Sayfa yolu
Türkiye-Sovyetler Birliği dostluğunda özel bir an: İlk Moskova-Ankara uçuşu
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Atatürk, Sovyet Havacılık Kurumu OSOAVİAHİM Başkanı General R. P. Eydeman ile birlikte (Türk Tayyare Cemiyeti Pırlanta Murassa Madalyası sol göğsünde görülmektedir) - 1936. https://turkey.mid.ru/tr/press_center/news/1930_lar/#55
Oğuzhan Aykut Ekşioğlu
Yayın Tarihi: 07.09.2026 , 00:06 Güncelleme Tarihi: 07.09.2026 , 00:20
TBMM ile Sovyetler Birliği arasındaki diplomatik ilişkiler Kurtuluş Savaşı sürerken henüz cumhuriyet ilan edilmeden önce başladı. Savaş yıllarında Sovyetler Birliği’nin siyasi ve mali desteği ile güçlenen Kurtuluş Savaşı Sovyet Birliği’nin güney sınırlarında emperyalizme karşı güvenliğinin güvencesi olmuştu. Kurtuluş Savaşı’nı takip eden yıllarda Türkiye’de Cumhuriyet yükselirken yeni ülkenin kurucuları Sovyet desteğini her başlıkta yanlarında hissettiler. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni ilk tanıyan ülke olarak Sovyetler Birliği genç Cumhuriyetin uluslararası tecridini kırdı. Sovyetler Türkiye’nin aydınlanma ve kalkınma yolundaki çabalarına imkanları ölçüsünde dikkate değer katkılarda bulundu. Bu yazıda iki yeni devletin kuruluş yıllarında eşitliğe ve işbirliğine dayalı dostluğunun önemli anlarından biri olarak ilk havacılık deneyimine odaklanacağız.
1926 yılında Türkiye, Milletler Cemiyeti’nin Musul kararı nedeniyle İngiltere ile ciddi bir gerilim yaşıyordu. Sovyetler Birliği ise siyasi ve ekonomik olarak Batı’dan yalıtılmaya çalışılıyordu. Üstelik bu dönemde Asya ve Afrika’daki ülkelerin büyük çoğunluğunun sömürge ya da yarı-sömürge konumunda olduğu düşünüldüğünde, iki ülkenin uluslararası alanda kurabileceği ilişkilerin seçenekleri de oldukça sınırlıydı. Bu koşullar, Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında 1925’te imzalanan Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması’nın ardından gelişen yakınlaşmaya özel bir önem kazandırıyordu.
1926 yılı boyunca bu yakınlaşma farklı alanlarda somut adımlarla ilerledi. Yılın başında Türkiye’den bir eğitim araştırmaları heyeti Sovyetler Birliği’ne gönderildi. Nisan ayında Ziraat Bakanlığı heyeti Moskova’ya giderek tarımsal iş birliği olanaklarını görüştü. Eylül ayında sınır düzenleme heyetinin çalışmalarıyla, ileride iki ülke arasında sorun yaratabilecek ya da emperyalist kışkırtmalara konu edilebilecek sınır meselelerinin çözüme kavuşturulması yönünde önemli bir adım atıldı. Kasım ayında ise Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras Odessa’ya giderek Sovyet yetkililerle dış politika konularını görüştü. Bir sonraki yıl Türk-Sovyet ticareti gelişirken Karadeniz limanlarındaki Sovyet ticaret temsilciliklerinin faaliyetleri de yoğunlaştı.
Dolayısıyla 1926, Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomatik yakınlıkla sınırlı kalmadığı; ekonomi, tarım ve eğitim gibi genç Cumhuriyet’in kuruluş süreci açısından önem taşıyan alanlara yayıldığı bir yıl oldu. Bu yoğun temas ve iş birliği döneminin bugün pek bilinmeyen bir başka yönü ise Moskova’dan Ankara’ya gerçekleştirilen ilk uçuştu.
Sovyet havacılığı ve Ankara’ya ilk uçuşun planlanması
Rus İç Savaşı sırasında, 1920’de gönüllü bir savunma örgütü olarak kurulan Askeri Bilim Derneği, daha sonra Sovyetler Birliği Savunmasına Yardım Derneği (OSO) adını aldı. 1925’te havacılık ve kimyasal savunma alanlarında faaliyet gösteren iki derneğin birleşmesiyle Aviakhim kuruldu. OSO ile Aviakhim’in 1927’de birleşmesiyle ortaya çıkan Osoaviakhim ise Sovyetler Birliği’nde savunma ve havacılığın kitleselleşmesinde önemli bir rol oynadı.
