Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tartışma devam ediyor, karşılıklı açıklamalar geliyor: Demirtaş 'Spekülasyon', Arınç 'Çarpıtma yok' dedi

Bülent Arınç'ın, Edirne Cezaevi'nde Selahattin Demirtaş'ı ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklama üzerine başlayan tartışma devam ediyor. Demirtaş kendi belirttikleri dışında her şeyin yakıştırma, yorum ve spekülasyon olduğunu savundu, Arıç ise "Aktardığım hiçbir cümlede ‘çarpıtma’ ya da ‘uydurma’ yoktur" dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 20.11.2025 , 21:10

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, geçtiğimiz günlerde Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı ziyaret etmiş ve Demirtaş'ın AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek istediğini öne sürmüştü.

Demirtaş ise bizzat kaleme aldığı mektupla iddiaları yalanlamış, "İyi niyetle dahi olsa hiç kimsenin benim adıma konuşma yetkisi yoktur" demişti.

İkili arasında başlayan tartışma, yapılan karşılıklı açıklamalarla devam ediyor.

Demirtaş söz konusu mektubun üzerine bir açıklama daha yaptı. İmralı sürecini desteklediğini belirten Demirtaş, PKK lideri Abdullah Öcalan'la arasında rekabet, ayrılık veya çatışma olmadığını savundu. Demirtaş, başka bir parti kuracağına veya başka bir partiye geçeceğine yönelik yorumları da "spekülasyon" olarak nitelendirdi.

Demirtaş'ın ardından bir açıklama da Arınç'tan geldi. Aktardığı hiçbir cümlede "çarpıtma" olmadığını savundu, "Bugün yaptığı açıklamanın nedenini ve hangi kesimler tarafından rahatsızlık duyularak bu açıklamanın gerekliliğine ikna edilebildiğini anlayacak kadar siyasi tecrübem var" dedi.

'İsmim üzerinden yapılan tartışmalar süreci de etkiliyor'

"Odak, Barış Süreci Olmalı" başlıklı yazısında İmralı sürecine işaret eden Demirtaş, "Dışarıda son derece kritik, hassas ve önemli bir süreç yürütülürken en son istediğim şey, benim gündemin başına oturtulmamdır. Şu günlerde acil ve barışın önünü açacak bir gelişme beklenirken yani Meclis Komisyonunun İmralı Adasına gidişi tartışılırken gündemin başka yere kaydırılması çok da uygun olmaz" ifadelerini kullandı.

Kendi ismi üzerinden yapılan tartışmaların ve yakıştırmaların süreci dolaylı ve doğrudan süreci etkilediğini savunan Demirtaş, "Bu nedenle, birkaç konuya net olarak açıklık kazandırmamın iyi olacağı düşüncesiyle bu yazıyı kaleme alıyorum. Umarım tüm spekülasyonlar ve gereksiz tartışmalar bu vesileyle son bulur" diye yazdı.

Demirtaş'ın açıklaması şu dört maddeden oluştu:

'Öcalan ile aramızda bir rekabetin, ayrılığın ya da çatışmanın sözü bile edilemez'

"1- Sayın Öcalan’ın inisiyatif aldığı, Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Bahçeli’nin de büyük cesaretle sahiplendikleri, Sayın Özel başta olmak üzere muhalefetin de güçlü bir şekilde desteklediği barış girişimlerinin içindeyim, yanındayım, arkasındayım. Bu konuda Sayın Öcalan ile aramızda bir rekabetin, ayrılığın ya da çatışmanın sözü bile edilemez.

Sayın Öcalan’ın rolü, misyonu ve tarihi sorumluluğu son derece önemlidir ve bunları ancak kendisi yerine getirebilir, ben dahil bir başkası değil. Benim demokratik siyasetteki rolüm ve misyonum da barış çabalarını destekleyecek ve tamamlayacak niteliktedir. Bunu da benim dışımda ve benim adıma kimsenin yerine getirme şansı yoktur.

Bununla birlikte, İmralı ile Edirne koşullarında bu misyonu sağlıklı bir şekilde tamamlama imkanımız yoktur. Bu da bir gerçektir; dayatma, pazarlık veya koşul değildir. Umarım Meclis Komisyonu İmralı’ya gider ve ne demek istediğimi yerinde görür, gözlemler, ilk ağızdan tüm gerçekleri dinler.

'Kimseye karşı kinim de nefretim de yoktur'

2- Benim kimseye karşı kinim de nefretim de yoktur; öyle bir lüksüm de yoktur. Ola ki bir gün özgür koşullara kavuşursam ve kendileri de kabul ederlerse Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Sayın Özgür Özel, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Ali Babacan, Sayın Ahmet Davutoğlu, Sayın Fatih Erbakan, Sayın Erkan Baş, Sayın Mahmut Arıkan, Sayın Müsavat Dervişoğlu dahil olmak üzere tüm siyasi aktörlerle yüz yüze görüşmeyi, varsa öneri ve eleştirilerini dinlemeyi, kendi görüşlerimi ve ülkenin geleceği yararına düşüncelerimi samimiyetle paylaşmak isterim.

