Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Suriye'de HTŞ iktidarının gölgesinde Alevi katliamının birinci yılı: Bitmeyen 'sessiz' kıyım

Suriye'de emperyalizm desteğiyle yönetimi ele geçiren cihatçı HTŞ'nin 7 Mart 2025'te Alevi bölgelerinde başlattığı katliamların üzerinden bir yıl geçti. Saldırılar aradan geçen bir yılın ardından değişik biçimler alsa da sistematik şekilde sürüyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.03.2026 , 13:46 Güncelleme Tarihi: 08.03.2026 , 11:30

Aralık 2024'te emperyalizm destekli cihatçı çeteler eliyle Beşar Esad'ın devrilmesinin ardından Suriye'de iktidara gelen Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve müttefiklerinin, ülkenin sahil şeridinde yaşayan Alevi nüfusa yönelik başlattığı sistematik saldırılar birinci yılını doldurdu. 

7 Mart 2025 tarihinde Lazkiye, Tartus ve Hama kırsalında başlayan ve sivilleri hedef alan büyük saldırıların yıldönümünde, bölgedeki "mezhepsel temizlik" politikaları, işten çıkarmalar ve mahalle baskıları ilk günkü acımasızlığıyla sürüyor.

Kanlı üç gün ve katliamın belgelenmesi

Saldırıların zirveye ulaştığı 7-9 Mart 2025 tarihleri, Suriye'nin yakın tarihine en karanlık günlerden biri olarak kazındı.

Bölgede faaliyet gösteren 13 Suriyeli kuruluşunun hazırladığı ortak rapor, sadece bu üç günlük süre zarfında 25 ayrı katliam gerçekleştirildiğini ve 2 bin 246 Alevi sivilin infaz edildiğini tüm çıplaklığıyla belgeliyor. 

Bu saldırılar özellikle Tartus'ta 72, Lazkiye'de 60 kişinin yaşamını yitirdiği Harisun, Banyas, Tavahin, Ceble ve Brabşibo köylerinde yoğunlaştı. Heysem Menna Vakfı tarafından derlenen veriler ise felaketin boyutlarını daha da netleştirerek, olaylara dair 811 video kaydı bulunduğunu, 20 bine yakın insanın sığınmacı durumuna düştüğünü ve 10 binden fazla kişinin hâlâ kayıp olduğunu bildiriyor.

Raporlara göre bu insanlık suçlarına HTŞ'nin yanı sıra El-Amşat ve Türkistan İslam Partisi gibi cihatçı gruplar da doğrudan katılım sağladı. Ali Nur el-Din el-Naysan gibi isimlerin komuta zincirinde öne çıktığı bu saldırılarda yerel tanıkların beyanları ve elde edilen video kayıtları, özellikle kadınların, çocukların ve yaşlıların hedef alındığını, evlerin ateşe verildiğini ve toplu infazların acımasızca uygulandığını kanıtlıyor.

Düşük yoğunluklu şiddet ve devam eden sistematik tasfiyeler

7 Mart'ta başlayan bu büyük dalga zaman zaman uluslararası medyanın gündeminden düşse ve yoğunluğu azalmış gibi görünse de, sahadaki gerçeklik bambaşka bir tablo çiziyor. HTŞ'nin Alevi, Hristiyan ve Dürzi topluluklara yönelik saldırıları düşük yoğunluklu olarak, ancak aynı sistematik baskıyla devam ediyor. 

Katliamlar 2025 yılının geri kalanında da hız kesmedi. SOHR verilerine göre Haziran 2025'te Hama kırsalında tarlada çalışan ve dolmuşla seyahat eden 16 Alevi sivil katledildi. Temmuz 2025'te ise Süveyda'da HTŞ çetelerinin evleri yaktığını gösteren görüntüler sosyal medyada geniş yankı buldu.

Şiddet sadece fiziksel saldırılarla sınırlı kalmıyor; ekonomik ve sosyal hayattan dışlama politikaları da tam bir mezhepsel tasfiye halini almış durumda. Sadece Lazkiye'deki bir hastanede 118 Alevi doktorun işten çıkarılması ve binlerce Alevi memurun devlet kademelerinden benzer şekilde tasfiye edilmesi, bölgedeki sivil halkın nasıl bir cendereye alındığını gösteriyor. 

Gerçeği duyurma çabası

Bölgede yaşanan katliamlar ve saldırılar, ana akım medyanın görmezden gelmesine rağmen bağımsız gazetecilerin çabalarıyla dünyaya duyurulmaya çalışılıyor. Ancak buna rağmen bu duyuruları yapan gazetecilerin ya da aydınların sosyal medya hesapları engelleniyor, kısıtlanıyor ya da sansürleniyor. Suriye'deki Alevi katliamlarına dair yapılan haberler algoritmaların engeline takılıyor ve okurun önüne düşmüyor. 

Katliamlar bu gölgeleme faaliyetinin arkasında bazen artarak bazen azalarak devam ediyor.

Suriye'deki Alevi, Hristiyan ve Dürzi toplulukları, 8 Aralık 2024'ten beri süren olayları açıkça bir soykırım olarak tanımlıyor. Birinci yılında Samandağ'da düzenlenen anma mitingleri ve basın açıklamalarıyla olaylar yeniden Türkiye kamuoyunun gündemine taşınırken, bölgeyi yakından takip eden gazetecilerin aktardığı bilgilere göre yaşanan olayların birinci yılında saldırılar devam ediyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.