Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Türkiye'yi saran karanlık ağ ve üç şeriatçı: Ebu Hanzala, Ebu Haris, Ebu Ubeyde...

İzmir’de 16 yaşındaki bir çocuğun iki polisi öldürdüğü saldırı sonrası dün dikkat çeken gelişmeler yaşandı. ‘Ebu Hanzala’, ‘Ebu Haris’ ve ‘Ebu Ubeyde’ isimlerini kullanan üç gerici hakkında saldırıyla bağlantılı oldukları gerekçesiyle gözaltı kararı çıkarıldı. Peki, kimdir bu isimler? Gelin ülkemizde cihatçıların ne kadar rahat hareket ettiklerine bu vesileyle bir kez daha yakından bakalım.

Ali Ufuk Arikan

Yayın Tarihi: 19.11.2025 , 13:48 Güncelleme Tarihi: 30.12.2025 , 22:49

İzmir’de 16 yaşındaki bir çocuk polis karakoluna saldırmış, iki polisi öldürmüştü.

8 Eylül’deki bu saldırıdan neredeyse iki buçuk ay sonra dün dikkat çeken bir operasyon gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında kamuoyunda ‘Ebu Hanzala’ adıyla tanınan Halis Bayancuk ve ‘Ebu Haris’ adıyla bilinen Haris Karadağ gözaltına alındı. Yine aynı operasyon kapsamında ‘Ebu Ubeyde’ adıyla bilinen İlyas Aydın hakkında da gözaltı kararı verildi. Ancak Aydın’ın "yurt dışında olduğunun" tespit edildiği öne sürüldü. (Oysa Aydın 2019'dan beri Suriye'de, Kürtlerin kontrolünde, IŞİD'lilerin tutulduğu bir cezaevindeydi. Cezaevinden birçok söyleşi de yapılmıştı.)

Peki, kimdir bu isimler?

Gelin hepsine tek tek ve yakından bakalım…

Halis Bayancuk: IŞİD sorumlusunun tahliye maceraları

Halis Bayancuk'la başlayalım.

Dün hakkında gözaltı kararı verilen en "meşhur" şeriatçı o…

Önce 2018’e gidelim, Sakarya merkezli yürütülen bir IŞİD davasına.

Bayancuk hakkında o dava kapsamında Hizbullah'ın altyapısında yetiştiği, sonra Mısır'da eğitim aldığı, ardından Türkiye'ye dönerek kendisine bağlı gruplar oluşturduğu söyleniyordu.

Bayancuk'un IŞİD'i öven söylemlerde bulunarak örgüte katılımları teşvik ettiği; İstanbul, Ankara, Konya, Bursa, Diyarbakır ve Van dahil pek çok ilde faaliyet gösterdiği de yine iddianamede yer alıyordu.

Bayancuk'un "Anayasa'yı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" suçundan 15 yıldan 22 yıl 6 aya ve "silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak" suçundan 2 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

Başında bulunduğu Tevhid Cemaati’nin IŞİD’e elaman kazandırdığı, Suriye’ye cihatçı gönderdiğine ilişkin onlarca haber kamuoyuna yansıdı.

Bayancuk’un medreselerinde yetişen IŞİD üyesi 26 yaşındaki Ö.T. de bunlardan biriydi.

10-14 yaşındaki çocukların Bayancuk'un verdiği eğitimlerin ardından Suriye ve Irak'a savaşmaya gönderildiğini, çocukların bu ülkelerde yaşamını yitirdiğini söylüyordu Ö.T..

Bu iddiaların merkezindeki Bayancuk, yayımladığı videolarla şeriat talep ediyor, Atatürk’e küfürler ediyor, IŞİD bağları defalarca ortaya çıkıyor ama bir şekilde serbest bırakılıyordu.

Sadece şu haberler bile bir şeriatçının Türkiye'de nasıl "etkili" şekilde yargılandığını ve hemen ardından elini kolunu sallayarak hayatına kolaylıkla devam ettiğini anlatıyor sanıyoruz:

