Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TPI işçilerinden ABD Büyükelçiliği önünde eylem: 'Hakkımızı alacağız'

Ankara'da ABD Büyükelçiliği önünde eylem yapan grevdeki TPI işçileri, fabrikalarının satılmasının ardından işten çıkarmalarının başladığını duyurdu: "Boyun eğmeyeceğiz!" dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 12.11.2025 , 10:38

TPI işçileri, hak gasplarına ve işten atmalara karşı yürüttükleri direnişi Ankara’ya taşıdı.

İzmir’den yola çıkan Petrol-İş üyesi işçiler dün sabah ABD Konsolosluğu önüne yürüdü.

2 bin 300 kişiyi temsil eden işçiler yürüyüşte “Bakanlık uyuma, işçilere sahip çık!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Türk-İş uyuma, işçilere sahip çık!” sloganları attı.

6 aydır grevdeler

6 aydır grevde olan TPI Kompozit işçileri açıklamada, "Bir Amerikan tekeli olan TPI’da, düşük ücretlerle, kimyasalların ve olumsuz çalışma koşullarının içinde yıllar boyunca çalıştık. Neredeyse her toplu sözleşme sürecinde olduğu gibi, bu toplu sözleşme sürecinde de bize düşük zam dayatıldı. Biz de hakkımız olanı almak için yasal hakkımızı kullandık ve greve çıktık" dedi. 

'Şirket borçlarını yapılandırarak yeniden sermaye elde etti'

Konsolosluk önünde yapılan açıklamada işçiler, Amerikan mahkemesinin TPI şirketiyle ilgili ‘Chapter 11’ borç yapılanması kararının “iflas” olarak yansıtıldığını, oysa şirketin borçlarını yapılandırarak yeniden sermaye elde ettiğini belirtti.

İşçiler, Türkiye’deki iki fabrikanın Dubai merkezli XCS Composites’e devredildiğini hatırlatarak, sendikanın ve işçilerin süreç boyunca muhatap bulamadığını vurguladı. “Türk-İş Başkanı ile birlikte Çalışma Bakanlığı’na gittik, bize ‘yapılacak bir şey yok’ denildi” ifadeleriyle kurumların sessizliği eleştirildi.

İşten çıkarmalar başladı

9 Kasım itibariyle T1 fabrikasındaki işçilerin işten çıkarılmaya başlandığı belirtilen açıklamada, diğer fabrikadaki işçilerin de bu hafta içinde işten çıkarılacağının duyulduğu belirtildi:

Ne sendika ne de biz işçiler, bu şirketten telefonla konuşulan bir avukat dışında herhangi bir yetkiliyle muhatap olmadık. Bize, 'şirketin bilançolarına bakıyoruz, ona göre üretime devam edip etmeyeceğimize karar vereceğiz' denildi. Yani dünyanın en büyük kanat üreticilerinden birine ait olan 2 fabrika adı sanı bilinmez bir şirket tarafından satın alınmış ama söz konusu şirket her ne hikmetse şirketin bilançolarını bile bu satın alınma işlemi gerçekleşmeden incelememişti. Ciddi ciddi buna inanmamız istedi. 

Sonrasında ise bu yeni şirket, üretime devam etmeyeceğini ve tüm işçilerin işten çıkarılacağını iletti. Ne tazminatlarımız ne de diğer haklarımız konusunda bugüne kadar tek bir doyurucu açıklama yapılmadı. Nitekim 9 Kasım itibariyle T1 fabrikasındaki arkadaşlarımız işten çıkarılmaya başlandı. Diğer fabrikadaki arkadaşlarımızın da bu hafta içinde işten çıkarılacağı söyleniyor. 

'Üç bakanlık çalışacak dediler, hiçbir adım atılmadı'

"Biz buralara dilenmeye gelmedik; hakkımız olanı talep etmeye, alana kadar vazgeçmeyeceğimizi haykırmaya, mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimizi, boyun eğmeyeceğimizi göstermeye geldik" diyen işçiler şöyle devam etti:

Bize, üç bakanlığın bu işi çözmek için koordineli biçimde çalışacağı söylendi ama o günden bu yana hiçbir adım atılmadı. Sesimizi duyurmak, bir Amerikan tekelinin bu haksız, hukuksuz ve keyfi uygulamasına karşı taleplerimizi iletmek için İzmir Valiliği’ne gitmek, sesimizi oradan duyurmak istedik; ancak önümüz barikatlarla kesildi. Yine yakın zamanda bir grup arkadaşımız Türk-İş Genel Merkezi ile görüştü. Türk-İş Başkanı ile birlikte Çalışma Bakanlığı ile yapılan görüşmede bize 'yapılacak bir şey yok' denildi. Şimdi buraya, ülkemizde yıllardır bulunan, bizim sırtımızdan zenginleşen, bizim emeğimizle büyüyen bu tekelin asıl sahibi olan Amerikan devletinin kapısına geldik. 

'Bu cüret nereden geliyor?'

İşçiler şu soruları sordu: 

  • Grevde olan bir işletmede işçi çıkarmak, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre yasakken nasıl oluyor da TPI ve onun tarafından kurulduğu açık olan bu şirket bizi işten çıkarıyor? Üstelik işten çıkardığı işçilerin hakları, gelecekleri konusunda hiçbir açıklama yapmama hakkını ve cüretini kendinde bularak.
  • Bu pervasızlık, bu kanun, yasa, hak, hukuk tanımazlık; bu cüret nereden geliyor? Bu adamlar bu gücü nereden buluyor?
  • Bu ülkenin kurumları yöneticilerinin biz işçilere söyleyeceği bir sözü yok mudur?
  • Çalışma Bakanlığı’na ve diğer yetkililere soruyoruz: Bir Amerikan tekeli, yıllarca işçilerin emeğini, alın terini sömürüp; sonra kendi iç planlamaları öyle gerektiriyor diye onların haklarına, emeklerine açıktan çökerken, üstelik bunu böyle hileli iflas oyunlarıyla sahte şirket devirleri gerçekleştirirken, buna “dur” diyecek, önüne geçecek kimse yok mudur?

'Haklarımızı Amerikan tekelinin ve onun fason şirketlerinin insafına bırakmayacağız'

Grevin başından bu yana ekonomik zorluk çeken aileler olduğunu hatırlatan işçiler direnmeye devam edeceklerini söyledi:

Biz TPI işçileri, haklarımızı ve emeğimizi ne Amerikan tekelinin ne de onun fason şirketlerinin insafına bırakmayacağız. Mücadele etmeye, hakkımızı istemeye devam edeceğiz. Kendimizin ve çocuklarımızın geleceğini kimseye yedirmeyeceğiz.

Direnişin altıncı ayında Petrol-İş yönetimine yönelik eleştiriler de yinelendi.

"Sendika yöneticileri ya da avukatları, yaşanan bu süreç boyunca ne tatmin edici bir açıklama yaptılar ne de önümüze elle tutulur bir eylem programı, bir hak alma mücadelesi koydular" denildi.

TPI işçileri açıklamada, 334 gündür grevde olan Temel Conta işçileri, Digel Tekstil, Smart Solar, Tokat Şık Makas ve Gübretaş işçilerine de dayanışma mesajı gönderdi.

Basın açıklamasının ardından TPİ isçilerinden bir heyet Meclis'e gitti.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.