1920’lerde havacılık teknolojisinin gelişmesiyle Sovyetler Birliği içinde uzun mesafeli uçuşlar yapılmaya başlandı. Asya’da, SSCB içinde ve komşu ülkelere yapılan uçuşlardan sonra 1926’ya gelindiğinde Avrupa ve Ortadoğu’ya yeni rotalar çizildi.
‘Türkiye’nin kalbi Ankara’ya ilk uçuş planlaması için rastladığımız en eski kaynak 5 Şubat 1926 tarihini gösteriyor. Raboçaya Moskva (İşçi Moskova) gazetesinde yer alan haberde, “Aviakhim uzun mesafeli uçuşlar için pilotlarını belirledi. Üç Kızıl Bayrak nişanı sahibi, Komutan Yoldaş Mezheraup, Angora’ya uçuşla görevlendirildi. Karadeniz'i geçerek çok zorlu bir rota izleyecek: Sevastopol-Sinop-Angora” denmekteydi.1
O tarihlerde Ankara eski isimlerinden Angora diye anılmaktadır Moskova’da.
Yine aynı ayın diğer gazete haberlerinde Ankara’nın dışında hedeflenen diğer uçuşlardan da bahsedilmektedir. 1) Moskova-Paris, 2) Moskova-Roma, 3) Moskova-Angora, 4) Moskova-Tahran. Ve bu uçuşlara dair haritalar yayınlanır. Uçuşlara komuta edecek pilotların fotoğrafları basılır.
Veçernyaya Moskva (Moskova Akşam Gazetesinde): “Üç Kızıl Bayrak nişanı sahibi, Yoldaş Mezheraup, 1924'te Hindu Kuş uçuşunun eski komutanı. Son yıllarda bir dizi zorlu ve sorumluluk gerektiren havacılık görevi üstlendi. Angora uçuşuna kendisi atandı. Yoldaş Mezheraup, Karadeniz üzerinden Sevastopol-Sinop-Angora rotasında uçacak” deniyordu.2 Bu gazetedeki haritada Moskova’nın bulunduğu yerde Aviakhim’in logosu vardır. Aynı zamanda Aviakhim’in rozet tasarımı da logoyla aynıdır.
Gerekli testlerin yapılması, uygun hava şartlarının beklenmesi uçuşu temmuz ayına sarkıtır. Nihayet 19 Temmuz’un ilk saatlerinde gece Moskova’dan kalkış gerçekleşir. Moskova’dan ayrılışın tam hikayesi gazetede ‘Büyük Sovyet Uçuşları’ başlığıyla İzvestiya’da şöyle aktarılır:
19 Temmuz günü saat 02:02'de, PI sistemli bir Kızılyıldız uçağı, Yoldaş Mezheraup'un idaresinde L. D. Trotsky Havaalanı'ndan Angora'ya hareket etti. Uçakta uçuş teknisyeni Yoldaş Golovanov da bulunuyordu. Uçağın uğurlama töreninde hazır bulunanlar arasında NKID Yönetim Kurulu üyesi Yoldaş Aralov, Aviakhim Başkan Yardımcısı Yoldaş S.S. Kamenev, Hava Kuvvetleri Müdürlüğü Başkan Yardımcısı Yoldaş Muklevich, Aviakhim Sekreteri Yoldaş Feldman, Türkiye Büyükelçiliği Sekreteri Sayın Behçet Şefik Bey (Behçet Şefik Özdoğancı) ve Türkiye Büyükelçiliğinin diğer yetkilileri yer aldı”.3
Habere göre, uğurlama konuşmasında Yoldaş Muklevich, dost Türkiye'nin başkentine yapılan uçuşun önemine dikkat çekti:
"Sovyetler Birliği halkları, Türkiye'nin kültür ve ilerleme yolundaki hızlı gelişimini özel bir dikkatle takip ediyor. Büyük Türkiye, tıpkı Sovyetler Birliği gibi, kimseden yardım almadan ülkesini inşa ediyor. Bu nedenle, Türkiye ile yakın ve dostane ilişkiler kurmaktan özellikle memnuniyet duyuyoruz. Moskova ile Ankara arasında düzenli hava seferlerinin kurulacağı zaman çok uzak değil. Yaşasın Türk Tayyare Cemiyeti! Yaşasın büyük Türk milleti!" Konuşmasının sonunda Yoldaş Muklevich, Yoldaş Mezeraup'a Türk Tayyare Cemiyeti'ne yönelik tebrik mesajlarının yer aldığı bir albüm takdim etti. Albümü teslim alan Yoldaş Mezeraup şunları söyledi: “Dost ülke Türkiye'ye uçmaktan çok mutluyum. Bana emanet edilen görevi en iyi şekilde yerine getireceğim. Yaşasın Türk halkı!”. Dışişleri Halk Komiserliği (NKID) yönetim kurulu üyesi, Yoldaş S. I. Aralov4, Yoldaş Mezheraup'tan Dışişleri Halk Komiserliği adına Türk Dışişleri Bakanlığı'na selamlarını iletmesini rica etti ve Türkiye Cumhuriyeti ile Sovyetler Birliği arasındaki siyasi ve kültürel ittifakın daha da güçlenmesini diledi. Türk Büyükelçiliği Sekreteri Behçet Şefik Bey, yoldaş Mezharaup ile el sıkışarak şunları söyledi: “Türk Büyükelçiliği adına sizi uğurlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sovyet ülkesinden gelen uçağın Türk semalarında görünmesini dostça bir öpücük olarak değerlendiriyoruz. Muhteşem uçuşunuzda size başarılar dilerim.”
