Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP’nin 1 Şubat buluşmasının yankıları: 'Yazıyor, yazıyor; TKP’nin meydan okuduğunu yazıyor!'

“Dalgaları karşılayan gemiler gibi… TKP meydan okuyor” sloganıyla 1 Şubat’ta Ankara’da yapılan etkinlik coşkusu, kitleselliği ve birbirinden önemli siyasi mesajlarıyla gündem oldu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 04.02.2026 , 10:53 Güncelleme Tarihi: 04.02.2026 , 11:36

Türkiye’de giderek derinleşen yoksulluk, buna eşlik eden Cumhuriyet düşmanlığı ve Yeni Osmanlıcılık, dozu sürekli artan gerici saldırı tabiri caizse sahneye devrimcileri davet ederken, TKP’nin 1 Şubat’ta Ankara’da yaptığı buluşma, bu anlamda önemli bir enerjinin biriktiğini gözler önüne serdi.

Uzun süredir CHP ve DEM’in kanatları altına giren solun dışında kendi bağımsız hattını güçlendiren komünist seçeneğin güçlendiğinin işareti olan buluşma sonrasında da önemli bir etki yarattı.

TKP’nin 1 Şubat’taki buluşmasının ardından basına ve sosyal medyaya yansıyan notlardan bazıları şöyle:

Bahadır Selim Dilek: TKP'nin gördüğü, CHP'nin göremediği...

Etkinliğe katılıp dün 12 Punto’daki köşe yazısına taşıyan gazeteci Bahadır Selim Dilek, CHP’deki kafa karışıklıklarına değindiği yazısında TKP’nin net tutumunun önemine vurgu yaptı.

Dilek’in yazısından bir bölüm şöyle:

“CHP'nin hala “sol” bir parti olduğu ön kabulünden yola çıkarsak; Türkiye’de sol siyasetin uzun süredir yaşadığı temel meselenin, ne oy oranı ne de örgütlenme kapasitesi olduğunu söyleyebiliriz.
Asıl mesele, kendisini “sol” kabul eden siyasi yapıların neyi, hangi siyaseti merkezlerine aldıkları.
Kimlikçilik mi yoksa sınıf siyaseti mi?
Cumhuriyetçilik, halkçılık, kamuculuk mu yoksa Batı tarzı liberal demokrasi mi?
Yukarıdaki sorulara verilen cevaplar, bugün solun aktörlerini birbirinden keskin biçimde ayırıyor. Bunu görmemiz lazım.
Geçtiğimiz pazar günü Ankara Congresium’da düzenlenen “Dalgaları Karşılayan Gemiler Gibi; TKP Meydan Okuyor!” etkinliği, bu ayrımı gözle görülür hale getiren mühim örneklerden biriydi.
TKP'nin organizasyonunu sadece bir etkinlik olarak tanımlamak haksızlık olur.
Ben kendi adıma “şölen” demeyi tercih ederim.
Memleketin dört bir yanından gelen binlerce insan, sadece bu şöleni izlemekle yetinmedi, Türkiye'de solun geleceğini şekillendirecek siyasi yapılar arasındaki farkı canlı canlı görmüş oldu.

***
Congresium’un içi doluydu, dışı da doluydu. Yukarıdaki büyük salona giremeyenler programı aşağıdaki ekranlardan izledi. Sahne, ışık, müzik, video gösterimleri, koro… Her şey son derece profesyonelce hazırlanmıştı ama çok daha mühimi soğuk değildi. Sımsıcak, salondaki herkesi kucaklayan gerçek bir şölen havası vardı.
İnsanlar sloganlarla coşuyor, şarkılar söyleniyor, kimse sıkılmıyordu. Bir heyecan dalgası herkesi etkisi altına almıştı.
...Salon ise gençti.
Gerçekten gençti, lafta değil…”

Zülal Kalkandelen: Yazıyor, yazıyor; TKP’nin meydan okuduğunu yazıyor!

Gazeteci, yazar Zülal Kalkandelen, Cumhuriyet gazetesindeki bugünkü köşe yazısına etkinliği taşıdı.

Yazıda önce etkinliğe dair izlenimlerini aktaran Kalkandelen, “Boyun eğmeyen işçilerin salonda yerlerini almaları ve atılan sloganların da etkisiyle salonda dinamik bir atmosfer vardı. Binlerce insan Ankara’daki en büyük oditoryumlardan biri olan Congresium Kongre Merkezi’ni tıka basa doldururken ayakta kalanların yanı sıra, toplantıyı dışarıda kurulan ekrandan izleyen yüzlerce katılımcı da oldu. ‘Dalgaları karşılayan gemiler gibi; TKP meydan okuyor!’ adıyla duyurulan etkinliğe duyulan heyecan ve ilgi büyüktü. Bu sıradan bir durum değildi. Türkiye’de toplumda ve siyasette yaşanan çürüme, sağlam zeminlere duyulan gereksinimi fazlasıyla artırdı. TKP’nin Ankara’daki toplantısı bu açıdan bir işaretti” dedi.

