Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Türker Ertürk’ün avukatı: Tutuklama kararı hukuksuz, gerekçesi mantık sınırlarını zorlamakta

2023’teki genel seçimler öncesi katıldığı yayındaki sözleri nedeniyle “halk arasında endişe ve korku yaratma” iddiasıyla tutuklanan emekli amiral Türker Ertürk’ün avukatı “Eğer bu sözler gerçekten isnat olunan suçu oluşturuyorsa, 3,5 yıl sonra bu konuşmayı bilinçli olarak yeniden gündeme getiren ve yayan kişinin neden soruşturma kapsamına alınmadığı sorusu da cevapsız kalmıştır” dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 17.08.2026 , 23:59 Güncelleme Tarihi: 18.08.2026 , 01:02

Emekli amiral Türker Ertürk sosyal medyada bir hesap tarafından yeniden paylaşıma sokulan 3,5 yıl önce bir televizyon programında sarf ettiği sözler nedeniyle “halk arasında endişe ve korku yaratma” suçlamasıyla bugün jet hızıyla açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve tutuklandı.

Ertürk'ün avukatı Ayhan Yıldızel tutuklama kararının ardından yaptığı yazılı açıklamada bu kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tutuklama gerekçesinin de mantık sınırlarını zorladığını belirtti.

Anayasa'nın 138. maddesinin yargı yetkisinin kullanımında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat verilemeyeceğini açıkça hüküm altına aldığını belirten Yıldızel, bir X kullanıcısının talimat niteliğindeki paylaşımının nasıl olup da 8 saat içinde soruşturma başlatılmasına neden olduğunun izaha muhtaç olduğunu vurguladı.

Müvekkilinin soruşturmaya konu sözleri dile getirdiği 3,5 yıl önce herhangi bir infiale veya paniğe yol açmayan bu sözlerin içinde bulunduğumuz siyasi koşullarda nasıl toplumda korku ve endişe yaratacağının da anlaşılmaz olduğunu vurgulayan Yıldızel, ayrıca bu sözleri bugün yeniden gündeme getirip bilinçli olarak yayan kişinin soruşturmaya dahil edilmemesinin de açık bir çifte standart örneği oluşturduğunu ifade etti.

Avukat Ayhan Yıldızel'in müvekkili Türker Ertürk’ün tutuklanmasının ardından kamuoyuna yaptığı açıklama şöyle:

KAMUOYU DUYURUSU

Müvekkilim Türker Ertürk, son genel seçimler öncesinde, 20 Mart 2023 tarihinde katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği,

“Bakın artık iktidar değişecek, ama acılı ama acısız iktidar değişecek, onun için herkes aklını başına devşirmeli, yoksa ilerde müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum. Yarın bir gün eğer biz demokratik girişimlerle bu iktidarı düşüremezsek, Türk halkını da cezalandırabilecek uluslararası girişimler yapılacaktır.” şeklindeki ifadeleri nedeniyle, “halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık ve vücut dokunulmazlığına yönelik aleni tehdit” suçlamasıyla bugün (17 Ağustos 2026) Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanmıştır.

Bu tutuklama kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıktır. Söz konusu ifadelerden nasıl bir suç unsuru çıkarıldığını hukuk fakültesi öğrencilerinin dahi anlamakta zorlanacağı kanaatindeyiz. Hukuki gerekçe yokluğu dışında, kamuoyunun bilgisine sunulmasında zaruret gördüğümüz şu hususları da paylaşmak isteriz.

1. Anayasa’nın 138. Maddesi ve 8 Saatte Tamamlanan Soruşturma

Anayasa’nın 138. maddesi, yargı yetkisinin kullanımında hiçbir organ, makam, merci veya kişinin mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceğini açıkça hüküm altına almıştır. Ancak süreç oldukça düşündürücüdür: Bir X hesabı kullanıcısı, 3,5 yıl önce yapılmış bu konuşmayı 17 Ağustos’ta gece yarısından hemen sonra (saat 00.18) yeniden yayınlayarak,
“Bakırköy ya da Ankara Başsavcısı eminim ki bu kahpe orsatramola (Türker Ertürk) ile ilgilenecektir, Ankara Kuriş ile uğraşıyor, Bakırköy daha uygun”
şeklinde bir paylaşımda bulunmuştur. Bu paylaşımdan yaklaşık 8 saat sonra ise, Türker Ertürk hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatıldığı tüm basın yayın organlarında haberleştirilmiştir. Sıradan vatandaşların suç duyuruları aylarca, hatta yıllarca işleme konulmazken, bu talimat niteliğindeki paylaşımın nasıl olup da çoğunluğu gece süresini kapsayan 8 saat içinde soruşturma başlatılmasına neden olduğu izaha muhtaçtır.

2. 3,5 Yıl Sonra Birden Ortaya Çıkan "Korku ve Panik" İddiası

Tutuklama gerekçesi olarak öne sürülen “halk arasında endişe ve korku yaratma” iddiası, mantık sınırlarını zorlamaktadır. Konuşmanın yapıldığı 3,5 yıl önceki siyasi ortamda herhangi bir infiale veya paniğe yol açmayan bu sözlerin içinde bulunduğumuz siyasi koşullarda, toplumda nasıl korku ve endişe yaratacağı tarafımızca anlaşılamamakta ve yetkili makamlarca da açıklığa kavuşturulmamaktadır. Bu durumun ne hukuki ne de mantıki hiçbir izahı yoktur.

3. Konuşmayı Yeniden Yayınlayan Kişi Neden Soruşturmaya Dâhil Edilmedi?

Son olarak, eğer bu sözler gerçekten isnat olunan suçu oluşturuyorsa, 3,5 yıl sonra bu konuşmayı bilinçli olarak yeniden gündeme getiren ve yayan kişinin neden soruşturma kapsamına alınmadığı sorusu da cevapsız kalmıştır. Aynı fiilin faili konumunda olan bu kullanıcı hakkında işlem yapılmaması, hukukta eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, açık bir çifte standart örneği teşkil etmektedir.

Kamuoyunun bilgisine sunarız.

Türker Ertürk
Müdafii
Av. Ayhan YILDIZEL


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.