Sayfa yolu
Trump tehditler savurdu: 'Küba’yı almak benim için bir onur olur'
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 17.03.2026 , 10:53 Güncelleme Tarihi: 17.03.2026 , 11:16
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki basın toplantısında Küba’ya yönelik tehditlerine devam etti. Küba’yı “almak”tan söz ederek, “Onu almak, özgürleştirmek ya da başka bir şekilde kontrol etmek… bunu yapmak benim için bir onur olur” dedi.
Trump bir süredir Küba'yı hedef alan açıklamalar yapıyordu. Son sözleri de, ABD’nin Küba’ya yönelik onlarca yıllık müdahale ve abluka politikasının yeni bir aşamaya taşınabileceğine işaret etti.
Küba’nın ABD ile temas halinde olduğunu ifade eden Trump, “Konuşuyorlar, ne olacağını göreceğiz” ifadelerini kullandı.
'Güzel bir yer, turizm açısından değerli'
Küba’yı "ekonomik olarak zayıf bir ülke" olarak tanımlayan Trump, “Paraları yok, petrolü yok, hiçbir şeyleri yok” diyerek saldırgan ifadeler kullandı. Buna karşın adayı “güzel bir yer” ve “turizm açısından değerli” olarak nitelendirmesi, ABD’nin tarihsel olarak Latin Amerika’da uyguladığı kaynak ve coğrafya odaklı müdahale yaklaşımını hatırlattı.
Trump, ABD’de yaşayan Küba kökenli zenginlere değinerek, “Florida’da çok sayıda Kübalı var, çok girişimciler, çok zekiler” dedi. Kübalı göçmenlerin ABD’de zenginleştiğini söyleyen Trump, bu zengin sınıfın adaya geri dönmek istediğini söyledi.
“Küba’dan gelen bazı aileler 50 yıldır gitmedikleri ülkeye geri dönmek istiyor. Pek çok Kübalı geri dönmek istiyor” diyen Trump, bu ifadeleriyle Küba’nın geleceğine dair söz söyleme hakkını ABD ve diasporaya atfeden bir yaklaşım sergiledi. Kübalılar içişlerine müdahale edilmesinin ilk şart olduğunu defalarca dile getirmişti.
ABD Başkanı, ayrıca adanın kasırga kuşağında olmadığını iddia ederek bu durumu “avantaj” olarak tanımladı. Halbuki Küba'yı henüz 5 ay önce Melissa Kasırgası vurmuştu.
Küba yönetimini de hedef alan Trump, Fidel Castro ve Raúl Castro gibi devrimin kurucu liderlerinin dönemine atıfla “Çok uzun süre çok şiddetli liderler tarafından yönetildi” iddiasında bulundu
Trump ayrıca “Hayatım boyunca ABD ile Küba meselesini duydum” diyerek, kendi döneminde "bu başlığın sonuçlandırılabileceğini" ima etti.
Küba'dan yurtdışındaki Kübalıların adaya yatırımları için yeni adımlar
Trump'ın alışıldık tehditkar söylemleri sürerken, Küba cephesinde kontrollü bir süreç yürüyor. Dün Küba hükümeti, Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel'in öncesinde duyurduğu, uzun yıllardır yurtdışında yaşayan ve Küba'daki oturum hakkını yitirmiş Kübalıların adaya yatırım yapabilmelerini sağlayacak düzenlemelerin ayrıntılarını açıkladı.
Yabancı Yatırım Yasası kapsamında yürürlüğe girecek yeni düzenlemelerle birlikte, daha önce yalnızca adada kalıcı olarak ikamet edenlere tanınan yatırım yapma kısıtlaması kaldırılıyor. Artık yurtdışındaki Küba diasporası, ilk kez Küba'daki özel şirketlere doğrudan yatırım yapabilecek ve başka ülkelerde kurdukları şirketler aracılığıyla Kübalı özel ekonomik aktörlerle ortaklıklar kurabilecek. Yurtdışındaki Kübalılara, Küba bankalarında döviz hesabı açabilme hakkının yanı sıra, ülkedeki krizin en önemli başlıklarından biri olan gıda alanında üretimi artırmak amacıyla, tarım alanında yatırım yapma hakkı da tanınacak.
Ancak Küba, tarımda toprağın mülkiyetinin özel sektöre geçmesine karşı. Düzenlemeye göre tarım alanındaki yatırımcılar, yalnızca kullanım (intifa) hakkına sahip olacak.
Morón’da kitlesel gösteri: Küba Devrimi’ne destek sokakta
Trump, Küba'ya dönük saldırganlığını sürdürürken, Küba’nın Morón kentinde, ekonomik duruma dair protesto olarak başlayan ve dükkanların yağmalanması ve kimi kamu binalarına saldırılması şeklinde bir vandalizme evrilen olayın yaşandığı aynı noktada bu kez devrime sahip çıkan kitlesel bir gösteri düzenlendi.
Binlerce kişinin katıldığı eylemde Küba Devrimi’ne destek dile getirildi.
Yolsuzluk bahanesiyle yeni mekanizma
Trump’ın açıklamaları, federal programlardaki “yolsuzlukları” hedef aldığı iddia edilen bir başkanlık kararnamesinin imza töreni sonrası geldi.
Kararnameyle birlikte Başkan Yardımcısı JD Vance’in başkanlık edeceği bir “görev gücü” kuruldu. Yönetim, özellikle Demokrat eyaletlerde milyarlarca dolarlık kamu kaynağının “dolandırıcılık yoluyla” kaybedildiğini öne sürüyor.
Trump, bu mekanizmayla elde edilecek kaynaklarla bütçenin fazlaya geçebileceğini iddia etti.
Göçmen karşıtı söylem sürdü
Toplantıda göçmenler de hedef alındı. Trump ve ekibi, özellikle Somali kökenli göçmenleri hedef göstererek sosyal yardım sisteminin “suistimal edildiğini” öne sürdü.
Başkan Yardımcısı JD Vance da, Medicaid sistemi üzerinden yürütüldüğü iddia edilen dolandırıcılık örneklerini gündeme getirerek göçmenleri doğrudan suçladı.
İran saldırıları: 'Dünya için yaptık'
Trump, İran’a yönelik askeri saldırıları da savundu. İran’ın nükleer kapasitesinin “yok edildiğini” ileri süren Trump, bu müdahalenin “dünya için yapıldığını” iddia etti.
ABD Başkanı, İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını savunarak, savaşın “yakında sona erebileceğini” söyledi.
Müttefiklere 'sitem'
Trump, NATO müttefiklerini de eleştirerek ABD’nin yükü tek başına taşıdığını savundu.
Özellikle İngiltere’nin askeri destek konusundaki tutumunu eleştiren Trump, “Zaferden sonra destek göndermenin anlamı yok” dedi.
İç politikada tartışmalı başlıklar
Trump, seçim güvenliği adı altında seçmen kimliği zorunluluğu ve posta yoluyla oy kullanımının sınırlandırılması gibi düzenlemeleri savundu.
Ayrıca LGBT hakları ve spor politikalarına yönelik saldırgan tutumunu yineledi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.