Orada bulunanların alkışları eşliğinde, Yoldaş Mezheraup ve Yoldaş Golovanov uçağa binerler. Projektörler söndürülür. Ufukta parlak bir şafak belirir. Uçak havalanır ve tarlanın üzerinden kısa bir mesafe geçtikten sonra hızla yükselir. 19 Temmuz günü saat 05:43'te, pilotu Mezheraup olan Kızılyıldız uçağı, Harkov Uluslararası Havalimanı'na iniş yapar. Uçağı Ukrayna hükümeti temsilcileri, Aerokhim komisyonu, askeri uçuş birlikleri ve gazeteciler karşılar. Aynı gün sabah 7:55'te Kızıl yıldız uçağı Sevastopol'a doğru hareket eder. 19 Temmuz günü saat 11:58'de, pilot Mezheraup ve uçuş teknisyeni Golovanov'u taşıyan Kızılyıldız uçağı, Sevastopol yakınlarındaki pilot okulunun havaalanına iner. İniş yapan konukları, yürütme kurulu, parti örgütleri ve sendikaların temsilcileri karşılar. Pilot Yoldaş Mezheraup, uçuşun çok kolay ve hiç yorucu olmadığını söyler. Sabahleyin gemiler, Kızıl Yıldız'a eşlik etmek üzere denize açılır. Merkezi Uçuş Komisyonu'na göre, Yoldaş Mezheraup Moskova'dan Harkov'a 3 saat 43 dakikada, saatte ortalama 195 kilometre hızla uçmuştur. Harkov'dan Sevastopol'a olan uçuş ise saatte ortalama 182 kilometre hızla tamamlanmıştır.
Bu zorlu uçuşla ilgili Pilot Mezerhaup İzvestiya’ya şu açıklamalarda bulunmuştu:
19 Temmuz'da, saat 02:00'de, Kızılyıldız uçağıyla Moskova'dan kalktım. İlk inişi Harkov'a gerçekleştirdik. Türk kıyılarındaki elverişsiz hava koşulları nedeniyle, Sivastopol'dan kalkışı ertesi gün (20 Temmuz) saat 03:55'e ertelemek zorunda kaldık. Karadeniz üzerinde 1600 ila 2000 metre irtifada uçtuk. Kıyıdan 15 kilometre uzakta ve ötesinde, acil iniş için herhangi bir donanımımız olmadan kara uçağıyla uçtuğumuz için, uçuşumuz sırasında bize eşlik etmek üzere gönderilmiş üç devriye gemisiyle karşılaştık. Ancak devriye gemileri kısa süre sonra gözden kayboldu. Yağmur bulutlarının arasına girdik. Türk kıyılarına yaklaşırken, navigasyonu zorlaştıran yoğun bir bulut örtüsüyle karşılaştık. Ancak gökyüzü açıldı ve Angora'ya doğru rota belirledik. Türk tepeleri çok sık ve yamaçları çok dik olduğu için iniş pisti bulunmadığından rota riskliydi. Sonunda Angora'ya yaklaştık. Şehri 3000 metre yükseklikte iki veya üç kez turladıktan sonra, 20 Temmuz sabahı saat 7:45'te Angora havaalanına indik. Sevastopol-Angora uçuşunu 3 saat 30 dakikada tamamladım ve 650 kilometrelik bir mesafeyi kat ettim. Motorumuz olağanüstü iyi çalıştı. Tüm uçuş boyunca tek bir arıza veya parça değişimi yaşanmadı. Uçağımız iki kişi için tasarlanmıştı, ancak biz üç kişiydik, bu da uçak için iyi bir test oldu”.5
Mezheraup, uçuş teknisyeni Golovanov ve yoldaş Mihail Koltsov, Türk Tayyare Cemiyeti'ni ziyaret ederek Aviakhim'in selamlarını iletir ve Moskova-Angora uçuşu için özel olarak verilen rozetleri takdim eder. Aviakhim'in Türk Havacılık Cemiyeti’ne gönderdiği hediye, yönetim kurulu başkanına göre, tüm Türkiye'yi kapsayan havacılık müzesine yapılacak ilk değerli katkı olacaktır. Rozetin kaç adet basıldığı ya da kimlere verildiği kaynaklarda bulunmamaktadır. Fakat bir tanesi şahsi koleksiyonumda bulunmaktadır. Aviakhim’in logosu şeklinde hazırlanan rozetin üzerine mineli bir şekilde Kiril ve Arap harfleriyle Rusça ve Türkçe olarak Moskova-Angora SSCB yazan yarım disk bulunmaktadır. Henüz harf devriminden önce imal edilmiş olması dolayısıyla Latin harfleri kullanılmamıştır. Benzer bir rozet Moskova-Tahran uçuşu için de hazırlanmıştır.
