Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP Genel Sekreteri Okuyan: Küba'nın direncini artıracak adımlar attık, atıyoruz

ABD'nin Küba'ya yönelik ekonomik kuşatması derinleşirken José Marti Küba Dostluk Derneği, TKP ve Küba Başkonsolosluğu ortak bir basın toplantısı düzenledi. Adadaki enerji krizi ve yakıt sıkıntısına dikkat çekilen toplantıda, Küba halkının direncini artırmak amacıyla Türkiye’de maddi yardımı da kapsayan geniş bir dayanışma kampanyası başlatılacağı ilan edildi.

Emre Alım

Yayın Tarihi: 23.02.2026 , 14:42 Güncelleme Tarihi: 23.02.2026 , 17:11

Küba’ya 60 yılı aşkın süredir uygulanan ekonomik ve finansal abluka, 29 Ocak 2025’te ABD yönetimi tarafından imzalanan kararname ile yeni bir boyuta ulaştı.

Küba’nın dünya ile ticari bağını kopma noktasına getiren bu kararname nedeniyle 25 gündür adaya tek bir petrol tankeri yanaşamadı.

Bugün itibarıyla Küba halkı, sadece ekonomik bir kısıtlamayla değil, doğrudan hayati fonksiyonlarını durdurmaya yönelik şiddetli bir saldırıyla karşı karşıya.

ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik saldırıları artarken José Marti Küba Dostluk Derneği, Türkiye Komünist Partisi ve Küba Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ortak bir basın toplantısı düzenleyerek Küba’da yaşanan son gelişmeleri ve Türkiye’de ablukaya karşı başlatılan kampanyayla ilgili atılacak adımları kamuoyuyla paylaştı.

Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda Küba Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas, Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan ve José Marti Küba Dostluk Derneği Başkanı Nahide Özkan açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

'Maddi yardımı da içeren bir kampanya başlatacağız'

José Marti Küba Dostluk Derneği Başkanı Nahide Özkan, ABD tarafından imzalanan kararnameyle Küba’ya yönelik ablukanın açık bir kuşatma halini aldığını vurguladı.

Yüzlerce aydının destek verdiği bir imza kampanyası başlattıklarını hatırlatan Özkan, "Derneğimiz bunun yanı sıra maddi yardımı da içeren dayanışmasını önümüzdeki günlerde kamuoyuna duyuracak" dedi.

'Küba ABD'nin meydan okumasına kafa tutabilecek az sayıda ülkeden biri'

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Küba'yla dayanışmanın herkes için bir görev olduğunun altını çizerek "Küba küçük bir ada ülkesi ama Küba dünyanın geri kalanına göre bu meydan okumaya kafa tutabilecek az sayıda ülkeden biri. Bu meydan okumanın bir diğer yanı uluslararası dayanışmadır. Küba diğer ülkelere kıyasla daha güçlü uluslararası dayanışma bağları kurabilmiştir” ifadelerini kullandı.

ABD’nin enformasyon alanında da Küba’ya saldırdığını belirten Okuyan, "Küba hakkında çok fazla yalan söyleniyor. Küba’nın medya olanakları sınırlı. Küba’nın CIA odaklı propagandaya karşı daha fazla dayanışmaya ihtiyacı var. Küba’ya karşı saldırıda enformasyon alanında ABD’ye destek olunması insanlık suçudur" dedi.

1

'Küba'nın enerji krizinin hafifletilmesi için bir çaba var'

Küba ile yeni dayanışma kanalları yaratmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Okuyan sözlerine şöyle devam etti:

Bugüne kadarki daha çok politik bir dayanışmaydı. Küba gerçeklerini dünya kamuoyuna anlatmak, saldırı olduğunda dayanışmada bulunmak gibi. Şimdi özel bir durum var.

Şu anda Küba'nın enerji krizi  yaşamsal hale gelmiş durumda. Bu enerji krizinin hafifletilmesi için politik dayanışmanın ötesinde bir çaba var.

Küba'nın ihtiyaç duyduğu petrolün yanı sıra güneş enerjisi hamlesi var. Burada zamana karşı yarışılıyor. Petrole bağımlılığı ciddi ölçülerde azaltmaya dönük bir plan yürütülüyor. Bu plana dünyanın değişik yerlerinde komünist partileri de ablukaya rağmen katkı koymaya çalışıyor.

Bu zamana karşı insanlığın vicdanının, aklının, cesaretinin yarışı ve bu yarışta biz Küba'nın direncine güveniyoruz ve o direnci biraz daha artırmaya dönük elimizden geleni yapıyoruz.

