Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tevfik Çavdar: Onuncu yıl… Özlüyor ve saygıyla anıyoruz

"Halkın içinde örgütlü savaşıma katılanlar hızla çoğalıyor Sevgili Tevfik Ağabey. Gözünüz arkada kalmasın. Kavganın en önemli neferi olarak aramızda yaşamaya devam edeceksiniz."

Ali Rıza Aydın

Yayın Tarihi: 15.10.2022 , 07:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

15 Ekim 2012 günü aramızdan ayrıldı ağabeyimiz, öğretmenimiz, yazarımız, düşünen ve üreten insan, araştırmacı, yazar Sevgili Tevfik Çavdar. 10 yıl oldu ve Türkiye, dünya 10 yılda neler yaşadı, neler... Ne gerçekçi analizler yapardı bu on yıl için... Bize de analiz yolları açardı.

İktisatçı, tarihçi, planlamacı olarak kitaplar, yazılar, söyleşiler, anılar bıraktı 81 yıllık yaşamında. Üretti, öğretti; çok şey üretti, çok şey öğretti.

Asıl öğrettiği de düşünerek, analiz ederek ama bunlarla yetinmeyip üreterek ve savaşarak boyun eğmemek oldu.

Edebiyat hep yaşamındaydı “Türkiye’nin Yüzyılına Romanın Tanıklığı”nı yazdı.

İktisatçı kimliğiyle “Türkiye Ekonomisinin Tarihi”ni ve “Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Kesitler”i yazarken “İktisat Klavuzu”nu ve “İktisat ve İstatistik İçin Matematik”i yazmayı ihmal etmedi.

Derneklerin, sendikaların, meslek kuruluşlarının, emek savaşımının hep destekçisi oldu, “Emekçiler İçin Temel Bilgiler”i yazdı.

Tarihi öğretti ve sevdirdi. Tarihi sevdirmeyenleri suçladı. Tarih, “günümüz olaylarını yanılgısız açıklamaya yarayan ‘yaşayan geçmiş’tir” diyerek Sabahattin Eyüpoğlu’na gönderme yaptı.

Osmanlı İmparatorluğunun 1914’de savaşa girmesini “Özgürlük Kavgasında Yaşayan Geçmiş (1860-1918)” kitabında şöyle özetliyordu: “Ekonomisi batının kapitalist ülkelerinin elinde olan, ordularını yabancı subayların eğittiği, silahını başka ülkelerden alan, açıkçası yaşama savaşımı açısından tüm kaderini yabancılara bağlayan yani bağımlı bir ülke olan Osmanlı İmparatorluğunun savaşa girme açısından bağımsız bir karar oluşturması beklenemez. Nitekim savaşa girmesi de kendi isteği dışında olmuştur.”

1982’de, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden ve ekonomide dışa bağımlılığından, Cumhuriyet döneminin devraldığı ekonomik ve mali mirastan başlayarak, liberal ekonomi politikasının öncüleri, doğuşu ve kaynaklarını; ekonomi alanında himayeci eğilimin, ulusal ekonomi düşüncesinin öncüleri, doğuşu ve kaynakları ile Cumhuriyet dönemi ekonomi politikalarının ana çizgilerini bir arada irdelediği “Türkiye’de Liberalizmin Doğuşu”nu okura sundu. Sonra bu çalışmayı “Türkiye’de Liberalizm” adıyla 1990’a taşıdı.

“Türkiye Demokrasi Tarihi”ni, (1839-1950) ve (1950’den 1995’e) iki ciltte anlattı.

Pan-İslamizmin doğuşunu “basit bir dine dönüş, şeriatı gerçekleştirecek bir davranış olarak değerlendirmek dar görüşlülüktür” dediği “Osmanlıların Yarı Sömürge Oluşu” çalışması atlanmamalı.

Değişik yayınevlerince birden çok baskısı yapılan otuza yakın kitabının bir bölümüne değinebildik ancak. “Talat Paşa”yı, “İttihat ve Terakki”yi, “Milli Mücadeleye Başlarken Sayılarla Durum ve Genel Görünüm”ü, ortak kitaplarını, broşür ve eğitim notlarını da anımsatalım.

