Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP 'Hatay'da su yok' çağrısı için harekete geçti: Günlük 120 bin litre içme suyu sağlanıyor

Resmi verilere göre en az 50 bin insanın hayatını kaybettiği, 11 kentin yıkıldığı 6 şubat depreminin etkileri sürüyor. Hatay'daki su sorunu için TKP 4 tane su arıtma sistemi kurdu.

İrem Yıldırım

Yayın Tarihi: 26.07.2023 , 12:10 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Depremden en çok hasar gören kentlerin başında gelen Hatay’da hâlâ su büyük bir problem. Aylardır Hataylıların ‘Hatay’da su yok’ diyerek seslerini duyurmaya çalıştığı su sorununa ilk kalıcı çözüm Türkiye Komünist Partisi’nden geldi.

TKP Hatay İl Örgütü, daha önce HATSU ve Enerjisi şirketlerinin engellemeleri sebebiyle kuramadığı 4 su arıtma sistemini kullanıma açtı. Bu arıtma sistemi sayesinde günlük 120 bin litre temiz içme suyu Hatay halkına ulaşıyor. Arıtmanın olduğu mahalleler Hatay’ın Defne İlçesi’nde dört mahallede konumlandı. Bu dört mahallenin seçilmesinin sebebi ise diğer mahallelerle kesişim noktaları olması. Yani arıtmaların yeri nüfusun en yoğun olduğu bölgeler olarak seçilmiş. Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite üyesi Salih Bostancı, “Önümüzdeki zamanlarda işleyişe de bakarak yeni yerlerde de kurmak için çabalayacağız” diyor.

Arıtmanın olduğu mahalleler şöyle:

  • Harbiye Karyer Mahallesi-Gariban Kebap karşısı
  • Gümüşgöze Mahallesi-muhtarlık yanı
  • Dursunlu Mahallesi -yüzme havuzu yanı
  • Çekmece Mahallesi -Ahmet Atakan Parkı muhtarlık yanı

'Karşımıza engeller çıktı ama suyu kullanıma soktuk'

TKP MK üyesi Bostancı hem Hatay’ın su problemini, TKP’nin su arıtma sistemini ve depremden bu yana Hatay’ı soL'a anlattı. Depremin ilk günlerinden beri en elzem ihtiyaç Hatay’da hep su oldu. Uzun süre TIR’larla başka kentlerden su getirilse de bu ne kalıcı bir çözüm oldu ne de kolay. Bostancı, hem insanların önce soğukta sonra sıcakta su kuyruklarına girdiği hem de ciddi bir taşıma maliyeti olan TIR’la su getirilmesinin iyi bir çözüm olmaması sebebiyle su arıtma tesisi kurmayı düşündüklerini anlattı:

“Mühendislerle konuştuk, çok maliyetli bir sistem olan bu sistem için dostlarımızdan da destek alarak kurduk. Bunun yanı sıra kimi engellemelerle karşılaştık. Biz bu sistemleri üreteli epey bir zaman oldu ama şebeke suyuna cihazları bağlamamız sorun oldu. Yeterli basınç olamadı, bunun için büyük depolar ayarlayıp getirmemiz gerekti. Sonra elektrik bağlatmakta sorunlar yaşadık. Biraz zamanımızı aldı çünkü engeller çıktı karşımıza ama hem oradaki dostlarımızla hem de partili arkadaşlarımızın çabasıyla suyu kullanıma soktuk.”

'Su sorunu şiddetli bir biçimde devam ediyor'

Hava sıcaklığı ve hijyen konusuna da dikkat çeken Bostancı, “Bizim orada kurduğumuz sistem gücümüz oranında kurduğumuz bir sistem ama daha da fazlasını kurmak için çabalayacağız. Bu sistem Defne İlçesi’nin büyük bir kısmına hitap ediyor ama Hatay’ın 10’da 1’i bile değil. Su sorunu şiddetli bir biçimde devam ediyor, hele de sıcaklığın 40 dereceyi bulduğu bir coğrafyadan bahsediyoruz” diyor. Hatay’da bir dönem verilen şebeke suyu da sürekli değil. Sadece hafta 1-2 gün su verilen mahalleler de mevcut. Yani sadece temiz içme suyu değil; temizlik, duş, bulaşık vs. için kullanılacak suyun olmadığı bölgeler var.

Aynı zamanda çadır bölgelerinde yine TKP tarafından yapılan ilaçlamaları da hatırlatıyor ve “Burada her gün insanlar başka sorunlarla karşı karşıya” diyor:

“Bu insanların yaşadıkları çadır bölgelerine ilaçlama bile yapmadılar, onu da elimizden geldiğince biz yaptık, yapıyoruz. İnsanlara cihaz ve ilaç sağlayıp kendilerinin ilaçlama yapmasını sağlıyoruz.”

‘İnsanların öncelikli sorunlarını çözmeyi tercih etmiyorlar’

Yerel yönetimlerin ya da iktidarın su veya elektrik sorununu çözmek gibi bir derdi yok Bostancı’nın ifadelerine göre, hatta tercih etmediklerini ekliyor ve şöyle devam ediyor sözlerine:

“Bu yetenekle, kapasiteyle, beceriyle ilgili bir şey değil; tercihlerle ilgili tamamen. İnsanların öncelikli sorunlarını çözmeyi tercih etmiyorlar. Depremin ilk günlerinde göçük altındaki insanlar için çalışmayan şehrin dışında sıra sıra dizilen iş makineleri şimdi hurdaları kaldırmak, ihale edilen yerleri yapmak için harıl harıl çalışıyor. Büyük bir rant, para dönüyor ve bunların sürekliliği kısmından hiçbir sıkıntı yok. Para getiren tüm mekanizmalar yerli yerinde ve çalışıyor. Burada rantın öncelik olduğu bir tercih var. İnsanların en öncelikli, en yaşamsal, en insani ihtiyaçları çok da umurlarında değil. Türkiye Komünist Partisi günde 120 bin litre su üretecek bir şey yapabiliyorsa; belediyeler, devlet bunun çok çok fazlasını isterse bir haftada yerine getirebilir. Bu bir niyet meselesi. Onlar ihalelere, ranta, paraya yoğunlaşmış durumdalar; biz insanların ihtiyaçlarına.”

‘Öfkeyi umutla birleştiriyoruz’

“Koca bir şehir, insanların hayatları yok oldu” diyerek Şubat ayından bu yana Hataylıların yaşadıklarını anlatan Bostancı son olarak şunları söyledi:

“Şimdi depremin travmatik boyutlarıyla karşı karşıya insanlar. İş olanakları, geçim olanakları yok. Bu şehrin yeniden insani bir biçimde kurulacağına dair güvenleri yok. İnanılmaz bir bilinmezlik, belirsizlik ve her gün çıkan başka bir sorun ile yaşamaya devam ediyorlar. İnsanlar birbirlerinden başka bir şeye güvenmiyor bu belirsizlik sebebiyle. Biz de o güveni biraz daha arttırmaya, dayanışmayı arttırarak öfkeyi umutla birleştirdiğimiz bir şey yapmaya çalışıyoruz.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.