  • 10.10.2014: ‘El Kaide’ operasyonu kapsamında 14 Ocak’ta tutuklanan cihatçıların ‘Ebu Hanzala’ rumuzlu ‘akıl hocası’ Halis Bayancuk dün tahliye edildi.
  • 24.07.2015: İstanbul'da eşiyle birlikte gözaltına alınan Halis Bayancuk, hastanede sağlık kontrolünden geçirildikten sonra emniyete götürüldü.
  • 18.12.2015: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcılığı tarafından IŞİD’in Türkiye’deki yapılanmasına yönelik başlatılan soruşturma tamamlandı. 315 sayfadan oluşan İddianamede liderliğini 26 yaşındaki İlyas Aydın’ın yaptığı, şuan tutuklu bulunan Ebu Hanzala kod adlı Halis Bayancuk’un da aralarında bulunduğu 67 şüpheli yer aldı.
  • 07.06.2017: Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tarafından başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul’da gözaltına alınan IŞİD'li Ebu Hanzala tutuklandı.
  • 08.03.2018: IŞİD'in Türkiye sorumlusu olduğu iddiasıyla 2015'te tutuklanan ve geçen yıl tahliye edilen Ebu Hanzala kod adlı Halis Bayancuk, yeniden gözaltına alındı.
  • 18.09.2020: Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, IŞİD'in üst düzey yöneticisi olduğu iddia edilen "Ebu Hanzala" kod adlı Halis Bayancuk'a, "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verilmesini kararlaştırdı.
  • 09.02.2021: Ebu Hanzala, El-Kaide kapsamında yargılandığı davada 'silahlı terör örgütü kurma ve yönetme' suçundan 12 yıl 6 ay hapisle cezalandırıldı.
  • 10.07.2023: IŞİD yöneticiliğinden yargılanan, "Ebu Hanzala" rumuzlu Halis Bayancuk “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bayancuk hakkında üç ayrı dosyanın birleştirilmesiyle yargılandığı davada bugün tahliye kararı verildi.

Sürekli olarak kısa süreli tutukluluk ya da gözaltıların ardından bir şekilde salıverilen bu şeriatçı, sonrasında kaldığı yerden çalışmalarına devam ediyordu. 

Şimdi de İzmir’de 16 yaşındaki bir çocuğun karakola saldırmasıyla ilişkilendirilmiş durumda.

Ancak ortada şaşırılacak bir şey yok. Yine arşivden bir hatırlatmayla Bayancuk kısmını kapatalım. 

Tarih 24 Ekim 2017:

“Ankara Emniyet Müdürlüğü  İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, IŞİD'in yayını olarak bilinen ve binasında "Ebu  Hanzala" kod adlı Halis Bayancuk isimli IŞİD sanığının toplantılar yaptığı belirlenen "Tevhid" dergisine operasyon düzenlendi. Operasyonda, binada yaşları 4 ile 7 arasında değişen çocuklara "eğitim" verildiği belirlendi. Binada görevli olduğu belirlenen 6 şüpheliyi gözaltına alan ekipler, binadaki 60 çocuğu, yakınlarına teslim etmek üzere Çocuk Şube Müdürlüğüne götürdü.”

Ebu Haris ve Ebu Ubeyde kimdir?

Önce Ubeyde’den başlayalım.

Kimlikteki adı İlyas Aydın. Haberlerde yurt dışında olduğu için yakalanamadığı belirtildi.

Ancak ortada bir tuhaflık var. Aydın 2019 yılından bu yana Suriye’de YPG kontrolündeki bir hapishanede tutuklu. (Bu tutukluluğun sona erdiği, Aydın'ın tahliye edildiğine ilişkin Kürt kaynaklarında bir habere rastlanmadı.)

Peki, nereden biliyoruz bu Aydın’ı, hakkında daha önce hangi iddialar gündeme gelmişti?

Aydın, Türkiye’den IŞİD’e katılan şeriatçılardan biri, bunun öncülerinden hatta.

İlyas Aydın adlı IŞİD'li

İddiaya göre 2015'te er Sefter Taş'ın kaçırılmasının ardından IŞİD adına Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile görüşmeye giden üç kişilik heyette de yer alıyordu.

Aydın, 2019’da Fehim Taştekin’e verdiği röportajda şunları söylüyordu:

"İlk patlama Diyarbakır'dır. Sonra Suruç. Tabi İslam Devleti resmi olarak üstlenmedi. İslam Devleti'nin bir reklam siyaseti vardı. Bazen tepki çekmemek için üstlenmeyebilir. MİT ile görüşmedeyken dediler ki 'Biz size dokunmuyorduk, siz bize el uzattınız. Geldiniz burayı patlattınız. Vatandaşlarımızı öldürdünüz, bizim iç siyasi dengelerimiz var.' Bunu söyleyeceklerini biliyorduk, bizim de yanıt vermemiz gerekecekti. O yüzden bizi MİT ile görüşmeye gönderirken bu malumatı verdiler; 'Diyarbakır ve Suruç bir içtihattır.' Yani merkezin izni alınmadan, bu dosya ile görevlendirilmiş hücrenin merkezin izni olmadan kendi kararıyla yaptığı eylemdir. Ama geri kalanlar; Ankara Garı, Reina, İstanbul (Atatürk) Havalimanı, Adana HDP merkezi ve Diyarbakır HDP mitingindeki patlamalar merkezin emriyle yapıldı."

