Sayfa yolu
Suriye’nin güneyinde çatışmalar yeniden başladı: İsrail’den HTŞ güçlerine 48 saatlik izin
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 18.07.2025 , 18:02 Güncelleme Tarihi: 19.07.2025 , 07:13
Suriye’nin güneyinde Dürziler ile Bedevi Arap aşiretleri arasında geçen Pazar günü bir Dürzi tüccarın kaçırılmasının ardından başlayan çatışmalar Suriye’de iktidardaki HTŞ’nin askeri birliklerinin bölgeye müdahalesiyle tırmanmıştı. Dürzi gruplar HTŞ güçlerinin ev baskınlarında sivilleri katlettiğini söylemişti.
İsrail’in saldırı altındaki Dürzileri koruma bahanesiyle Suriye’nin başkenti Şam’da Savunma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı binası çevresine hava saldırıları başta olmak üzere yaptığı müdahalenin ardından önceki gece ABD destekli bir ateşkese varılmış ve HTŞ güçleri Süveyda’dan çekilmişti.
Türkiye ve Arap ülkelerinin de aracısı olduğu kırılgan ateşkes dün akşam saatlerinde yeniden başlayan çatışmalarla sona erdi.
Suriye’de HTŞ lideri Ahmed Şara dün yaptığı açıklamada Süveyda’nın iç güvenliğini Dürzi ileri gelenlerinin ve şeyhlerinin koruyacağını açıklamıştı. HTŞ güçleri kentten çekilmişti.
Ancak akşam saatlerinde bölgede çatışmalar yeniden başladı. SANA’nın iddiasına göre çatışmalar silahlı Dürzi grupların bölgedeki Bedevi Arap aşiretlere yönelik "misilleme" saldırılarıyla tırmandı. Çok sayıda Bedevi ailenin de bölgeyi terk ettiği belirtildi.
Süveyda dışındaki bölgelerden cihatçı çeteler konvoylar halinde bölgeye doğru yeniden yola çıkarken İsrail gece saatlerinde Süveyda’ya giden konvoyları hava saldırısıyla hedef aldı.
Çatışmalar Süveyda'nın batısında yoğunlaştı
Çatışmalar bugün Süveyda’nın batısında yoğunlaşırken ülkenin farklı kentlerinde cihatçıların Dürzilere yönelik saldırıları da arttı. Cihatçı gruplar Süveyda’ya “ekonomik boykot" çağrıları yaparken Halep Üniversitesi’nde Dürzi ve Hıristiyan öğrenciler saldırıya uğradı.
İsrail'den HTŞ güvenlik güçlerine 48 saatlik izin
Süveyda’daki çatışmalar devam ederken bugün önce Suriye İçişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü HTŞ hükümetinin Süveyda’ya yeniden asker konuşlandırmaya hazırlandığını duyurdu.
Ancak daha sonra bu iddia Suriye İçişleri Bakanlığı’ndan bir başka sözcü tarafından yalanlandı.
Bir süre sonra ise İsrail basını, İsrail’in HTŞ güçlerinin Süveyda’daki çatışmaları durdurması için kente 48 saat süreyle sınırlı girişine onay verdiğini duyurdu.
Haaretz’de yer alan habere göre İsrailli bir yetkili bugün yaptığı açıklamada, "güneybatı Suriye'de devam eden istikrarsızlık" gerekçesiyle, Suriye güvenlik güçlerinin Süveyda vilayetine 48 saatliğine sınırlı bir konuşlandırma yapmayı kabul ettiğini söyledi. Buna göre HTŞ hükümetine bağlı askerler değil ama güvenlik güçleri kente sınırlı bir süre için girebilecek.
İsrail önceki gün Suriye’de Şam, Süveyda, Lazkiye ve Dera’ya hava saldırıları düzenlerken Suriye’deki İslamcı yönetimin Suriye’nin güneyinde asker konuşlandırmasına izin vermeyeceğini açıklamıştı.
İsrail işgali genişliyor
Dürziler ile Şam’daki HTŞ yönetimi arasında gerilim tırmanırken, İsrail’in Suriye’nin güneyindeki işgali de genişliyor. İsrail savaş uçakları ve SİHA’larıyla bölgede saldırılar düzenlerken, İsrail kara birlikleri de işgal altındaki Golan Tepeleri’nden Şam’ın güney kırsalına doğru dün de ilerleyişini sürdürdü.
Öte yandan üst düzey bir ABD'li yetkili, Washington'un "Suriye'deki İsrail hava saldırılarını desteklemediğini" ve ateşkesi sürdürmeye odaklandığını söyledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise dün yaptığı açıklamada, Süveyda’daki ateşkesin İsrail ordusunun “müdahalesi” sonucunda sağlandığını söyledi. Netanyahu, "Bu, güçle sağlanan bir ateşkestir. İsteklerde bulunarak, yalvararak değil, güçle” ifadesini kullandı.
Her şey bir 'yanlış anlama'yla mı başladı? Şara cihatçı çetelerinin kontrolünü sağlayabilir mi?
