Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tehditlere boyun eğmedi ve soykırımın ortaklarını açıkladı: Özel sektör hesap vermeli!

BM Raportörü Francesca Albanese, aldığı ölüm tehditlerine ve ABD'nin "görevden alınması" için BM'ye yaptığı başvuruya karşın İsrail’in soykırım suçuna ortak olan şirketlere ilişkin raporunu bugün tanıttı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.07.2025 , 20:05 Güncelleme Tarihi: 03.07.2025 , 22:25

Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in Filistinlilere karşı uyguladığı soykırıma suç ortağı olan dünya genelindeki şirket ve kurumları incelediği “İşgal Ekonomisinden Soykırım Ekonomisine” başlıklı raporunu yayımladı.

İsrail’in soykırımı sürdürmesinin ancak sermaye sınıfının desteğiyle mümkün olduğunu ortaya koyan bu çarpıcı raporun girişindeki bir cümle de dikkat çekti.

Albanese raporunun kısa özetinde “Raporda ortaya konulan suç ortaklığı yalnızca buzdağının görünen kısmı. Yöneticileri de dahil olmak üzere özel sektör hesap vermedikçe sona ermez” diye yazdı.

ABD'den BM'ye 'görevden alın' tehdidi

Raporun 1 Temmuz’da yayımlanmasının ardından ABD, BM nezdinde başvuruda bulunarak Albanese’in görevinden alınmasını istedi. ABD’nin gerekçesi, tahmin edilebileceği üzere Albanese’i “İsrail karşıtlığı” ve “antisemitizm”le suçlamaktı.

ABD BM Daimi Temsilciliği rapor yayımlanır yayımlanmaz bir açıklama yaptı, Albanese’in raporunu “aralarında büyük Amerikan şirketlerinin de bulunduğu dünya çapında onlarca kuruluşa yönelik tehdit” diye niteledi.

Açıklamada Albanese’in raporunun “ABD ve dünya ekonomisine karşı siyasi ve ekonomik savaş kampanyası” oluşturduğu öne sürüldü.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e mektup yazarak Francesca Albanese’i görevden almasını isteyen ABD BM Daimi Temsilciliği, aksi durumda BM’nin itibarının sarsılacağını öne sürdü ve “ABD'nin adım atmak zorunda kalacağı” tehdidinde bulundu.

Ölüm tehditleri alıyordu, bugün raporu tanıttı

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başından bu yana yayımladığı raporlarla ABD’nin ve İsrail’in hedefi olan Albanese aldığı ölüm tehditlerine karşın bugün BM İnsan Hakları Konseyi toplantısında soykırımın suç ortağı olan kurumsal aktörleri incelediği raporunu tanıttı.

Filistin topraklarında yaşananları kıyamete benzeten Albanese, İsrail’in “modern tarihin en zalimane soykırımlarından birinin sorumlusu" olduğunu vurguladı.

'Hepsi amansız yıkımı mümkün kılmaya yardımcı oldu'

Silah üreticilerinden teknoloji devlerine, bankalardan enerji firmalarına, çevrim içi platformlardan süpermarketler ve üniversitelere kadar birçok kurumsal aktörün Filistinlilere yönelik "silme makinesinin" araçlarını, finansmanını, altyapısını ve meşruiyetini sağladığını vurgulayan Albanese, "Hepsi apartheidı güçlendirmeye ve Filistin yaşamının bu düşük, amansız yıkımını mümkün kılmaya yardımcı oldu” diye konuştu.

Gazze’de resmi rakamlara göre 200 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını söyleyen Albanese bütün bunlar olurken Tel Aviv Menkul Kıymetler Borsası'nın Ekim 2023'ten bu yana "dolar bazında yüzde 213 artış gösterdiğini" aktararak bu artışın "geçen ay 67,8 milyar dolara, toplamda ise 125,7 milyar dolara" denk geldiğini söyledi.

Lockeed Martin ve 1650 şirketten oluşan küresel ağ 

İsrail'in yeni silahları, gözetleme teknolojilerini, insansız hava araçları gibi savaş teknolojilerini test etmek için soykırımı "bir fırsat olarak" kullandığını belirten Albanese, "Elbit Systems, İsrail Savunma Bakanlığı’nın inovasyon ödülünü kazanırken, Lockheed Martin ve 1650 diğer şirketten oluşan küresel bir ağ, İsrail'in F-35 savaş uçaklarını ilk kez canavar modunda uçurmasından ve gizli modda çalıştığından dört kat daha fazla, 22 bin kiloya kadar mühimmat taşımasından yararlandı” dedi.