Sovyet pilotları, Aviakhim'in Türk pilotları Moskova'ya davetini de iletirler. Cemiyetin başkanı Fuad Bey (Ahmet Fuat Bulca), Sovyet pilotlarının ziyareti sırasında bir konuşma yapar. Aynı günün akşamında, Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen bir ziyafet verilir. Ziyafete Dışişleri Bakanı Tevfik Rüşdi Bey (Tevfik Rüştü Aras), Genelkurmay Başkanı, çok sayıda milletvekili, birçok kişi katılır. Konuşmalarında, SSCB tam yetkili temsilcisi (büyükelçi) Yakov Surits ve Türk Tayyare Cemiyeti Başkanı Fuad Bey konuşmalarında Türkiye ve Sovyetler Birliği halkları arasında giderek güçlenen dostluğun altını çizerler ve gerçek anlamda barış için çabalayan yegâne iki ülkenin kendi ülkeleri olduğunu vurgularlar.6 Kızıl yıldız uçağının Angora'ya varışında, bir gün önce Moskova'dan toplanan çiçekler Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'ya sunulur.7
Türkiye'nin havacılık alanındaki en yüksek nişanı olan elmas rozet (Türk Tayyare Cemiyeti Pırlanta Murassa Madalyası), pilot Mezeraup'a, uçuş teknisyeni Golovanov H.'ye ve gazeteci Mih. (Mihail) Koltsov'a takdim edilir.8
Özetle, ilk Moskova-Ankara uçuşu, iki ülkenin bağımsızlık ve modernleşme arayışlarının birbirine yakınlaştığı bir dönemin önemli göstergelerinden biriydi. Havacılık, iki ülke arasındaki diplomatik yakınlaşmanın görünür ve kamuoyuna açık bir ifadesi haline gelirken, uçuşun ekonomik açıdan da somut bir karşılığı vardı. Türkiye’nin özellikle Moskova ve Odessa ile hava bağlantısına ihtiyaç duyduğu, Türk firmaları ve girişimcilerinin bu iki şehirle yakın ticari ilişkiler yürüttüğü biliniyordu. Dolayısıyla bu ilk uçuş, yalnızca teknolojik bir gösteri değil, Karadeniz’in iki yakası arasında ticari ilişkileri destekleyecek yeni bir ulaşım biçiminin öncüsü olarak da görülüyordu.
Bu yönüyle Moskova-Ankara uçuşu, dönemin siyasi dostluğunu, ekonomik yakınlaşmasını ve teknolojik-bilimsel modernleşme arayışını tek bir olayda buluşturuyordu. Ancak bu yakınlaşmanın temsil ettiği tarihsel moment uzun ömürlü olmayacaktı. On yıl geçmeden Türkiye iktisadi ve siyasi rotasını belirgin biçimde farklı bir yöne çevirdi. Birkaç yıl sonra Sovyetler Birliği’nin hızlı gelişimi İkinci Dünya Savaşı’nın büyük yıkımıyla kesintiye uğradı. Savaşın ardından şekillenen emperyalist paylaşım ve ABD merkezli politikalar ise bir dönem yakınlaşan iki ülkeyi giderek birbirinden uzaklaştırdı.
