Sayfa yolu
'Toplumcu Diş Hekimleri' genel kurula hazırlanıyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 20.04.2022 , 17:10 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İstanbul Diş Hekimleri Odası 23-24 Nisan tarihlerinde olağan genel kurul ve seçime gidecek.
Seçime girecek olan Toplumcu Diş Hekimleri grubundan Diş Hekimi Filiz Özdemir Karakaya ile diş hekimlerinin sorunlarını, grubun hedeflerini konuştuk.
2018 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun olan ve mezun olduğundan beri İstanbul’da özel polikliniklerde ücretli diş hekimi olarak çalışan Filiz Özdemir Karakaya, "Diş hekimleri odalarını bir örgütlenme alanı haline getirebilmemiz için emekten, sınıftan, kadından, gençlerden yana toplumcu bakış açısına sahip bir yönetimin hakim olması gerekir" diyor.
'Geçinemiyoruz!'
Derinleşen ekonomik kriz diş hekimlerine nasıl yansıyor?
Bizler de bu yaşadığımız toplumun bir parçasıyız ve elbette dünyadaki ekonomik, siyasi atmosfer bizlere de hem mesleki bağlamda hem de kendi yaşamlarımızda yansıyor. Toplumun yoksullaştığı ölçüde biz de yoksullaştık. Döviz kuruna bağlı artan maliyetler bizleri çok etkiledi. Nerdeyse kullandığımz bütün malzemeleri ithal ediyoruz çünkü. Burada bir kısır döngüye giriyoruz. Maliyetlerimiz artıyor ama tedavi ücretlerimizi aynı oranda artıramıyoruz. Bu noktada emeğimizden fedakarlık yapmak zorunda kalıyoruz. Ancak ay sonunu zor getiriyoruz bu şekilde de. Sinemaya, tiyatroya gitmek, dışarda yemek yemek zaten lüks ama en temel market alışverişlerimizde ya da faturalarımızı ödemekte zorlanıyoruz artık. Özellikle pandemi döneminde geçim sıkıntısı yaşayan bir hayli meslektaşım oldu. Konuştuğum diğer meslektaşlarımdan da aynı şeyleri duyuyorum: Geçinemiyoruz!
'Patronlar 'şartları kabul etmezsen kapıda bekleyen bir sürü hekim var' diyor'
Diş hekimlerinin özellikle özel sağlık kurumlarında yaşadığı hak gaspları neler?
Genç ve kadın olmak zaten yeterince zorken bir de gittikçe piyasalaşan ve vampir gibi bizleri sömüren şu anki sağlık sisteminin bir parçası olmak ve hayatta kalmak çok zor. Son yıllarda diş hekimliği fakültelerinin kontrolsüz bir şekilde artması ve buna bağlı mezun sayısının artmasıyla ücretler ve şartlar çok daha kötüleşti. Devletin açtığı kadrolar maalesef mezun hekim sayısının yanında çok komik kalıyor. Bu şekilde özel sektörün insafına terk edilmiş oluyoruz. Patronlar ‘bu şartları kabul etmezsen kapıda bekleyen bir sürü hekim var, sen bilirsin’ tavrındalar. Yeni mezun olan diş hekimi meslektaşlarımla konuştuğumda, ‘staj’ adıyla asgari ücretin altında ve haftalık 60-70 saat çalışma saatlerini bulan iş ilanlarıyla karşılaştıklarını söylüyorlar. E bu insanlar yaşamak için çalışmak zorunda. Örneğin özel poliklinik ya da hastanelerde çalışan meslektaşlarım kendi sigortalarını kendi ceplerinden ödüyor. Bir dönem ben de bu şekilde çalıştım.
Diş hekimlerinin örgütlenmesi son yıllarda nasıl bir seyir izliyor?
Örgütlenme kelimesi zannediyorum toplumumuza biraz korkutucu geliyor. Bizim meslekte örgütlenme denilince akla ilk TDB ve buraya bağlı diş hekimleri odaları geliyor. Serbest ya da özel sektörde çalışan diş hekimlerinin mesleğini icra edebilmeleri için çalıştıkları illerdeki odaya kayıt yaptırma zorunluğu var ancak kamu ve üniversitelerde çalışan hekimlerin böyle bir zorunluluğu yok, isterlerse üye olabilirler. Benim gözümde şu an diş hekimleri odaları bir örgütlenme alanı değil. Benim için oda, arada bir eğitimler yapan, bizden fahiş miktarlarda aidat toplayan, arada bir laf olsun diye bir şeylere ses çıkaran, yönetimde hep aynı insanların olduğu, neo-liberal politikaların sağlık ve diş hekimleri açısından temsilcisi konumunda olduğu bir yer. Bu bağlamda diş hekimleri açısından gerçek bir örgütlenme alanı yok diyebiliriz.
'Toplumcu bakış açısına sahip bir yönetim hakim olmalı'
Toplumcu diş hekimleri neyi amaçlıyor? Diş hekimleri niye sizleri seçmeli?
Yaşadığımız sorunları çözebilmemiz için öncelikle sorunu saptamamız gerekiyor. Biz toplumcu diş hekimleri olarak yaşadığımız sorunların ülke gündeminden, ekonomisinden ve 80 sonrası tüm dünyada uygulamaya konulan sağlıkta dönüşüm programlarından bağımsız düşünülemeyeceğini savunuyoruz. Diş hekimleri odalarını bir örgütlenme alanı haline getirebilmemiz için emekten, sınıftan, kadından, gençlerden yana toplumcu bakış açısına sahip bir yönetimin hakim olması gerekir. Biz bunu amaçlıyoruz. Kamuda, özel sektörde ücretli ya da kendi muayenehanesinde çalışan arkadaşlarımız var aramızda. Her birimiz sorunların birebir muhattabıyız. Ben çalışmaya başladığımdan beri yaşadığım hak gasplarını, mobbingleri çözerken destek almadım. Beni ve benim gibi genç kadın diş hekimlerini anlayacak, bizleri bu sistemde koruyabilecek bir oda istiyorum ben. Zaten toplumcu diş hekimleri yıllardır sözünü söylüyordu, yazıyordu. Şimdi ise seçimlerde desteklerinizi bekliyor. 24 Nisan Pazar günü bu çürümüş sistemle derdi olan, bizler gibi toplumcu bakan, kendini bu zamana kadar yalnız hissetmiş ve tükenmiş tüm diş hekimlerini bizlere oy vermeye çağırıyorum.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
