Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Taliban'ı eleştiren Kalın destekledikleri tarikatları unuttu

İbrahim Kalın, Taliban'ın kadınların üniversiteye gitmesini yasaklaması için 'dinde yeri yok' dedi. İktidarın desteklediği tarikatlar da kadınların okula gitmesine kimi zaman açıktan karşı çıkıyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 21.12.2022 , 14:14 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Afganistan'da 15 Ağustos 2021'de yönetimi ele geçiren cihatçı Taliban, kadınların üniversiteye gitmesini yasakladı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, kararı “İslam’ın ruhuna aykırı bir karar. Bu yasağın dinde yeri yok” diyerek değerlendirdi.

Bu tüvit fetvası, son yıllarda moda olduğu üzere, her irkiltici gerici adımın arkasından “gerçek İslam bu değil” feryadının saray diplomasisi dilindeki karşılığı. Oysa herkes biliyor ki kadınların okula gönderilmemesinin dinde yeri var. Türkiye’deki uygulamalarını saraydan baktığı için gericiliğin derinliğini sezemeyen İbrahim Kalın için derledik. 

'Kadınlar otursun evlerinde'

2022 yılı Eylül’ünde kadınların üniversiteye gitmesini hedef alan bir imam kadınlar için üniversite okumanın haram olduğunu söyleyerek bu fetvasını “Fatih Sultan Mehmet'in annesi de üniversite okumadı” diyerek gerekçelendirdi. 

İmamın yayınladığı videoda, “Kadınların, hanımların pantolon giymesi haramdır. Hanımın ne işi var üniversitede. Doğru söylüyor ne işi var, otursun evinde. İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Muhammed Han’ın anası hiçbir üniversite bitirmedi. ODTÜ, Bilkent, Harvard, bunların hiçbir tanesini bitirmedi. Ama o ana bir kere Fatih’ini 7 yaşında bir hocaya teslim etti. Orada da terbiye aldı” deniyor. 

Bu örnek, arada bir nükseden, münferit, sapkın imam vakası değil. “Cübbeli Ahmet” adıyla ünlü İsmalağa şeyhi Ahmet Mahmut Ünlü ve İmam Halil Konakcı da aynı şekilde kadınları hedef almıştı. Ünlü, “Müslüman kadına, İslam'ın dışı bir dinden kadın aynı yabancı erkek hükmündedir. Müslüman kadın, kafire kadınların yanında da erkek varmış gibi oturacak” derken, Halil Konakcı ise “Sokaklar kasap dükkânı gibi. Et görmekten içimiz dışımıza çıkıyor artık” ifadelerini kullanmıştı.

Mahmut Hoca kadın görmeye dayanamıyor 

Haziran ayında ölen ve neredeyse devlet töreniyle gömülen İsmaliağa Tarikatı ulusu Mahmut Ustaosmanoğlu kadın görmeye dayanamıyordu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından kanaat önderi kabul edilen “Mahmut Hoca” “kızlar katiyen okula gitmez” sözleriyle biliniyordu. 

Bu nefreti o kadar derindi ki, cami imamlığından cemaat “şeyhliğine” yükselen ve başta İstanbul Fatih olmak üzere yurt çapında çok sayıda müridi olan Mahmut Ustaosmaoğlu'nun cenazesine kadınların gitmemesi uyarısı yapılmıştı. Ustaosmanoğlu'nun sözlerine bakılınca sadece cenaze değil bütün sosyal hayat, sokağa çıkmak, alışverişe gitmek, okula gitmek, arabaya binmek bile kadınlara göre değildi. Önderin kanaati buydu. 

“Mahmud Efendi Hazretleri’nden Duyulan Hikmetli Sözler” isimli kitapta Sarayın kanat önderi Ustaosmanoğlu’nun kadınlara yönelik sözleri şöyle.

-Ben kadınların dükkân açmasını asla helal görmüyorum

-Çok acayip bir zamandayız. İki karı almak çok zor, çok zor!

-Kadından memur olmaz. Kadınlar mektebe gitmez. Duymadık demeyin!

-Kadın sokakta gezecek bir şey değildir, erkeğe gözükecek bir şey değildir.

-Ey kadınlar! Altınlarınızı öttürmeyin, erkeklerin nefsi uyanır.

-Kadınlar okullardan, dairelerden çekilmelidir, 104 kitaptan biri bile fetva vermez kadınların çalışacağına dair. Kız çocuğunun orta mektepte, lisede işi yoktur. Beni İsrail’in ilk yıkılışı kadınlar yüzünden oldu. Kadınların vazifesi; ev işleri yapmak, efendisine itaat etmek ve millete, memlekete hayırlı evlat, asker yetiştirmek. Budur kadının vazifesi başka yok!

-Zaruret olmadan kadınlar alışverişe çıkıyorlar, direksiz kubbeleri yıkacak bunlar!