Albanese, çok sayıda silah şirketinin İsrail'i silahlarla donatarak rekor kârlar elde ettiğine dikkati çekerek her devletin "soykırım ekonomisine dönüşmüş olan işgal ekonomisinden" tamamen uzak durması ve ilişkisini sona erdirmesi sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Albanese, BM üyesi tüm ülkelerin İsrail'e tam silah ambargosu uygulaması, tüm ticari anlaşmalar ve yatırım ilişkilerini askıya alması gerektiğini söyleyerek avukatları, sendikaları ve ülkelerin yurttaşlarını boykot ve yaptırım baskılarıyla kurumlar ve hükümetler nezdinde davranış değişikliğini teşvik etmeye çağırdı.

Rapor İsrail’in soykırım ortağı şirketleri sıraladı: ABD’li devler başı çekiyor

Albanese’in bugün tanıttığı raporu 1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarında insan haklarını durumuna dair “İşgal Ekonomisinden Soykırım Ekonomisine” başlığını taşıyor.

Siyasi liderler ve hükümetler yükümlülüklerinden kaçarken, çok sayıda şirketin İsrail'in yasadışı işgal, apartheid ve şimdi de soykırım ekonomisinden kâr elde ettiğini vurgulayan Albanese “Raporun ortaya çıkardığı suç ortaklığı buzdağının sadece görünen kısmı. Bu, özel sektör, yöneticileri de dahil olmak üzere hesap vermeden sona erdirilemez” diyor.

Uluslararası hukukta yer alan denetim ve hesap verebilirliği gerektiren sorumluluklara atıfta bulunan Albanese “Bu, soykırımı sona erdirmek ve buna izin veren küresel sistemi ortadan kaldırmak için gerekli bir adımdır” ifadesini kullanıyor.

Baykar'ın ortak olduğu Leonardo, İsrail ordusuna katkı veren şirketlerin başında

Raporda ABD’li teknoloji devleri Microsoft, Google’ın çatı şirketi Alphabet ve Amazon, ABD’li petrol tekeli Chevron, ABD’li silah şirketi Lockeed Martin, İngiliz petrol tekeli BP, Baykar’ın yakın zamanda ortak olduğu İtalyan silah şirketi Leonardo, Çinli gıda üreticisi Bright Foods, Meksikalı teknoloji şirketi Orbia Advance, Koreli Hyundai, ABD’li Caterpillar, İsveçli Volvo, Norveç Devlet Emeklilik Fonu dahil 48 kurumsal aktörün adı geçiyor. Araştırma, binden fazla kurumsal varlığın yer aldığı bir veritabanı sunuyor.

'Soykırım sürüyor çünkü şirketler kazanç sağlıyor'

Rapor “İsrail’in soykırıma neden hâlâ devam ettiği” sorusuna da ortaya koyduğu bulgularla yanıt veriyor: “Çünkü birçokları soykırımdan kazanç sağlıyor.”

Raporda hangi silah ve teknoloji şirketleri var?

İsrail'in F-35 savaş uçağı tedariki, sekiz ülkede en az 1600 şirkete dayanan dünyanın en büyük silah tedarik programının bir parçası. ABD merkezli Lockheed Martin tarafından yönetilen program kapsamında F-35 bileşenleri küresel olarak üretiliyor.

f35 israil

Geçtiğimiz günlerde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın patronu olduğu Baykar şirketinin ortaklık imzaladığı İtalyan üretici Leonardo da İsrail ordusuna ve Gazze’de yürüttüğü soykırım saldırılarına katkı sağlayan kurumların başında listelendi.

baykar leonardo

Japonya’nın FANUC şirketi İsrail’e silah üretim hatları için robotik makineler sağlayarak raporda zikredilen kurumsal suç ortakları arasında yer aldı.

Filistinlilere ait biyometrik verilerin toplanması, depolanması ve İsrail hükümetince kullanılmasını sağlayan teknoloji sektörü de suç ortakları arasında.

