Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Tarikat ve cemaatler toplumun tüm yaşam alanlarına saldıran organizmalar'

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, 'Tarikat ve cemaatler, toplumun bütün yaşam alanlarına saldıran organizmalar' dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 13.12.2022 , 23:20 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Halktv'de Şule Aydın'ın sunduğu, Timur Soykan ve Murat Ağırel'in katıldığı programa konuk oldu.

Okuyan, İsmailağa Cemaati'nde 6 yaşında bir çocuğun istismar edilmesi sonrası başlayan tarikat-cemaat tartışmasına dair şu değerlendirmeyi yaptı:

"Çok üzücü, asla kanıksanmaması gereken ama aynı zamanda şaşırmadığımız bir tablo. Tarikat ve cemaatler, toplumun bütün yaşam alanlarına saldıran organizmalar. Çocuklara yönelik işlenen suçlar olmasa dahi topluma karşı işlenen diğer suçları konuşmamız gerekiyor. Hiçbir denetim olmaksızın kutsallığın ardında sığınarak topluma saldırıyorlar. 

Burada çok kapsamlı bir mesele var, ekonomiden kültüre çok boyutlu bir meseleyle karşı karşıyayız. Bu mesele kökten halledilmeli bize göre. İnanç özgürlüğünün arkasına sığınıyorlar, toplumsal hayata, eğitime, sağlığa müdahale ediyorlar. Hiçbir kaydı olmadan yine kutsallığın ardına sığınarak çok ciddi bir ekonomiyi döndürüyorlar. Kutsallığın arkasına sığınıyorlar, denetlenemiyorlar.

O yüzden din siyasetin dışına çıkmalı, kutsal olan hiçbir şey denetlenemez. O kutsallığın arkasına sığınıp her şey oluyor, en uç örneği çocuklara karşı işlenen suçlar.

Laik cumhuriyet yıkıldı, laiklik yeniden tesis edilmeli. Türkiye'de cumhuriyet de yeniden tesis edilmeli, çünkü ortadan kaldırıldı. Laikliğin ortadan kaldırılığı bir ülkede muhalefet de mış gibi yaparak bu tabloyu meşrulaştırdı. Laiklik tehlikede değil denildi, muhafazakarları ürkütüyorsunuz dediler. Neden ürkütüyoruz, tarikatlar dağıtılsın, imam hatipler kapatılsın dediğimiz için. Bu tabloda muhalefet iktidardan daha suçlu, iktidar zaten böyle yönetmek istiyor, muhalefet ise tehlike yok, ürkütmeyin insanları diyerek bu tabloyu meşru hale getiriyor.

Bu mesele taviz verilerek yürüyemez. TKP'nin inanç hürriyetiyle hiçbir derdi yok, niye olsun. Laiklik meselesinde taviz veremeyeceğimiz kırmızı çizgiler var. Laikliğin tek bir tarifi var, din siyaset alanının dışına çıkarılır. Kamusal hayatın her alanında din var, dokunup denetleyemiyorsunuz tarikatları. Yurt, okul açıyorlar, Sağlık Bakanlığı'nda hastaneleri paylaşıyorlar. Laikliğin temel ilkelerinden taviz vermeme çağrısı yaptık. Eğitimde imam hatipler, zorunlu din dersleri, kimlik bilgisinde din hanesi... Bunlar önemsiz değil, topluma şekil verme adımlarıydı.

Laikler ürkeceğine muhafazakarlar ürksün biraz da. İktidardalar, hiçbir sınırlama yok. Laikliğin, kamuculuğun, bağımsızlığın, cumhuriyetçilik fikrinin elden gittiği bir ülkeyi nasıl ayağa kaldıracağız. Osmanlı'yı eleştirmek suç haline getiriliyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.