-Efendisi vefat etmiş bir hanımın nafakası temin ediliyorsa dört ay on gün evinden dışarı çıkamaz. Hatta bulunduğu apartman dairesinin üst katına ya da yan dairesine dahi gidemez…

-Bir baldız eniştesine gözükmemelidir. Beraber bir sofrada yemek yememelidir. Yalnız olarak bir yolda yürümemelidir.

Bu fetvalar uyarınca tarikatı da kadınların evden çıkmaması gerektiğine inandığı için sahip olduğu sermayenin çok büyük bir kısmını, okula alternatif olarak kurguladığı yatılı kuran kurslarını finanse etmek için kullanıyor. Tarikat gettolardaki mahalle sohbetlerinde ikna ettiği kadınların çocuklarını daha 3-5 yaşlarındayken sübyan kurslarına alıyor, çocuklar okul çağı geldiğinde de “biz okuldaki eğitimin aynısını veririz, ilimde çok ilerledi alıp çocuğun ahiretini karartmayın” diyerek okullaşmalarına engel oluyor. Bu işlerinde en büyük desteği de İbrahim Kalın’ın sözcülüğünü yaptığı iktidardan alıyor. 

Menzilciler taktik olarak 'okula evet' dedi

Nakşibendiliğin Menzil kolu ise bu konuda “liberal” bir tutum takındı. Menzil de kadınların okumasına karşıydı ama kadınların üniversite eğitimine rağbet gösterdiğini ve okula gidenlerin tarikata bağlılığının devam ettiğini görünce öğrenci istihdam etmek üzere ev, yurt türevi girişimlerle öğrencileri finanse etmeye başladı. Bu girişim kaybettiği genç popülasyonu maddi minnetle geri kazanmak içindi. Türkiye'deki üniversitelerde bir anda başörtülü öğrenci sayısında patlama yaşanmasının bir nedeninin de bu tutum olduğu iddia ediliyor.

Araştırmalara göre, Türkiye’de bir milyonu aşkın çocuk tarikatların elinde. Bu çocukların çoğunluğu yoksul ailelerden geliyor. Kalabalık ailesinin karnını zar zor doyuran ebeveynler çocuklarını tarikata verince, bir boğaz eksiltmiş oluyor.

Tarikatlar İstanbul Sözleşmesi konusunda yaygara koparıyorlar ama kadınlarla neredeyse hiçbir temasları yok. Battaniyeden tahrik olan ve bu konuda fetva veren şeyhler var. Haliyle bu tarikatlar için kadınlar kapatılması, görünmez kılınması gereken ikinci tür varlıklar. 

En az eğitim oranı İslam ülkelerinde

Bu durum sadece Taliban’ın işgal ettiği Afganistan’da değil bütün İslam ülkelerinde geçerli. İslam İşbirliği Teşkilatı 2013 yılında eğitime kısıtlı erişimin, kız çocukları ve kadınların karşılaştığı zorluklar arasında yer aldığını açıkladı. UNICEF’e göre, kadınların ilköğretime kayıt oranlarının yüzde 60'ın altında olduğu 24 ülkeden 17'si İslam ülkeleri. Birçok İslam ülkesinde yetişkin nüfusun yarısından fazlası okuma yazma bilmiyor ve bu oran kadınlar arasında yüzde 70'e ulaşıyor. UNESCO, yetişkin kadınlar arasında okuryazarlık oranının Fas, Yemen, Bangladeş, Pakistan, Nijer, Mali, Gambiya, Gine, Gine-Bissau ve Çad gibi bir dizi ülkede yüzde 50 veya daha düşük olduğunu tahmin ediyor. 

Dünya Ekonomik Forumu 2012 yıllık cinsiyet farkı araştırması, toplam 135 ülkeden en kötü performans gösterenlerin aşağıdaki İslam İş birliği Teşkilatı üyeleri olduğunu ortaya koyuyor: Cezayir, Ürdün, Lübnan, Türkiye, Umman, Mısır, İran, Mali, Fas, Fildişi Sahili, Suudi Arabistan, Suriye, Çad, Pakistan ve Yemen.

Türkiye’de 2 milyon 877 bin kadın okuma yazma bilmiyor. 3 milyon 85 bin kadın ise herhangi bir diplomaya sahip değil. Kadınlarda işgücüne katılım yüzde 30, işsizlik ise yüzde 15 seviyesinde.

Kadınların iş yaşamında ciddi ayrımcılığa uğradığı Türkiye, The Economist’in çalışma hayatı içinde kadın erkek eşitliğini içeren indeksinde, 29 OECD ülkesi içinde sondan üçüncü sırada yer alıyor.

ÖSO ve IŞİD zihniyeti kadınları siliyor

Taliban zihniyetinin İslam’da bir marjinal görüş olmadığını gösteren başka işaretler var. Bu işaretler Suriye’nin islamcı örgütler tarafından işgalinden sonra ortaya çıktı. Örneğin Rakka'da cihatçı militanlar bir bildirileriyle kadınların sandalyeye oturmasını yasakladı. Bunun sebebi sandalyenin Arapçada eril kökten gelmesiydi.