Kalkandelen, TKP’nin çözüm süreci, cumhuriyet ve seçimler konusundaki tavrını da etkinliğe işaret ederek değerlendirdi:

*TKP’nin sürecin doğrultusuna başından beri karşı çıktığını, Kürtlerin ayrı devlet kurması, özerklik ya da federasyon ve Kürtlerin ezilerek yok sayılması gibi seçeneklerin çözüm olamayacağını, tek çözümün “bütün yurttaşlarımıza bu ülkenin kaynaklarını ve üretimini eşit bir şekilde paylaştıracak bir toplumsal sistem” olduğunu anlattı.
*TKP, bu yaklaşımıyla solun nicedir etnikçi, mezhepçi liberal tezlerle kayan zeminini olması gereken bir noktaya çekti. Okuyan, tribünlere oynamadan, öyle yalın ve etkili bir dille konuştu ki bu bakımdan pek çok siyasetçiden farkını da ortaya koydu.
*Türkiye’de hâlâ sosyalizme karşı önyargısı olan, “Bizim sosyalistlere ihtiyacımız yok” diyen cumhuriyetçiler de TKP’den yanıtını aldı. “Bugün bu düzene sahip çıkan herkes sahte cumhuriyetçi ve piyasacıdır!” diyen Okuyan sonuna kadar haklıdır.
*Gerçek cumhuriyetçilerin, emperyalizmin güdümüne girmeyen solun ve laik kesimin desteğini alacak, sicili temiz, ortalamacı olmayan, antiemperyalist, emekçiden yana, Cumhuriyet Devrimi’nin birikimine sahip çıkacak, laiklikten ödün vermeyecek, kamucu bir aday, solun halka borcudur. Bu gerici sömürü düzeni alaşağı edilmelidir!

Dalgaları karşılayan gemiler gibi

12 Punto’dan Aydın Davran, etkinliği köşesine taşıyan isimlerden biriydi. Davran, “1923 Cumhuriyetine ve devrimine sahip çıkılması, Kürt sorununda etnik farklılık yerine yurttaşlık ve sınıf temelli yaklaşım, CHP ve DEM çizgisinden uzak durmak gibi önemli konulara değindi. Cumhuriyetçilerin, Kemalistlerin ve sosyalistlerin birliğinin gerekliliğinin ve kendi deyimiyle 'yerli yakıt' olarak tanımladığı kitlelerin ne kadar önemli olduğunun altını çizdi. Ayrıca Cumhurbaşkanı seçiminde partisinin tutumunu da çok açık bir şekilde izah etti. Kendi adaylarını çıkarmadıkları takdirde destek vermeyecekleri kişi/profili de özellikle işaret etmesi son derece anlamlıydı” dedi.

Egeden Medya’dan Ekrem Örsoğlu ise yazısında, “Ankara’da bizzat tanıklık ettiğim TKP etkinliği, Türkiye solunun yıllardır kaybettiği pusulayı yeniden bulabileceğini gösterdi. Kemal Okuyan’ın konuşması, orta yolculuğa mahkûm edilmiş siyasete açık bir itirazdı” ifadesini kullandı.

Etkinlik yarattığı etki sayesinde daha önce TKP etkinliğini “görmemeyi” tercih eden birçok haber kanalı ve sitesinde de öncekilere nazaran çok daha geniş yer bulurken, sosyal medyada da çok sayıda mesaj paylaşıldı.

Gazeteci Zeynel Lüle, TKP etkinliğinden bir bölüm paylaşan TGRT’den Fatih Atik’e verdiği yanıtta, “TKP'yi yeni keşfedenlere 'Günaydın'... Geç olur ama olur..  İktidar için elzem ve kıymetli olan CHP içi muhalif ses arayışı yerine, diğer siyasi partilere de kulak vermiş nihayet... TKP hiç değişmedi ve hep aynı çizgideydi... Kemal Okuyan yıllardan beri süren bu tutarlı çizgiyi dile getirdi” mesajını paylaştı.

Gazeteci, yazar Rıza Zelyut, “TKP, Türk solunu PKK peşinde koşarken düştüğü bataklıktan kurtarıyor. Gençlere umut oluyor. Toplumcu uyanış dalga dalga yayılıyor. Var olun arkadaşlar…” derken, Zülal Kalkandelen’in yazısını paylaşan gazeteci, yazar Emre Kongar ise “TKP’nin ‘Açılım’ süreci konusundaki tutumu dahil, pek çok konudaki ‘Antiemperyalist’ ve ‘Cumhuriyetçi’ kararlılığını yazmış” ifadesini kullandı.

Gazeteci Turgay Kılıç etkinlik sonrasında “Türkiye Komünist Partisi’nin Ankara Congresium’da düzenlediği 'TKP Meydan Okuyor' isimli etkinliğinde salonda iğne atılmayacak kadar yoğun bir kalabalık vardı” paylaşımında bulunurken, etkinliğin içeriğine dair notlar paylaştı.

Enerji ve İklim Uzmanı Önder Algedik ise etkinlik sonrasında paylaşımında "TKP’nin düzenlediği "TKP Meydan Okuyor" etkinliğinde Kemal Okuyan su meselesinden başlayarak belediyecilik meselesine de girdi ve ‘Yandaş şirketlere para aktararak belediyecilik olmuyor’ dedi. Zaten olmadığını Ankara'dan biliyoruz!” dedi.

ADD Başkanı Hüsnü Bozkurt da Kemal Okuyan’ın konuşmasını alıntılayarak “Çok doğru bir analiz. Esasen yıllardır söylediğimiz tam olarak bu” değerlendirmesinde bulundu.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.