Biz de José Marti Küba Dostluk Derneği'nin derneğin başlatacağı ya da partimizin başlatacağı kampanya ile destek olacağız. Küba’nın direncini artırmaya yönelik adımlar attık, atıyoruz.

Küba için yürütülen kampanyalarda Türkiye Komünist Partisi de üzerine düşeni yapacak. Şimdiye kadar yaptıklarımızın çok ötesinde bir sonuç elde etmeyi düşünüyoruz.

'Anti-emperyalist mücadele emek mücadelesine bağlanmadan bu çılgınlık sona eremez'

ABD’nin dünya genelindeki son hamlelerinin arkasında Çin’in yükselişini engelleme hedefi olduğunu söyleyen Okuyan, şunları kaydetti: 

"Trump iktidarının temel hedeflerinden biri Çin’in savaş olmaksızın dünyanın tepesine yerleşmesini engellemek. NATO bitti gibi değerlendirmeler için çok erken. Trump sınır tanımam, sınır benim diyor. Bu yeni bir durum. Bu yeni durum, yeni tip mücadeleler ortaya çıkaracak. Bu değişiklikler milyonlarca yoksul insanlar için ne ifade ediyor? Türkiye’deki yoksul insanlar bu değişikliklerle ilgilenmiyor. Uluslararası düzeyde anti-emperyalist mücadele emek mücadelesine bağlanmadan bu çılgınlık sona eremez."

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin “Türkiye Talibanlaşmaz ama Kübalılaştırılmasına izin vermeyeceğiz” sözlerine ilişkin soruya yanıt veren Okuyan, “Kübalılaştırmadan ne anladıklarını söylemeleri lazım öncelikle. Küba’nın yaşattığı değerlerin Türkiye’de egemen olmasından bahsediyorsa bunu yapacağız zaten. İktidarın gayriresmi ortağı bir partinin bir ülkeye dair konuşurken dikkatli davranması gerekir” ifadelerini kullandı.

1

'Küba'nın ABD'ye yönelik tehdit oluşturduğu iddiası asılsız'

Küba Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas, sözlerine ABD ablukasının nihai hedefinin Küba Devrimi'ni yıkmak olduğunu hatırlatarak başladı.

ABD'nin Havana'ya yönelik "tehdit" iddialarını reddeden Cárdenas, şöyle konuştu:

"Küba ile ticaret yapacak olan şirket ve ülkelere yönelik yaptırımlar Birleşmiş Milletler Beyannamesi’nde de öngörülen başka ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi ilkesine aykırıdır. Ülkenin yakıt tedarikinin engellenmesine yönelik bu adımlar, Küba’nın sağlık, eğitim, elektrik ve gündelik yaşamını olumsuz etkilemektedir. Küba’nın ABD’ye yönelik tehdit oluşturduğu iddiası asılsızdır. Küba hiçbir baskıyı kabul etmeksizin diğer ülkelerle karşılıklı saygı ve çıkarlar doğrultusunda iktisadi ve diplomatik ilişkilerini sürdürmeye devam edecektir."

'Savaş koşullarında dahi uygulanmaz'

“Küba’ya uygulanan abluka 1960’tan beri bir soykırım politikasıydı” diyen Cárdenas, “Küba halkını hedef alan bir politika olarak tarif ediliyordu. Küba halkının kalkınmasını olumsuz bir biçimde etkileyen soykırım politikası olarak tanımlıyoruz. Bu soykırım politikası çok sayıda Kübalı’nın ölümüne neden oldu. Salgın hastalıklara neden oldu. Son adım, soykırım politikasının radikalleşmesidir. Bu uygulamanın uluslararası kurallara aykırı olduğu da aşikâr. Bu kurallar, savaş koşullarında da dahi bu yaptırımların uygulanmamasını söylüyor” sözlerini sarf etti.

'Küba'da saldırılara karşı bir birlik duygusu var'

Gazetecilerin sorularına yanıt veren Başkonsolos, Küba halkının örgütlü bir biçimde bu saldırıyı göğüslediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“ABD’nin bu politika ile amaçladığı Küba halkını devrimden uzaklaştırmaktı. Devrime karşı halkın ayaklanmasını sağlamaktı. Enformasyon alanında da bir kuşatma uyguluyordu. Hem dışarıya hem içeriye Küba’nın sorunlarının sistemden kaynaklandığını söyleniyordu. Son atılan adım tüm sorunların ablukadan kaynaklandığını açık hale getirdi. Bekledikleri şeyin karşıtını yarattılar Küba’da. Küba'da bu saldırılara karşı bir birlik duygusu var. 