Rakka’da yayımlanan bildiride şöyle deniyordu: 

1- Kadınlar, yanlarında yakın akrabaları olmadan tek başlarına sokaklarda dolaşmaz, makyaj kullanamaz ve provokatif olarak sallana sallana yürüyemez. 

2- Türü ne olursa olsun, mağazalarda satılan malların ambalajlarında kadın resimleri kullanılamaz. Var olanlar da sökülecektir. 

3- Sokaklarda eşi ile birlikte dolaşan kadınlar; onun yanında değil, arkasından gelecektir. 

4- Genç kızlar ve kadınlar dar kot pantolon ve kazakla dolaşamaz, onların yerine her taraflarını örtecek Islami kıyafetler giyeceklerdir. 

5- İçki, sigara ve nargile yasaktır. Uymayanlar kırbaçlanacaklar. Tekrarlanması durumunda, baş ve orta parmaklar kesilecektir.

6- Erkek berberler kapatılacak ve erkekler saçlarını kısaltmayacaklar. 

7- Vitrinlerde kadın iç çamaşırları sergilenmeyecek ve kadınların alışveriş yaptığı yerlerde erkekler çalışmayacaktır. Benzer şekilde, kadın terzilerde erkekler bulunmayacaktır. 

8- Kadın kuaförlerinin vitrinlerinde herhangi bir tanıtım levhası ve kadın fotoğraftan aşılmayacaktır. 

9- Kadınlar, kadın doğum uzmanı erkek doktorlara gitmeyecektir. 

10- Genç erkekler saçlarına batı türü model vermeyecek, düşük bel kot pantolon giyemeyecektir. 

11- Hırsızların eli kesilecektir.

12- Kadınlar kamuya açık yerlerde sandalyeye oturmayacaktır. 

Bunlar sadece IŞİD militanları için değil El Nusra ve İbrahim Kalın’ın çok yakından bilebileceği gibi ÖSO için de birer islami kuraldı. 

Suudi Arabistan pek modern kaldı

Bu şeriat tarifi karşısında uzun yıllardır şeriat denince akla gelen Suudi Arabistan pek modern kaldı. Suudiler kadınlara yönelik kuralları gevşetmeye çalışıyor. Kadınların en yüksek okullaşma oranı da Suudilerde. Ama ördükleri karanlık o kadar koyu ki, bir dolu çağdışı uygulama orada da devam ediyor. 

Suudi Arabistan'da kadınların sokakta yanlarında erkek olmadan yürümesi zor. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz el Suud, yayınladığı bir kararname ile kadınların araba sürmesine izin verdi ve böylece dünyada kadınların araba kullanmasının yasak olduğu bir ülke kalmadı. Fakat Haziran 2018'de yürürlüğe girmesi beklenen bu değişikliğe rağmen bu şeriatla yönetilen ülkede kadınların yapmasına izin verilmeyen pek çok şey daha bulunuyor. Kadınların hayatın günlük akışındaki birçok faaliyet için erkeklerden izin alması gerekiyor. Bunlar arasında pasaport almak, yurtdışına seyahat etmek, evlenmek, banka hesabı açmak, bazı alanlarda şirket kurmak, isteğe bağlı ameliyat yaptırmak, hapishaneden çıkmak gibi şeyler bulunuyor.

Dünya Ekonomik Forumu'nun 2016 Cinsiyet Uçurumu Endeksi'nde Suudi Arabistan yalnızca, savaş yaşayan Suriye ve Yemen'den daha iyi not aldı. Kadınlar yargı sisteminde de ayrımcılığa maruz kalıyor. Ülkede bir erkeğin şahitliği iki kadının şahitliğine denk tutuluyor. Boşanma durumunda kadınların, yedi yaşından büyük oğullarının ve dokuz yaşından büyük kızlarının velayetini almaları da çok zor. 

Suudi kadınların yapamadığı bir diğer şey de abaya denilen çarşafı giymeden evlerinden çıkabilmek. 

Kadınların dışarda çarşaf giymemesinin tek yolu, alışveriş merkezlerinin kadınlara ayrılan katları gibi yalnızca kadınların bulunduğu alanlara gitmeleri. Kadınlar buralarda çarşaflarını çıkarma hakkına sahip.

Bütün bu yasak ve uygulamaların gericiliğin alameti farikası olduğu biliniyor. Taliban’ın kadınlara üniversiteyi yasaklaması da bunlara dahil. AKP döneminde artan gericileşme ve yine iktidar tarafından desteklenen tarikatlar, laikliğin ortadan kalkmasına neden olurken, aynı süreç kadınların okullaşmasını da engelleyen bir karanlık tablo yaratıyor. İbrahim Kalın’ın Afganistan’a değil AKP iktidarında tarikatların güçlenip cirit atar hale geldiği Türkiye’ye bakması gerekiyor. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.