Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP Genel Sekreteri RT’de anlattı: 'NATO dünyadaki en büyük ve en tehlikeli terör örgütüdür'

NATO Zirvesi'ni ve Ankara'nın dış politikasını değerlendiren TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, özellikle 2024 yerel seçimlerinden sonra dış siyasette bir kayma yaşandığını söyledi. Okuyan, ülke ekonomisinin kriz içinde olduğunu ve dış kaynağa acilen ihtiyaç olduğunu belirtti.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 10.07.2026 , 16:13 Güncelleme Tarihi: 10.07.2026 , 16:17

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında Russia Today'den Sanchez Effect programında gazeteci Rick Sanchez'in sorularını yanıtladı.

Rusya'ya karşı saldırgan yaklaşımın ortaya çıktığı NATO Zirvesi hakkında görüşlerini ileten Okuyan, Türkiye Cumhuriyeti’nin NATO macerasının 1952 yılında başladığını belirtti ve “NATO, dünyadaki en büyük ve en tehlikeli terör örgütüdür” dedi.

Ukrayna savaşında Türkiye'nin Rusya'ya karşı yaptırımlara katılmadığını ifade eden TKP Genel Sekreteri, özellikle 2024 yerel seçimlerinden sonra "dış siyasette bir kayma yaşandığını" söyledi.

Rusya ile ilişkiler sürerken, Ukrayna’ya silah tedariğinin hissedilir derecede arttığını vurgulayan Okuyan, NATO Zirvesi'nde Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin artık bir aşamayı aştığının görüldüğünü, artık sözüm ona "Ukrayna'nın savunulması" bağlamında daha büyük görev alacağı anlaşıldığının da altını çizdi.

‘Savunma örgütü olduğunu söylüyorlar ama NATO baştan beri saldırgan bir örgüttü’

Bu tavır değişikliğinin sebepleri hakkındaki soruyu cevaplayan Okuyan, ülke ekonomisinin kriz içinde olduğunu ve dış kaynağa acilen ihtiyaç olduğunu belirtti. Buna göre Almanya, İngiltere ve ABD'den gelecek kaynaklara muhtaç durumda olan ülkede silah sanayisinin artık lokomotif sektör haline geldiğini, ekonomik yapının bu bağlamda değiştiğini ekledi.

Türkiye'deki savunma sanayisinin ülkeyi dış tehditlerden korumak için mi yoksa sınır dışında savaşabilmek için mi geliştirildiği sorusunu da cevaplayan Okuyan bir komünist olarak ideolojisine göre ülke savunmasının halkta başladığını belirtti. Silahlanma yarışının veya ittifak ilişkilerinin güçlü bir savunma hattı anlamına gelmediğini vurguladı. Okuyan, “Savunma örgütü olduğunu söylüyorlar, ama NATO baştan beri saldırgan bir örgüttü” dedi.

Okuyan, Türkiye’nin erken girdiği insansız hava araçları gibi görece yeni silah teknolojilerinde geliştirdiği deneyimi Irak, Suriye, Azerbaycan ve Libya cephelerindeki deneyime borçlu olduğunu ekledi. Bu sektörde önemli bir ihracatçı konumuna gelen şirketlerin bu silahları satmak için yeni krizlere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

‘Bu tür eylemleri engelleyemeyeceklerini gösterdik’

Sanchez’in, Ankara'da TKP üyelerinin öncülüğünde yapılan protesto gösterileri hakkındaki görüşlerini sorduğu Kemal Okuyan, hükümetin başkentte iki haftalık eylem yasağı getirdiğini ancak partisinin bu kararı kabul etmediğini söyledi.

NATO’nun her zaman protesto edildiğini, sadece komünistler tarafından değil, herkesin geçmişte bu tür eylemlerde yer aldığını belirtti. Hükümet, yasak kararlarıyla Ankara’da tam bir sessizlik sağlasa da komünistlerin kentin tam merkezinde protesto örgütlediğini ekleyen Okuyan, “Böylece bu tür eylemleri engelleyemeyeceklerini gösterdik. Eylem elbette sembolikti, sonuçta zirve toplantısını engelleyemedik ancak sonuçları önemliydi. Reuters gibi haber ajansları bile eylemi göstermek zorunda kaldı” dedi.

Yeni-Osmanlıcı hayaller

Erdoğan’ın 25 yıl önce ABD, Avrupa Birliği ve Arap sermayesinin tam desteğiyle iktidara geldiğini belirten Okuyan, ülke içinden de sermaye ve tekeller tarafından kollandığını vurguladı. Erdoğan’ın İslamcı gelenekten gelmesinin önemine vurgu yapan Okuyan, iktidarın yeni-Osmanlı hayallerinin peşinde gittiğini aktardı.

TKP Genel Sekreteri, Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya bölgelerine bu şekilde yayılma planları kuran Erdoğan’ın rekabet etmek durumunda kaldığı rakiplerini aşabilmek için NATO şemsiyesi altında bu planı gerçekleştirmeye çalışacağını vurguladı. İsrail ve İngiliz projesi olan Suriye’de rejim değişikliğine Türkiye’nin de dahil olduğunu belirtti.

‘Türkiye zayıflamış bir İran’ı tercih eder’ vurgusu

İran gündemine de değindi, Türkiye’nin zayıflamış bir İran’ı tercih edeceğini, bu ülkede rejim değişikliğini istemediğini vurguladı. Okuyan, “Türk hükümeti, yenilmiş bir İran değil, daha zayıf bir İran istiyor ve bunu başardılar” dedi. Son ABD-İsrail saldırılarına sert cevap vermiş olsa da İran’ın aslında zayıflamış olduğunu, Hamas’ın liderliğinin değiştiğini, Suriye’deki İran etkisinin kırıldığını belirtti.

Erdoğan’ın İsrail konusunda sert söylemine rağmen perde arkasından ticari ilişkileri kesmediğini söyleyen Okuyan, Gazze'de soykırım yapılırken Azeri petrollerinin Türkiye’nin denetimindeki petrol boru hattından ve Türk limanlarından sevk edildiğini, uzun vadede iki ülkenin aslında müttefik olduğunu vurguladı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.