Küba devrimci önderliğinin yaptığı sınırlı kaynakları en akılcı şekilde öncelendirmek ve planlamak. Bunu halk katılımıyla gerçekleştirmek, halka sürekli hesap vermek. Küba her zaman elindekini de eşit paylaşan, zorlukları da eşit paylaşan bir ülke oldu.”

'Venezuela'da yine Bolivarcı devrimin kadrolarını görüyoruz'

Küba'nın petrol ithalatının büyük bölümünü karşılayan Venezuela, ABD'nin Karakas'a düzenlediği haydutça operasyondan sonra Havana'ya petrol akışını kesmişti.

Venezuela'daki yeni hükümete ilişkin yaklaşımı sorulan Cárdenas, Karakas'ta hâlâ Bolivarcı kadrolar bulunduğunun altını çizdi:

"İki ülke arasındaki ilişkiler elbette ki ticari açıdan ABD'nin müdahalesi sonrasında bir dönüşüm yaşadı. Çünkü Venezuela eskiden olduğu gibi artık adaya petrol ihracatı gerçekleştiremiyor. Fakat biz Venezuela'ya baktığımızda yine Bolivarcı devrimin kadrolarını görüyoruz. Devrime sadık kalmaya çalışan kadrolar görüyoruz. Fakat olağanüstü bir basınçla karşı karşıyalar. Her ne kadar petrol ticareti yapamasak da işbirliklerimiz devam ediyor. Örneğin oradaki sağlık personelimiz Venezuela'da hizmet vermeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de iki ülke arasındaki bağların ve ilişkilerin devam edeceğine ve de güçleneceğine dair kanaatimizi koruyoruz."

Küba Dışişleri Bakanı’nın Rusya ziyaretine ilişkin soruya ise Başkonsolos, “Görüşmede Rusya tarafı, Küba’ya petrol göndereceğini resmi olarak açıkladı. 29 Ocak kararnamesinin ardından yapılan ilk resmi petrol gönderme açıklamasıdır. Umuyoruz ki, Rusya’nın açık deklarasyonu, bir yol açsın, diğer ülkeler de somut adım atsınlar” dedi.

Meksika’nın ablukaya rağmen destek vermeye devam edeceğini açıklamasına ilişkin soruya da yanıt veren Cárdenas, “Gıda ve ihtiyaç maddeleri içeren bir gemi gönderdiler. Ancak petrol girişi Meksika’dan gelmedi. Küba’ya uçmakta olan uçakların yakıt tedariki Meksika’da sağlanıyor. Böylece Küba’ya uluslararası uçuşların devam ettirilmesini sağlayabiliyoruz. Meksika’nın elinden geleni yaptığına ve yapmaya devam edeceğine inancımız tam” ifadelerini kullandı.

'Hükümetin bir beyanı olmadı'

Küba ile petrol ticaretini yasaklayan ABD kararnamesinin ardından Ankara ile herhangi bir temasta bulunup bulunmadığı sorulan Başkonsolos Cárdenas, "ABD kararnamesinden sonra Türkiye’deki hükümetin bu meseleyle alakalı açık bir beyanı olmadı. Bununla beraber bizim Türkiye ile ilişkilerimiz her zaman karşılıklı saygıya dayalı ve dostane ilişkiler olmuştur" dedi.

Küba'da son durum ne?

Küba'nın mevcut petrol üretim kapasitesi, toplam ihtiyacın ancak üçte birini karşılayabiliyor. Bu büyük enerji açığı nedeniyle Küba hükümeti "olağanüstü tasarruf ve yeniden planlama" adımları atmaya başladı. Enerji stokları başta sağlık ve temel gıda olmak üzere kritik sektörlere kanalize ediliyor.

Sağlık sistemindeki tablo, durumun vahametini rakamlarla ortaya koyuyor. Hastanelerde rutin hizmetler askıya alındı. Yalnızca yaşamsal önemdeki acil cerrahi müdahaleler yapılabiliyor. Mevcut elektrik kısıtlamaları ve tıbbi malzeme tedarikindeki aksamalar nedeniyle bugün Küba’da 30 bine yakın gebe kadın, 60 bin yeni doğan bebek, 5 bine yakın kanser hastası ve çok sayıda hemodiyaliz hastası doğrudan yaşam riskiyle karşı karşıya.

Sosyal yaşam ve eğitimde de zorunlu bir dönüşüm yaşanıyor. Üniversiteler büyük oranda uzaktan eğitime geçerken, kamu kurumları haftanın yalnızca belirli günlerinde hizmet verebiliyor. Ulaşım ağları, doğalgaz ve elektrik kullanımı en alt seviyeye indirildi. Bu ağır tabloya rağmen Küba halkı, hükümetin öncelikli planlaması etrafında örgütlü bir dayanışma sergiliyor.