Microsoft, Alphabet ve Amazon’un İsrail'e "bulut ve yapay zeka teknolojilerine neredeyse hükümet çapında erişim" sağlayarak veri işleme ve gözetleme kapasitelerini geliştirdiği kaydedilen raporda ABD teknoloji şirketi IBM'in ayrıca askeri ve istihbarat personelini eğitmekten ve Filistinlilerin biyometrik verilerini depolayan İsrail Nüfus, Göç ve Sınır Otoritesi'nin (PIBA) merkezi veritabanını yönetmekten sorumlu olduğu belirtildi.

ABD yazılım platformu Palantir Technologies’in, Ekim 2023’te İsrail’in Gazze’ye başlattığı saldırılardan bu yana İsrail ordusuna desteği artırdığı da raporda yer aldı.

Filistinlilerin evlerini yıkanlar: Caterpillar'dan Volvo'ya...

İsrail'in Filistin topraklarını işgali için "çift kullanımlı araçlar" olarak hizmet eden sivil teknolojiler geliştiren şirketler de listelendi.

Bunlar arasında ABD’li Caterpillar, İtalyan Leonardo'ya ait Rada Electronic Industries, Güney Kore'den HD Hyundai ve Batı Şeria'da ev yıkımları ve yasadışı yerleşimlerin geliştirilmesi için ağır makineler sağlayan İsveç'ten Volvo Group yer alıyor.

Caterpillar

İsrail’in işgal ettiği topraklardaki mülk ve otel odalarını listeyerek yasadışı yerleşimlere yardımcı olan kiralama platformları Booking ve Airbnb de İsrail’in turizm sektöründeki suç ortakları arasında sıralandı.

İsrail'in enerji ihtiyacı nereden sağlanıyor?

İsrail’in elektrik için kullandığı ve esas olarak Kolombiya’dan gelen kömürün birincil tedarikçilerinin ise ABD'li Drummond Company ve İsviçreli Glencore olduğu belirtildi.

İsrail’in jetlerine yakıt sağlayan petrolün büyük bölümünün Azerbaycan’dan, Türkiye üzerinden Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından gittiği biliniyor. Raporda ABD’li petrol tekeli Chevron ile İngiliz petrol tekeli BP, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ile Kazak Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nun başlıca sahipleri olarak İsrail’in ham petrol ihtiyacına en çok katkı sağlayan şirketler olarak yer aldı.

chevron

Çinli gıda şirketi de listede

İsrail’in en büyük gıda holdingi olan Tnuva’nın çoğunluk hisselerini elinde tutan Çinli süt ürünleri ve gıda şirketi Bright Food grubu da, İsrail’in Filistinlilerden ele geçirdiği topraklarından faydalanan şirketler arasında sıralandı.

Yüzde 80'i Meksika'nın Orbia Advance Corporation şirketler grubuna ait olan Netafim adlı damla sulama teknolojisi sağlayan şirket de, işgal altındaki Batı Şeria'daki su kaynaklarını kullanmak için altyapı sağlıyor.

Çoğu ABD'den olmak üzere İsrail'e silah taşıyan Danimarkalı A.P. Moller-Maersk de Ekim 2023'ten beri İsrail'e sevkiyat akışını artıran ve yasadışı yerleşimlerden de özellikle ABD'ye yapılan ihracata destek veren başlıca nakliye şirketi olarak rapora girdi.

Dünyanın en büyük bankaları soykırım suçunun ortağı

Rapora göre, hazine tahvilleri İsrail’in Gazze’ye devam eden saldırılarının finansmanında kritik bir rol oynadı.

Fransa merkezli BNP Paribas ve İngiltere merkezli Barclays dahil olmak üzere dünyanın en büyük bankalarından bazıları, kredi notunun düşürülmesine rağmen İsrail'in faiz oranı primini kontrol altına almasına izin vermek için devreye girdi.

bnp paribas
Ekim 2024, Paris'te bir BNP Paribas şubesi...

Şirketlerin arkasındaki ana yatırımcılar hangileri?

Rapor, ABD'li çokuluslu yatırım şirketleri BlackRock ve Vanguard'ı birkaç halka açık şirketin arkasındaki ana yatırımcılar olarak tanımladı.

Dünyanın en büyük varlık yöneticisi olan BlackRock, Palantir'de (yüzde 8,6), Microsoft'ta (yüzde 7,8), Amazon'da (yüzde 6,6), Alphabet'te (yüzde 6,6) ve IBM'de (yüzde 8,6) ikinci büyük kurumsal yatırımcı olarak ve Lockheed Martin'de (yüzde 7,2) ve Caterpillar'da (yüzde 7,5) üçüncü büyük kurumsal yatırımcı olarak listelendi. 