Bunu da hiçbir siyasi ikbal, koltuk, makam, mevki hesabına girmeden içtenlikle yaparım. Eğer Sayın Cumhurbaşkanı demokratik reformlarla yeni bir sayfa açmayı ve ülkeyi bambaşka sosyal ve ekonomik koşullara taşımayı hedefleyen bir politikayı hayata geçirmeyi ciddiyetle ortaya koyarsa tıpkı barış sürecini koşulsuz desteklediğim gibi bunu da tereddütsüz desteklerim.

'Benim evim, yuvam DEM Parti’dir'

3- Ben siyasete Demokratik Toplum Partisi DTP’de girdim ve siyasi geleneğimizin bugünkü temsilcisi DEM Parti benim tek partimdir. Bir gün siyasette olma zorunluluğum ortaya çıksa bile benim evim, yuvam DEM Parti’dir. Başka parti kuracağıma, başka partiye geçeceğime yönelik her yorum sadece spekülasyondur.

4- Siyasi mücadele sadece siyasi partilerin çatısı altında yürütülmez. Yaşamın her alanı politiktir ve mücadele zeminidir. Aktif siyasette olmasam bile aktif mücadelenin her zaman içinde olmaya devam ediyorum, edeceğim."

'Belirttiklerim dışında her şey yakıştırmadır, yorumdur, spekülasyondur'

Demirtaş kendi belirttikleri dışında her şeyin yakıştırma, yorum ve spekülasyon olduğunu vurguladı. Açıklamasını şöyle noktaladı:

Önce barışı, sonra adaleti, eşitliği ve kardeşliği hep birlikte sabırla, adım adım inşa edeceğiz. Umutsuzluğa, karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Mutlaka başaracağız. Şimdi gözümüz kulağımız, Meclis Komisyonunun alacağı cesur ve tarihi kararda olacak.

'Aktardığım hiçbir cümlede çarpıtma yoktur'

Bunun üzerine Bülent Arınç da sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.

Demirtaş'la yaptığı görüşme sonrasında "samimi bir şekilde" izlenimlerini ve anekdotlarını paylaştığını savunan Arınç, "Çok net bir şekilde söylemek isterim ki aktardığım hiçbir cümlede ‘çarpıtma’ ya da ‘uydurma’ yoktur. İfadelerin doğruluğunun da arkasındayım" dedi. Ayrıca Arınç, görüşme içeriğinin gizli kalmasına dair Demirtaş'la aralarında herhangi bir konuşma geçmediğini belirtti. 

Kendi sözlerine karşı Demirtaş'ın kullandığı "çarpıtma" ve "uydurma" ifadelerini kabul etmesinin mümkün olmadığını ifade eden Arınç, "50 yıla yaklaşan siyasi hayatımda böyle bir şey vaki değildir; buna halel gelmesine müsaade edemem" iddiasında bulundu.

"Bugün yaptığı açıklamanın nedenini ve hangi kesimler tarafından rahatsızlık duyularak bu açıklamanın gerekliliğine ikna edilebildiğini anlayacak kadar siyasi tecrübem var. Onlar için çok üzgünüm…" diyen Arınç, açıklamasına şöyle devam etti:

Kendisinin tutukluluğu hakkındaki düşüncelerimi bugüne kadar siyasi atmosferden bağımsız olarak bir hukukçu gözüyle her daim ifade ettim. Sayın Demirtaş’ın içerisinde bulunduğu şartları çok iyi anlıyorum; bu yüzden de zaten ziyaretine gittim. Bir insanın ömründen bu şekilde 9 yılın alınmış olmasını bir türlü anlayamıyorum. Sayın Demirtaş da farkına varmalı ki bugün biçare iyi niyetliler ile maksatlı kötülerin arasında kalmış bulunuyoruz. Kendisinin içinde bulunduğu şartlardan kurtulması için iyilerin biraz daha güçlü olması lazım. Vicdanın, adaletin ve merhametin bugün çok daha konuşulur olması ve kalplerde yer etmesi lazım. Kin ve intikam duygularının atılıp onun yerine insanı, insan olarak kabul etmek, kul hakkını düşünmek ve ahirette hesap vermeyi akla getirmek lazım. Ben bunun için çalışıyorum.

Kamuoyuyla paylaştığı fikirlerinden dolayı Demirtaş'a "kızmadığını" ancak "kırıldığını" aktaran Arınç, açıklamasını "Kendisinin tutukluluğu hakkındaki düşüncelerim hala aynıdır. İnşallah en yakın zamanda ailesine ve sevdiklerine kavuşur" diyerek sonlandırdı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.