Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Türkiye’de kayıtlı verem hastası sayısı yıllık yaklaşık 9 bin'

Türk Toraks Derneği, Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası kapsamında açıklamada bulundu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 02.01.2023 , 10:59 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Türk Toraks Derneği, 1-8 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası kapsamında açıklamada bulundu.

Açıklamada "Türkiye’de kayıtlı verem hastası sayısı 2018 ve 2019 yıllarında yıllık 11 binden fazla iken 2020 ve 2021 yıllarında yaklaşık yıllık 9 bindir" ifadelerine yer verildi.

Türk Toraks Derneği tarafından yapılan açıklamada öne çıkanlar şöyle:

"Türkiye’de verem savaşı yüz yıldan daha uzun süredir yürütülmektedir. Osmanlı İmparatorluğunun son döneminde ülkemizde tüberküloz hastalığı ve ölümlerinin büyük bir salgın oluşturduğunu biliyoruz. Cumhuriyetin ilan edilmesi sonrasında verem savaşında önemli bir gelişme yaşanmıştır.

Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda ülkemizde ciddi boyutta bir verem hastalığı sorunu vardı. 1918 yılında İstanbul’da veremden ölümler bir yılda yüz binde 350 idi. Bu, o tarihte yüz binde 700 hasta olduğu anlamına gelmektedir. Hastalığın sıklığı 1950’li yıllara kadar büyük bir değişim göstermemiştir.

  • Cumhuriyet ile verem savaşı dispanserleri açılmış, verem hastaları için hastaneler yapılmıştır.
  • 1932 yılında “Veremle Mücadele Dispanserleri Talimatnamesi” basılmıştır. O tarihten beri belirli aralıklarla ülkemizde verem savaşı için kuralları içeren rehberler yayımlanmaktadır. Sonuncu 'Tüberküloz Tanı ve Tedavi Rehberi' 2019 yılında basılmıştır.
  • Cumhuriyet dönemi boyunca verem savaşı dernekleri devlet kurumlarıyla birlikte çalışmışlardır. Verem savaşı dernekleri örnek bir sivil toplum mücadelesi vermişlerdir.
  • 1950’li yıllarda BCG (verem) aşısı yaygın bir şekilde uygulanmaya başlanmıştır.
  • Yine 1950’li yıllarda verem tedavisi için ilaçlar bulunmuştur. Türkiye, o tarihten bu yana hastalara verem ilaçlarını ücretsiz vermektedir.
  • 1960’lı yıllarda tüm toplumun Röntgen filmi ile taranması da başlanmıştır. Bu arada Verem Savaşı Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
  • Son 25 yılda verem savaşında yaklaşım yenilenmiştir. Daha başarılı bir program yürütülmektedir.
  • Ülke genelinde, ekonomik ve sosyal gelişme, sağlık altyapısı ve sağlık insan gücünün gelişimi de verem hastalığının kontrolü açısından olumlu etkiler yapmıştır.

Türkiye'de verem hastalığının durumu nedir?

Türkiye’de tüberküloz kontrolünde verem savaşı dispanserleri önemli bir rol üstlenmektedir; yaptıkları hizmetler ücretsizdir. Tanı, tedavi, kayıt, temaslı muayenesi, koruyucu tedavi, risk gruplarının taranması, halka yönelik eğitim, yaptıkları hizmetlerin önde gelenleridir.

Bu dönemde, hasta sayısı hızla düşüş göstermiştir. Her yıl hasta sayısı yaklaşık %5 düşmektedir. Bu düşüşte, göçle gelen verem hastaları da önemli bir değişiklik yaratmamıştır.

Ülkemizde Suriye’deki işgal sonrasında göç dalgasıyla başlayan diğer ülke doğumlu verem hasta sayısı ve bu hastalardaki ilaç direnci önemli bir sorundur.

Covid 19 salgınının etkisi ile kayıtlı verem hasta sayılarımız azalmış, verem savaşının temel faaliyetlerinde düşüş görülmüştür. Dünya Sağlık Örgütü, bu kayıtlı hasta sayısındaki düşüş nedeniyle tedavi edilmeyen hastalar olduğunu ve ülkemizde verem hasta sayılarının artışına yol açacağını tahmininde bulunmuştur.

Türkiye’de kayıtlı verem hastası sayısı 2018 ve 2019 yıllarında yıllık 11 binden fazla iken 2020 ve 2021 yıllarında yaklaşık yıllık 9 bindir.

Salgın döneminde verem savaşı dispanserlerinin muayene sayıları, Röntgen film sayıları, bakteriyoloji çalışmaları, temaslı muayeneleri düşmüştür. Covid 19 salgını dönemindeki hasta sayısı düşüşünün nedenlerinin başlıcaları tüberküloz kontrolü hizmetlerindeki düşüş ve hastaların sağlık kurumlarına başvurmamasıdır.

Verem savaşında yapmamız gerekenler nelerdir?

Verem savaşı dispanserlerinin düzenli çalışması önemlidir. Bunun için, çalışanların desteklenmesi, aynı konumdaki birinci basamak personeli ile eşit ekonomik koşullar sağlanması gereklidir.

Verem ile ilgili hizmetler, özel bir faaliyet alanıdır. Çalışanların bu alanda eğitim almalarına ihtiyaç vardır. Son yıllarda Covid 19 salgınının etkisi yanında başka nedenlerle hekim ve personel eğitimleri aksamıştır. Bu durumun hızla düzeltilmesi, eğitim çalışmalarının düzenli sürdürülmesi zorunludur.

Tüberküloz hastalarının tanıları çoğunlukla hastanelerde uzmanlarca konulmaktadır. Tıp fakültesi eğitimlerinde tüberküloz bilgisi verilmeli ve farkındalığı artırılmalıdır.

Verem tedavisi için yeni geliştirilen ilaçların, özellikle ilaca dirençli tüberküloz tedavisi ilaçlarının temini ve ülkemizde kullanılması konusunda Sağlık Bakanlığının desteği gereklidir.

Verem hasta sayısının düşmesi, bu hastalığı hekimlerin daha az görmesi nedeniyle tanıda gecikmeler olmaktadır. Topluma yönelik veremi anlatan, erken tanının önemini, veremden şüphelenmek gereken durumları vurgulayan farkındalık çabalarına gerek vardır.

Sonuç olarak, yeni yüzyılda ülkemizde verem savaşını kesintisiz sürdürmemiz gereklidir. Bunun için tüberküloz kontrolünün temel birimi olan verem savaşı dispanserleri desteklenmeli ve güçlendirilmelidir."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.