Dünyanın ikinci büyük varlık yöneticisi olan Vanguard, Caterpillar'da (%9,8), Chevron'da (%8,9) ve Palantir'de (%9,1) en büyük kurumsal yatırımcı ve Lockheed Martin'de (%9,2) ve İsrailli silah üreticisi Elbit Systems'da (%2) ikinci en büyük yatırımcı olarak sıralandı.

Sigorta şirketleri ve varlık fonları

Allianz ve AXA dahil küresel sigorta şirketleri de İsrail’in soykırım suçuna devam etmesine katkıda bulunan şirketlere yaptıkları yatırımlarla destek verdi.

Bağımsız varlık ve emeklilik fonları da finansal destekte başı çekenler arasında yer aldı. Raporda bunlardan birinin dünyanın en büyük varlık fonu olan ve “dünyanın en kapsamlı etik kılavuzuna” sahip olduğunu iddia eden Norveç Devlet Emeklilik Fonu olduğu belirtildi. Bu fonun Ekim 2023’ten beri İsrail şirketlerine yaptığı yatırım yüzde 32 artarak 1,9 milyar dolara yükseldi.

Bilgi üretimi ve üniversiteler: İsrail’e akademi desteği

İsrail’deki üniversitelerin Filistinlilere karşı sürdürülen soykırımda tarihin çarpıtılması, işgalin meşrulaştırılması gibi bir işlev üstlenirken, İsrail’in savaş makinesine ve askeri teknolojisine sunduğpu destek de gözler önüne serilirken, özellikle ABD ve Avrupa’daki birçok üniversite de raporda İsrail’le işbirlikleriyle yer aldı. Bunlardan başlıcaları Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), Münih Teknik Üniversitesi, Edinburgh Üniversitesi oldu.

‘Sömürgeci çabalar ve soykırımlar şirketler tarafından yönlendirilmiştir’

Raporda, "sömürgeci çabalar ve bunlarla ilişkili soykırımlar tarihsel olarak kurumsal sektör (şirketler) tarafından yönlendirilmiş ve mümkün kılınmıştır" denildi. Ticari çıkarların yerli halkların topraklarında mülksüzleştirilmelerine katkıda bulunduğuna işaret ettiği raporunda Albanese bunun “sömürgeci ırksal kapitalizm” olarak bilindiğini kaydetti.

Albanese “Aynı şey İsrail’in Filistin topraklarını sömürgeleştirmesi için de geçerlidir” ifadelerini kullandı.

'Şirketler soykırım suçundan sorumlu tutulabilir'

İsrail'in Ekim 2023'te Gazze'ye savaş açmasından bu yana, "daha önce işgal ekonomisi içinde Filistinlilerin ortadan kaldırılmasını ve silinmesini mümkün kılan ve bundan kâr sağlayan kurumların, geri çekilmek yerine artık soykırım ekonomisine dahil oldukları”nı belirten Albanese şirketlerin ve yetkililerinin soykırım suçundan sorumlu tutulabileceğini belirtti.

Kurumsal varlıkların (şirketler), doğrudan eylem yoluyla veya iş ortaklıklarında insan haklarını ihlal etmekten kaçınmakla yükümlü olduklarını kaydeden Albanese bunu sağlamakla sorumlu olanın birincil olarak devletler olduğunu ancak uluslararası hukuka uygun hareket etmemenin şirketler ve yöneticileri için de devletler gibi uluslararası mahkemelerde cezai sorumluluğa yol açabileceğini belirtti.

BM Raportörü Albanese, Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in Batı Şeria’da ve Doğu Kudüs’teki işgalini “saldırganlık eylemi” olarak nitelendiğini de hatırlatarak sonuç olarak işgali destekleyen ve sürdürmeye yol açan her işlemin Roma Statüsü uyarınca uluslararası bir suça ortak olma anlamına gelebileceğini ifade etti.

Francesca Albanese raporunda “Devletler yardım veya destek sağlamamalı, ekonomik veya ticari işlemlere girmemeli, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında yarattığı yasadışı durumu sürdürmeye yardımcı olacak ticaret veya yatırım ilişkilerini önlemek için adımlar atmalıdır” dedi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.