Türkiye’den 3 bin kişinin Suriye’ye giderek IŞİD saflarına katıldığını iddia ediyordu Aydın.

Aynı röportajda devletin göz yummasıyla cihatçıların sınırları nasıl ellerini kollarını sallayarak geçtiğini de aktarıyordu.

Aydın’ın adı yukarıda da aktardığımız üzere Bayancuk’un da yargılandığı IŞİD’in Türkiye yapılanması davasında bir numaralı sanık olarak geçiyordu.

Yıllarca elini kolunu sallayarak Türkiye'de IŞİD'i örgütledi, sonra da elini kolunu sallayarak geçtiği Suriye'de şu anda YPG kontrolündeki bir hapishanede tutuklu.

Gelelim Ebu Haris’e, yani Haris Karadağ’a.

Bu isim Bayancuk’a yakın biri olarak biliniyor.

Ebu Haris olarak bilinen Haris Karadağ

Bu ismi yakından tanımak için 2019’a, İzmir’e gidelim.

"İzmir'de tarikatlar birbirine girdi, çıkan olayda silah çekildi." 

Evet, İzmir'de tarikatlar arasındaki silahlı kavganın merkezinde Haris Karadağ bulunuyordu.

Etkisiz bulduğu Menzil ve İsmailağa gibi grupları hedef alan yayınlar yapan Haris Karadağ, İsmailağa Cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun İzmir’deki temsilcisi olduğu belirtilen Hüseyin Avni Kansızoğlu'nu "münazara" dediği bir programda açık açık hedef alıyordu.

Sonrasını o dönem, 2019'daki kavga sonrası basına yansıyan bir haberden takip edelim:

"Sosyal medyada yayımlanan mesajlarla “Ebu Haris” grubu ile Menzil Cemaati ve İsmailağa Cemaati arasındaki “İslam” tartışması, geçen hafta yaralananların da olduğu silahlı çatışmaya dönüştü. Bir iddiaya göre, Vasat Yayınevi’nden “Ebu Haris”, Menzil Cemaati mensuplarına silahla saldırdı. Yaşanan olayda Menzil Cemaati’nden yaralananlar da oldu. Vasat Yayınevi’nden “Ebu Haris” grubu ise, Menzil Cemaati’nin yayınevine gelerek kendilerini tehdit ettiğini, kendilerinin de bunlara karşılık verdiklerini öne sürdü."

Evet, IŞİD’e yakın bir isim, Türkiye’yi saran diğer karanlık cemaat ve tarikatları beğenmiyor, onları yeterince radikal bulmadığı gerekçesiyle sıkıştırıyor, sonrasında da aralarında silahlı bir kavga çıkıyordu.

Bu kavgada silah kullanan kişi Haris Karadağ’dı.

O da elini kolunu sallayarak şeriat propagandası yapmaya devam etti.

Şimdi 16 yaşındaki bir çocuk polisleri öldürünce akıllara geldi ve gözaltına alındı.

Neler oluyor?

Başa dönelim...

Bir çocuk, henüz 16 yaşındaki bir çocuk eline silah alıyor ve polis karakoluna saldırı düzenliyor. Bir buçuk ay sonra bu olayla bağlantılı olduğu gerekçesiyle üç isim hakkında gözaltı kararı veriliyor.

Ortada şaşırılacak hiçbir şey yok gerçekten.

Üçü de yetkililer ve ilgililer tarafından "yakından" bilinen kişiler.

Yıllarca diledikleri gibi şeriat çağrısı yapan, IŞİD'e destek veren bu isimler göstermelik soruşturmalar ve gözaltılar dışında hiçbir ciddi soruşturmaya maruz kalmadılar.

Bunun başladığı her seferde ise jet hızıyla bir şekilde özgürlüklerine kavuştular.

Suriye'nin şeriatçı çeteler tarafından ele geçirilmesi için verilen açık siyasi destekten yararlanan bu gruplar kazandıkları büyük güçle istedikleri gibi hareket ettiler, etmeye de devam ediyorlar.

Şimdi yeniden bir dava kapsamında adları geçiyor belki ama bu hiçbir şeyi değiştirmiyor. Yakında yeniden serbest bırakılmak üzere bir süre yeniden konuk edilecekler, hepsi bu.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.