Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Türkiye Yüzyılı' vizyonu işçiye ölüm getiriyor: MKEK’te piyasa baskısı patladı

İki yıl önce anonim şirket haline getirilen MKEK’te, modernizasyon yatırımlarında yol alınamadığı gibi işçiler eski teknoloji ile üretim yaparken bir de 'piyasa ve rekabet baskısı' ile riske atılıyor.

Kerem Aydın

Yayın Tarihi: 11.06.2023 , 09:54 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Dün sabah saatlerinde Ankara'da Elmadağ'daki Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Roket ve Patlayıcı Fabrikası'nda meydana gelen patlamada beş işçi hayatını kaybetti. Seçimlerin ardından girildiği iddia edilen “Türkiye Yüzyılı”, işçilere ölüm getirdi.

Mehmet Kutlu, İbrahim Özdemir, İhsan Küçükerdem, Ahmet Ünal ve Fırat Elverir adlı işçilerin yaşamını yitirdiği patlamayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. 

Ancak bu soruşturmanın sonuçsuz kalacağı ve işçilerin hayatına mal olan bu patlamanın asıl nedeninin işçilerin hayatını hiçe sayan ve devlete ait iktisadi işletmelerin modernizasyonu ihtiyacı noktasında bu işletmeleri piyasaya açmak ve özel şirket mantığıyla yönetmekten başka bir “vizyonu” olmayan yaklaşım olduğu biliniyor.

Şirketleştirince sorunlar çözülmüyor büyüyor

Patlamada hayatını kaybeden işçilerin birinin deneyimli bir işçi, bir işçinin iki yıllık ve diğer üç işçinin ise 1,5-2 aylık tecrübeye sahip işçiler olduğu öğrenildi. 

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu, ciddi risklerin olduğu fabrikada çalışan işçilerin deneyimsiz olduğu eleştirileri ile ilgili, “Burası sürekli çalışan bir fabrika. Birdenbire çalışan bir yer değil. Çalışan yeni işçi alınmış olabilir ama eskiden beri çalışan bir fabrikamız burası. Öyle tecrübesiz adamların çalışacağı bir yer değil. Ve üretimin bir parçası burası” dedi.

Bakan Yardımcısının bu eleştiri ve tepkilere yanıt niteliği taşıyan bu sözleri, aslında eleştirileri doğruluyor. “Tecrübesiz adamların çalışacağı bir yer değil” denilen fabrikadaki patlamada en fazla 2 aylık deneyime sahip üç işçi can verdi.

Patlama, sadece yatırım değil istihdam konusunda da “bürokratik süreçleri” atlamak ve daha hızlı karar alıp atılım yapmak iddiasıyla geçtiğimiz yıllarda hayata geçirilen MKEK’in yeniden yapılandırılması ve anonim şirket haline getirilmesi sürecini akıllara getirdi.

2021 yılının Temmuz ayında MKEK, TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle resmen anonim şirket haline getirilmişti. Dönemin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, MKEK’in yeniden yapılandırılarak anonim şirketleşmesi sürecinin amacını ilgili yasal düzenleme çalışmaları sırasında şöyle savunmuştu: 

“Mevcut yapısıyla, hantal yapısıyla gerekli gelişmeleri sağlaması, ilerlemeyi sağlaması, ileri teknolojiyi kullanması pek mümkün değil. Bizim burada yapmaya çalıştığımız konu, MKEK’in modern bir yapıya kavuşması, bu hantal yapıdan kurtulması, rekabet gücünün gelişmesi, etkin ve esnek bir yapıyla ülkemize, milletimize daha iyi bir şekilde hizmet etmesine gayret gösteriyoruz.

Hulusi Akar, yeniden yapılandırma ve anonim şirketleşme sürecini kuruma rekabet gücü kazandırmak dahil bu sözlerle savunsa da, geçen iki yılda MKEK’te işçiler açısından değişen bir şeyin olmadığı gibi durumun daha kötüye gittiği görülüyor. Anonim şirket statüsünde sadece üretim, yatırım değil aynı zamanda istihdam konusunda da piyasa koşulları ile rekabet doğrultusunda “daha hızlı” davranan MKEK, deneyimsiz işçilerle son derece tehlikeli üretim proseslerini yönetmeye çalışıyor. İstihdam politikalarında özel şirket mantığı ve anonim şirketleşince “İK vizyonu” ile kurumun fabrikalarında patlamalara davetiye çıkarılıyor. 

MKEK’te söz konusu yapısal dönüşümü, kurum bürokratları ve Bakanlık yetkilileri PR çalışmalarının bir parçası olarak “artık MKEK’in ‘yapılamayanı yapmak’ anlayışıyla hareket edeceği” sözleriyle savunmuştu. 

Haklı çıktılar ve “yapılamayanı yaptılar”, büyük bir ihmal sonucu ve ihtiyaten çoğunlukla tek kişinin olması gereken bir üretim prosesinde yaşanan patlama ile beş işçi hayatını kaybetti.

İlk patlama değil, uyarılar dikkate alınmadı

MKEK’te aynı fabrika ve atölyelerde önceki yıllarda da çeşitli patlamalar meydana gelmişti. 2013’te iki işçinin hayatını kaybettiği bir patlama yaşanmıştı. 2014 yılında fabrikanın kimya laboratuvarında patlama yaşandı. Yine 2014’te aynı fabrikada üç işçinin yaralandığı bir patlama daha oldu. 2015 yılının ilk aylarında fabrikada barut imalatı sırasında yine üç işçinin yaralandığı patlama gerçekleşti. 2018 yılında ise daha küçük çaplı patlamalar yaşanan fabrikada, sadece yılın ilk altı ayında 9 ayrı iş kazası olmuştu. 

Fabrikada örgütlü olan Petrol-İş Sendikası ve TMMOB’ye bağlı odalar, MKEK’te patlamalara ve iş kazalarına yol açan eski teknolojili ve modernize edilmesi gereken üretim hatlarını eylemler dahil çeşitli biçimlerde defalarca gündeme getirmişti. 

Ancak patlamanın ortaya koyduğu üzere, MKEK’in anonim şirket haline dönüştürülmesinden sonra da iddia edildiği gibi modernizasyon ve teknolojik yatırımların yetersiz kaldığı, işçilerin ciddi işçi sağlığı ve iş güvenliği riskleriyle çalışmak zorunda bırakıldığı koşulların değiştirilmediği görülüyor.

'Türkiye Yüzyılı' vizyonunda işçiye yer yok

İSİG Meclisi’nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı raporda, “Türkiye Yüzyılı” vaadinin işçilerin canları üzerinde inşa edilmeye çalışıldığına vurgu yapılarak emekçilerin korunmasının bu vizyonda yer bulmadığına dikkat çekildi. Rapora göre, 2023 yılının ilk beş ayında en az 730 ve AKP iktidarı boyunca en az 31 bin 276 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.