Çeşitli gazete ve dergilerdeki yazılarıyla birlikte sıkı bir eser çalışmasını hak eden Tevfik Hoca anayasa tartışmalarına da somut durum analiziyle katıldı.

Sayıştay Denetçileri Derneği yayın organı “Mali Hukuk”daki (Temmuz 1978, Sayı:51) “İradi-i Seniye’den Ulusal Egemenliğe” başlıklı yazısında Türkiye’de anayasal çerçevenin 1908’den başlayan çizgilerini anlatırken egemenliği “Sultandan alan” bu girişimden sonra, “Anayasa’nın gelişiminden değil, sadece salınımından” söz edilebileceğini, sonraki değişimlerin toplumu daha ileri götüren bir yapıda olmadığını, bir gelişmeyi simgelemediğini, burjuva anayasalarının gelişmediğini, yalnız sınıf mücadelesinin paralelinde ya da yönünde bazı gel-git değişimlere sahip olduğunu belirtti. AKP’nin yaptığı ve yapmayı tasarladığı anayasa değişikliklerinin veya yeni anayasa çalışmalarının özeti de bu.

“Egemenliğin ulusa ait olması bir burjuva ilkesidir” diyen Çavdar, ulusun “soyut” bir kavram olduğunu, bu nedenle de “gerçekle ilgisi olmayacağını” vurguladıktan sonra sözlerini söyle bağlıyordu: “Anayasa’da gelecekte yapılacak değiştirmelerin boyutunu sınıfsal mücadele tayin edecektir. Sınıfsal mücadelede dengenin kimin lehine bozulabileceğini işçi sınıfının gücü ve direnme inancı belirleyecektir.” “Unutulmamalıdır ki gelişimin çizgisi ulus egemenliğinden halk egemenliğine yöneliktir.”

2001 yılında, AKP iktidara gelmeden önce Gelenek Dergisindeki (Sayı 66) söyleşisinde Türkiye’nin “uluslararası finans-kapital karşısında ellerini kaldırmış durumda” olduğunu söyleyerek “Artık Türkiye’de egemenlik ulusun (da) değildir, Türkiye’de egemenlik uluslararası sermayenindir. O istediği kanunu çıkartır, istediği kararı aldırır ve Türkiye’yi isterse savaşa sokar” dedi.

“Cinayeti Görmek” başlıklı, aramızdan ayrıldığı gün yayımlanan 15.10.2012 tarihli son soL Haber yazısında, zam-vergi dayatmasın eleştirerek, “Büyük Reis ağzını açarak herkesi tehdit ederken onu bir İslam mürşidi olarak göklere çıkaranlar kendilerini de kurban seçmiş bu açık ve net katliamı görmezden geliyorlar. Ülkemin, halkımın çevresinde nitelikleri kendinden menkul bir ‘ifritler dansı’ uygulanıyor” diyerek veda etti.

Tevfik Hoca’nın belirttiği “halkın çevresindeki ifritler dansı” sürüp gidiyor hâlâ. Kitaplarının adlarıyla anlatırsak, “Türkiye’nin Açlık, Fukaralık ve Yoksunluk Tarihi” ancak “Kapitalizmin Yaşattığı Cehennem”den kurtularak emekçi halkın kurtuluş tarihine dönüşecek.

Son yazısında “Tepkisiz, düşünmeden boyun eğen, hiçbir haberi (kendisiyle ilgili olsa bile irdelemeyen) mütevekkil bir tavırla ‘bu da geçer’ umuduyla kendini avutan”lardan söz ederken, halka ve yurduna karşı sorumluluğunu ve emekçi halkın yolunun nasıl açılacağını vurguluyordu.

Halkın içinde örgütlü savaşıma katılanlar hızla çoğalıyor Sevgili Tevfik Ağabey. Gözünüz arkada kalmasın. Kavganın en önemli neferi olarak aramızda yaşamaya devam edeceksiniz.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.