Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Suriye’ye cihatçıların nasıl sokulduğunu açıklamaya hazırım' demişti: Eski MİT’çi Sığırcıkoğlu iddianamesinde gizlilik talebi

MİT üyesi olduğu dönemde, Suriye'de katliamlar yapıp Türkiye'ye kaçan ÖSO komutanlarını Suriye'ye teslim eden Önder Sığırcıkoğlu hakkında düzenlenen iddianamede davanın "devlet sırrı içeren niteliği gereği" duruşmaların kapalı yapılması istendi. Sığırcıkoğlu hakkında casusluk suçlamalarıyla müebbet ve 35 yıl hapis cezaları talep edildi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 04.06.2026 , 16:35

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


Geçen Mart ayı sonunda MİT’in Suriye’de HTŞ yönetimi istihbaratıyla ortak düzenlediği operasyon sonucu Suriye-Lübnan sınırında yakalanıp Türkiye’ye getirilen eski MİT ajanı Önder Sığırcıkoğlu hakkında casusluk iddianamesi düzenlendi.

12 yıl firarilikten sonra yakalanıp Türkiye’ye getirilen eski MİT’çi Sığırcıkoğlu hakkında "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından iddianame hazırlandı. Sığırcıkoğlu'na müebbet ve 35 yıl hapis istendi.

Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan iddianamede, Önder Sığırcıkoğlu'nun, geçmiş dönemde MİT'teki görevinden dolayı tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmuş ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esad iktidarına teslim edilmesi eylemini planladığı ve hayata geçirilmesini sağladığı anlatıldı.

Sığırcıkoğlu bu eylemleri nedeniyle 2012'de Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucunda "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve bu karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nce onanmıştı.

İddianameden: 2014-2024 arası Suriye ve Rus istihbaratına MİT hakkında bilgi verdi

2014'te Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilişi sırasında Sığırcıkoğlu firar etmişti.

İddianamede sanığın firar ettiği 2014 ile 2024 yılları arasında Esad yönetiminin “himayesinde” Suriye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadığı ve bu sürede Suriye ve Rusya istihbarat servislerine MİT hakkında bilgiler ilettiği öne sürüldü.

Sanığın 2014-2016 yılları arasında THKP-C/Acilciler örgütü lideri Mihraç Ural ve Reyhanlı'daki terör saldırısının 2018'de yakalanan faili Yusuf Nazik ile birlikte hareket ettiği öne sürülen iddianamede o dönem basına verdiği mülakatlar da “Türkiye aleyhine kara propaganda çalışması” diye nitelendi.

Suriye politikasına yönelik itiraflar için 'kara propaganda' denildi 

İddianameye “Türkiye aleyhine kara propaganda çalışması yürüttüğü” ifadeleriyle giren Sığırcıkoğlu’nun itirafları ve AKP’nin Suriye politikasına yönelik eleştirilerine soL’da da yer vermiştik.

Eski MİT görevlisi Sığırcıkoğlu cihatçı çete komutanları için “Çalıştığım kurumun bu katillere bu kadar önem vermesi, sıcak davranması ve itibar etmesi beni çok çok olumsuz etkiliyordu. Onlarca yıllık dostluğumuz olduğu komşu ülkemizde cinayetler işleyenler, katliamlar yapanlarla ilişkiye geçiyor, operasyonel telefonlar veriyor ve barınıp, kollanmalarını, Suriye’ye tekrar gidip gelmelerine olanak yaratıyorduk” diyordu.

“Suriye’ye cihatçı adı altında katillerin nereden ve nasıl sokulduğunu, silahların nasıl taşındığını ve yetkililerin bu konuda kendilerine ne talimatlar verdiğini detaylarıyla açıklamaya hazır olduğunu” söyleyen Sığırcıkoğlu, Suriyeli albayı AKP iktidarının politikalarına katılmadığı için kaçırdığını söylemiş ve para karşılığı bu işi yaptığı iddialarını reddetmişti.

1993-2021 yılları arasında MİT'te çalıştı, Hatay'da sığınmacı kampında görevlendirildi

Şimdi hakkında hazırlanan iddianamede Sığırcıkoğlu'nun 2024 Aralık ayında Esad iktidarının devrilmesinin ardından önce Lübnan'a, ardından Rusya'ya kaçtığı, bir süre Rusya'da yaşadıktan sonra Lübnan'a geri döndüğü ve Suriye-Lübnan sınırında MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandığı kaydedildi.

AA’nın aktardığına göre sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı istihbarat servislerine aktardığı belirtilen iddianamede, şu ifadeler yer aldı:

- Sığırcıkoğlu’nun 1993'te MİT bünyesinde göreve başladığı, 2012 tarihine kadar bu kurumda çalıştığı, Suriye iç savaşının çıkmasının ardından Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildiği anlaşılmıştır. Sanığın, görevinin sağladığı kolaylıkla topladığı ve devletin menfaatleri gereği gizli kalması gereken Esed rejimi muhalifi sığınmacıların bilgilerini, kurum çalışmalarını ve MİT raporlarını rejim istihbaratına aktarmaya başladığı belirlenmiştir.
- Suriyeli bir aşiret lideriyle yaptığı görüşmeyi sesli ve görüntülü kayıt alabilen bir kalem vasıtasıyla kaydederek Suriye istihbaratına ulaştıran sanığın, görevi gereği irtibat kurduğu ÖSO komutanlarından Harmoush ve Kassoum'un 2011'de Hatay'dan kaçırılarak Suriye rejimine teslim edilmesini sağladığı tespit edilmiştir.
- Türkiye’nin uluslararası pozisyonuna aykırı olan bu eylemle rejimin muhaliflere karşı güç gösterisi yapmasına ve sığınmacılar üzerinde psikolojik baskı oluşmasına sebebiyet veren şüphelinin, bu olay nedeniyle aldığı mahkumiyet kararının infazı sürerken, 2014'te açık cezaevine teslim olmak için verilen yol iznini fırsat bilerek Suriye'ye kaçtığı ve orada rejim istihbaratı tarafından karşılandığı saptanmıştır."

Sığırcıkoğlu'nun Suriye'ye kaçmasının ardından Esad yönetiminin "kendisine tahsis ettiği imkanlarla" Suriye'nin çeşitli yerlerinde istihbarat elemanı olarak faaliyet yürüttüğü ileri sürülen iddianamede, "sanığın MİT hakkında gizli kalması gereken çeşitli bilgiler verdiği ve rejime bağlılığını ispatlamak amacıyla bir gazeteciye verdiği röportajda bazı MİT personelinin isimlerini açıkladığı" iddia edildi.

İddianamede, şu ifadelere yer verildi:

Sanığın 2014-2024 yılları arasında dönemin Suriye istihbaratı ve Rus istihbarat servisleriyle birlikte hareket ederek MİT ve faaliyetleri hakkındaki devlet sırrı niteliğindeki bilgileri paylaşmaya devam ettiği belirlenmiştir. 2024 Aralık ayı itibarıyla Suriye'deki rejimin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, akabinde Rusya'ya kaçan ve bir süre Rusya'da yaşayan şüphelinin, daha sonra geri döndüğü Suriye ülkesinde yakalanarak ülkemize getirildiği anlaşılmıştır."

'Dava devlet sırrı içeriyor, duruşmalar kapalı oturumlarla yürütülsün' talebi

Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, sanığın "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından müebbet ile 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Savcılık, ayrıca davanın devlet sırrı içeren niteliği gereği duruşmaların kapalı oturumlarla yürütülmesini istedi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.