Kalinin ve Mustafa Kemal'in telgrafları
SSCB Merkez Yürütme Kurulu Başkanı M. Kalinin ve Türkiye Reisicumhuru Mustafa Kemal Paşa Türk-Sovyet dostluğunun bir göstergesi olarak ilk Moskova-Ankara uçuşunu karşılıklı telgraf göndererek kutlamışlardı:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI GAZİ MUSTAFA KEMAL’E.
Sayın Cumhurbaşkanı
Moskova-Angora (Ankara) arasındaki ilk uçuşun organize edilmesi, Türk halkının dış ve iç politika alanında kendi hayatını bağımsızca inşa etme hakkı uğruna verdiği büyük mücadelenin lideri olan Sizin şahsınızda Türk halkını selamlamama vesile olmaktadır. Sizin liderliğiniz altında Türkiye Cumhuriyeti'nin elde ettiği başarılar, Sovyetler Birliği'nin dost halklarının ve diğer Doğu ülkeleri halklarının dikkatini çekmektedir.
Türk halkı için ortaya çıkabilecek geçici zorluklara rağmen, Türkiye Cumhuriyeti'nin iç ve dış gücünün, SSCB ve Türkiye halkları arasındaki dostane ilişkilerin eş zamanlı büyümesi ve güçlenmesiyle birlikte artacağına ve sağlamlaşacağına dair kesin inancımı ifade ediyorum. Bu vesileyle size bu yolda devam eden başarılar dilemek isterim.

SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLERİ BİRLİĞİ MERKEZ YÜRÜTME KOMİTESİ BAŞKANI
SSCB Devlet Başkanı'na, Yoldaş Kalinin.
Ankara'dan.
Kardeşçe duygularınız ve içten selamlarınız için en derin teşekkürlerimi sunuyorum; bu selamlar hem bana hem de Türk halkına yöneliktir.
Türk halkı adına, Sovyet vatandaşlarına ve Sayın Büyükelçimize en içten dileklerimizi ve mutluluklarımızı iletmekten şeref duyarız.
İmza: Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal.

- 1
Raboçaya Moskva, No: 29, 5 Şubat 1926
- 2
Veçernyaya Moskva, No: 31, 8 Şubat 1926
- 3
İzvestiya, No:164, 20 Temmuz 1926
- 4
Semyon Aralov, Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara’da Sovyet tam yetkili temsilcisi (büyükelçi) olarak görev yapmış, Mustafa Kemal’le cepheyi gezmiş, iki ülke arasındaki dostluğa büyük katkılarda bulunmuş bir devrimciydi.
- 5
İzvestiya, No: 180, 8 Ağustos 1926
- 6
SSCB Merkez Yürütme Kurulu Başkanı M. Kalinin ve Türkiye Reisicumhuru Mustafa Kemal Paşa Türk-Sovyet dostluğunun bir göstergesi olarak ilk Moskova-Ankara uçuşunu karşılıklı telgraf göndererek kutlamışlardı. (https://haber.sol.org.tr/haber/rusya-buyukelciligi-ilk-moskova-ankara-ucusu-nedeniyle-kalinin-ile-mustafa-kemal-arasinda)
- 7
İzvestiya, No:168, 24 Temmuz 1926
- 8
30 Kasım 1926 tarihindeki Türk Tayyare Cemiyeti olağanüstü kongresinde hazırlanmış olan madalya nizamnamesine göre Türk Tayyare Cemiyeti’ne para yardımında bulunan cömert yurtseverlerle, hayatını hiçe sayacak derecede ve devamlı çalışan sivil ve asker uçuculara, dünya rekoru ve milletlerarası rekor kıran havacılara bir iftihar ve ayırt belgesi olmak üzere Türk Tayyare Cemiyeti Madalyası çıkarılmıştır. Cemiyete bir defada 2.500 (iki bin beş yüz) veya bir yılda 3.000 (üçbin) liradan yukarı yardımda bulunan kimse, aile ve kurumlara bir Elmaslı (Murassa) madalya verilir. Hayatını hiçe sayarak devamlı çalışan sivil uçuculara, yurt hizmetinde büyük yararlılıkları görülen asker uçuculara ve dünya rekorlarını kıran havacılara ayrı şekilde tespit edilen madalyalar verilir. Nizamname hazırlanmadan önce de madalyalar verilmiştir. İlk murassa madalya 20 Mayıs 1925 Gazi Mustafa Kemal’e verilmiştir. Sovyet pilotlarından sonra 28 Ekim 1936’da Sovyet Hava Generali ve Ossaoviakhim başkanı Robert Eydeman Cumhuriyetin yıldönümü kutlamaları için Türkiye’de bulunduğu sırada Türk Tayyare Cemiyeti Murassa madalyası alan diğer Sovyet vatandaşı olacaktır.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.