'1000 megavatlık güneş enerjisi kapasitesi yaratıldı'

ABD'nin son hamlesinin ardından Küba'da gündelik yaşamın nasıl değiştiği sorulan Cárdenas, şu bilgileri aktardı:

"Bütün bunların sonucunda ülkede günde 18-20 saate kadar elektrik alamayan bölgeler mevcut. Çünkü bu elektrik enerjisi çeşitli ihtiyaçları önceliklendirerek değerlendirilmeye çalışılıyor. Aydınlatmanın ötesinde kritik bulunan endüstrilerin işler halde tutulabilmesi, kritik önemdeki kamu kurumlarının işler halde tutulabilmesi, hastanelerin öncelikli birtakım hizmetler gözetilerek işler halde tutulması, temel yakıt ihtiyacının ulaşımda karşılanabilmesi gibi bir planlama çerçevesinde bu kısıtlı yakıt kullanılıyor.

Örneğin halihazırda artık Küba'daki bütün otellere elektrik verilmiyor. Bunun yerine belirlenmiş olan oteller var. Yani belirli bölgelerde önceliklendirilmiş olan oteller, hizmetler bu otellerde toplanmış durumda."

Alternatif enerji kaynaklar ve planlamalar ile elektrik ihtiyacını yönetmeye çalıştıklarını vurgulayan Başkonsolos, "Petrol tedarikinde yaşanan kesintiye bağlı olarak elektrik üretiminde ciddi kısıtlar yaşanıyor. Küba'nın da belirli bir petrol üretim kapasitesi var. Bu da ihtiyacının yaklaşık yüzde 30-40'ını karşılıyor. Bu petrolün çıkarılması doğrultusunda güçlü bir disiplin uygulanıyor. Diğer taraftan da yeni güneş panellerinin kurulması ve bu yolla güneş enerjisi kapasitesinin artırılmasına dönük çalışmalar var. Şu anda Küba'da 1000 MW'ı bulmuş olan bir güneş enerjisi kapasitesi yaratılmış durumda. Bu tabii ki günlük güneş durumuna göre, iklimsel gelişmelere göre farklılık gösteriyor" ifadelerini kullandı.

'Sanatçılarımız etkinliklerini mahallelerde, hastanelerde, okullarda sürdürüyor'

Basın toplantısında değinilen bir başlık da kültürel hayat oldu. Kübalı sanatçıların faaliyetlerini sürdürmek için yeni yollara başvurduklarını aktaran Cárdenas, şöyle konuştu:

"Tabii ki ama çok kısa vadede çok daha yaşamsal birtakım başlıkları biraz daha önceliklendirerek hareket etmek durumunda kalıyoruz. Umarım ki sene içerisinde planlanmış olan çok sayıdaki uluslararası kültürel organizasyonlar da iptal edilmek zorunda kalmayacak. Bununla beraber Küba'nın kültürel hayatı her zaman aktif olmaya devam ediyor. Şu koşullar altında bile ülkemizde sanatçılarımızın son derece dayanışmacı bir şekilde faaliyetlerini sürdürdüklerini görürsünüz. Bugün sanatçılarımız mahallelerdeler, hastanelere gitmeye devam ediyorlar, okullarda etkinliklerini sürdürmeye devam ediyorlar. Sadece kapalı salonlarda değil halka açık yerlerde de Kübalı sanatçılar bu son gelişmeleri beraber göğüslemek adına kültürel faaliyetlerine devam ediyorlar."

'Küba ayakta'

İstanbul Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas son olarak ana akım medyada yer alan "Küba iflas etti" değerlendirmelerine yanıt verdi.

Küba'nın zorluklara rağmen ayakta olduğunun altını çizen Cárdenas, sözlerini şöyle noktaladı:

Hiçbir iflas etmiş devlet Küba’nın maruz kaldığı abluka karşısında ayakta kalamazdı. Son birkaç aylık gelişmenin ardından başka bir tablo ile karşı karşıya kalırdık eğer devlet gerçekten iflas etmiş olsaydı. Bugün Küba’da okullar açık, hastaneler açık, insanlar işlerine gidip gelmeye devam ediyorlar. Bunların altında bin bir zorluk var. Küba’nın kurumları açık. İflas etmiş devlet söylemi, gerçekliği yansıtmıyor. Aksine son aylarda yaşananlar, devam edebilme yeteneği Küba Devleti’nin ayakta kaldığını gösterdi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.