımızın gövdesine ‘Türkiye Hava Yolları’ yazacağız” çıkışı büyük tepki toplamış enflasyon, hayat pahalılığı ve Türkiye’nin pek çok başlıkta bağımlı görüntü veriyor olması isim değişikliğinin sadece bir imaj çalışmasından ibaret olduğu yorumlarına neden olmuştu.

Benzer değişiklikler sömürge geçmişlerinden kurtulmak isteyen ülkeler tarafından da gerçekleştirilmişti. Hollanda, 2020 yılındaki resmi değişiklikle birlikte “Netherlands” ismini öne çıkarmış ve bu değişikliğin anlamı konusunda soru işaretlerine neden olmuştu.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.