Suriye’de bu hafta yaşananlar 8 Aralık 2024’te emperyalistlerin desteğiyle iktidara taşınan HTŞ lideri Ahmed Şara’nın cihatçı çetelerden kurduğu ordusu üzerindeki kontrolünün kırılganlığını da gösteriyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Süveyda’da yaşananların bir “yanlış anlama”dan kaynaklandığına ilişkin sözleri ise Azerbaycan’da Cumartesi günü İsrail ile Suriyeli yetkililer arasında yürütülen “normalleşme” görüşmelerinde yaşananlara ilişkin ortaya atılan iddiaları destekliyor.
İddiaya göre Bakü’deki görüşmelerde Suriyeli yetkililer, İsrail’e 1965’te Şam’da idam edilen İsrailli ajan Eli Cohen’le ilgili istihbarat belgelerinin verilmesi ve Suriye’nin güneyinden ağır silahların çekilmesi de dahil olmak üzere daha fazla ilerleme sağlanabileceğini söyledi.
Bunun için de Suriye’de HTŞ yönetimine Süveyda’yı devlet yapılarına tamamen entegre etmesi için yeşil ışık yakmaları gerektiğini belirtti. İddiaya göre İsrail bunu kabul etti. Suriyeli yetkililer de bunu İsrail’in HTŞ’nin Süveyda’da tamamen kontrolü ele geçirmesine yeşil ışık yaktığı şeklinde yorumladı.
İddialar HTŞ yönetiminin, ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın SDG’ye ayrı bir yönetim sözleri olmadığına dair açıklamalarının ardından ABD’nin İsrail’in tepkisinden kendisini koruyacağına inanarak Süveyda’daki çatışmaları kenti tamamen ele geçirmek için kullandığına işaret ediyor.
Bu süreçte HTŞ hükümetine bağlı “Genel Güvenlik” tarafından Şara’nın milisleriyle "koordinasyon kurulmadan" aceleyle Süveyda’ya düzenlenen operasyonun ters teptiği de öne sürüldü.
AKP zorda: ABD, AB destekli pürüzsüz 'yol haritası' iddiasının altı boş
Yaşananlar AKP iktidarının Suriye'de Türkiye, ABD, AB ve bölge ülkelerinin “işbirliğiyle” pürüzsüz bir yol haritası planının işlediği ve Suriye’nin parçalanmasının önüne geçileceği iddiasının altının boş olduğunu bir kez daha gösterdi.
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Esad’ın devrilmesinin ardından 10 Aralık’ta yaptığı açıklamada cihatçıların iktidara getirilişini “muhteşem bir devrim” diye nitelemiş ve “Suriye’nin ve Suriye halkının önünde müreffeh ve mutlu geleceğe giden bir kapı açılmıştır” demişti.
İsrail'in Suriye’nin başkenti Şam’da Savunma Bakanlığı binasını ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresini vurmasının ardından Dışişleri Bakanlığı saldırıları “sabotaj girişimi” diye nitelemiş, ancak kınamamıştı. Ankara’dan yapılan açıklamalarda İsrail’in Suriye’de "barış çabalarını" sabote ettiği vurgusu öne çıkarılmıştı.
Okuyan'ın Mart ayındaki sözleri: 'HTŞ cihatçılık yapsın, Suriye üniter olsun, Türkiye'deki süreç yürüsün, bunun karşılığı yok'
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan Suriye’de Alevi katliamlarının yoğunlaştığı Mart ayında soL’a verdiği söyleşide “Esad döneminde uzatmaları oynayan ve çok zayıflayan Suriye'nin birliği, HTŞ'ye verilen misyonla birlikte ancak benzersiz bir baskı ve katliamlarla sürdürülmeye çalışılabilir” demişti.
HTŞ’yi iktidara taşıyan güçlerden biri olan İsrail’i yakın vadede Suriye’den çıkaracak bir güç görünmediğine işaret eden Okuyan Türkiye’nin içinde olduğu konumuysa şu sözlerle değerlendirmişti:
“Suriye’de HTŞ ya da benzerlerinin Suriye'nin birliğini temsil ettiği bir fotoğrafın meşruiyeti sıfır. İsrail ve batı bu fotoğrafın sorumluluğundan kendilerini bir günde sıyırırlar. Bu konuda deneyimliler. Mezhepçi projelerle dış politika yürüten AKP ise HTŞ'yi bıraksa ÖSO ya da Suriye Milli Ordusu nedeniyle o fotoğraftan çıkamaz. Filistinlilerin celladı İsrail'e ‘halkların kurtarıcısı’ rolünü oynama fırsatı veren ‘büyük stratejik akla’ şapka çıkarmaktan başka bir şey gelmiyor şu anda elden. Biz mezhepçiliğe, emperyalizmle işbirlikçiliğe, İsraile hizmete, yolsuzluğa, sömürüye karşı bir mücadele birliğinin Suriye'yi ayağa kaldırabileceğine inanırız. Ama biz Suriye'de değiliz ve şu anda Suriye'ye baktığımızda gördüğümüz tablo iç açıcı değil. Özetle HTŞ cihatçılık yapsın, Suriye üniter olsun ve bir yandan da Türkiye'deki süreç yürüsün isteniyorsa, bunun karşılığı yok!”
BM’den Süveyda açıklaması: Toplu infazlar, insan kaçırma, evlerin yıkılması ve yağmalanması
Süveyda’da HTŞ destekli Bedevi silahlı aşiretlerle Dürzi silahlı güçler arasında yaşanan çatışmalarda sivillere yönelik katliamlar da belgeleniyor. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ölenlerin sayısının yaklaşık 600 olduğunu duyurdu.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi de bugün yaptığı açıklamada Süveyda'da çatışan tüm gruplar tarafından yaygın hak ihlalleri işlendiğini gösteren güvenilir raporlar bulunduğunu belirtti. Bunlar arasında toplu infazlar, cinayetler, insan kaçırma, evlerin yıkılması ve yağmalanması da yer alıyor.
Failler arasında güvenlik güçleri mensupları, hükümete bağlı unsurlar, Dürziler ve Bedeviler de yer alıyor.
BM İnsan Hakları Sorumlusu Volker Turk, "Bu kan dökülmesi ve şiddet durdurulmalı ve uluslararası insan hakları hukuku uyarınca tüm insanların korunması en büyük öncelik olmalıdır" dedi.
BM Mülteci Örgütü, Süveyda'daki çatışmaların yardım operasyonları üzerindeki etkisinden "çok endişeli" olduğunu da sözlerine ekledi.
Sözcü William Spindler, Cuma günü Cenevre'de gazetecilere yaptığı açıklamada, "Orada faaliyet göstermemiz çok zor... şu anda yardım ulaştırma kapasitemiz çok sınırlı. Tüm tarafları insani yardıma erişime izin vermeye çağırıyoruz" dedi.
Soykırımcı İsrail’den Süveyda’ya ‘insani yardım’
Gazze’deki soykırıma devam eden İsrail bugün Suriye’nin güneyindeki Dürzilere “insani yardım” göndereceğini duyurdu.
İsrail ordusunda önemli roller üstlenen İsrailli Dürzilerin uyguladığı baskının ve İsrail'in Suriye'deki işgalini derinleştirme hedefinin bir ürünü olan bu “yardım gönderimi” İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar tarafından açıklandı.
Süveyda'daki Dürzilere "insani yardım" gönderilmesi talimatı verdiğini duyuran Saar, yaklaşık 600 bin dolar değerindeki yardım paketinin gıda, tıbbi ekipman ve ilaçları içerdiğini söyledi.
Dürzi lider Hicri video mesaj yayınladı: 'Mezhepçi değiliz, asla bölünme yaratmak istemedik'
Öte yandan HTŞ güçleriyle ateşkese karşı çıkan ve çatışmaların yeniden başlamasında sorumluluğu olduğu öne sürülen Dürzi dini liderlerinden Şeyh Hikmet El Hicri bugün bir video mesaj yayınlayarak Suriye’de mezhepsel bir bölünme yaratmak istemediklerini savundu.
"Mezhepçi değiliz, asla bölünme yaratmak istemedik. Güvenlik ve istikrarı bozan herkesi tamamen sorumlu tutuyoruz" diyen Hicri “Sabotaj veya kışkırtmada bulunan herkesin yalnızca kendisini temsil ettiğini ve eylemlerinin herhangi bir mezhebe veya bölgeye atfedilmemesi gerektiğini teyit ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Dürzi dini liderlerinden Ürdün’e ‘insani koridor’ açma çağrısı
HTŞ güçlerinin çekilmesi sonrası Dürzi dini liderleri Süveyda’yı bir “felaket şehri ve afet bölgesi” olarak niteledi ve yas ilan etti. Yapılan açıklamada Ürdün yönetiminden, Kuzeydoğu Suriye ile Süveyda arasında koridor açılması için yardım isteyen Dürzi dini liderleri “Tıbbi ekiplerin müdahale edebilmesi ve ihlallerin belgelenebilmesi için alan açılmasını talep ediyoruz. Ayrıca Kürt kardeşlerimize giden yolların açılmasını ve Ürdün Kralı 2’nci Abdullah’tan Süveyda ile Ürdün arasında insani bir koridorun oluşturulması yönünde talimat vermesi çağrısında bulunuyoruz. Bu yolların, bu kritik zamanlarda insani bir önemi vardır. Yurttaşların sıkıntılarını hafifletecek ve iletişimi kolaylaştıracak acil adımlar atılmasını bekliyoruz” dedi.
SDG yönetimindeki Suriye’nin kuzeydoğusunda da Kuzeydoğu Suriye Toplumsal İşler ve Emekçiler Konseyi Süveyda’ya acil insani yardım göndereceğini açıkladı.
| İsrail’in saldırıları sonrası HTŞ güçleri Süveyda’dan çekildi |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.