Breadcrumb
Sözcükler öldürebilir mi: Charlie Kirk suikasti, ifade özgürlüğü konusunda bize ne söylüyor?
Yayın Tarihi: 13.09.2025 , 10:14 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:12
Üç yıl önce, 2022’nin Nisan ayında İsrail’in iç güvenlik örgütü Şin Bet’ten ajanlar, Doğu Kudüs’te bir evi bastılar.
Evde yaşayan üç Filistinli gözaltına alındı. İddia, Filistinlilerin, Itamar Ben-Gvir’e suikast hazırlığı içinde olduklarıydı.
Ben-Gvir, o sırada, muhalif bir siyasi liderdi. Açık Arap düşmanı, ırkçı bir siyonist çizginin kadrosuydu. Yaşamı da buna uygundu—Filistinlilerden çalınmış bir toprağa kurulmuş evinde yaşayan bir yerleşimciydi. Irkçılık propagandası yapmak ve terör örgütlerini desteklemek gibi suçlardan 8 kez mahkum olmuştu. Ama avukattı, ömrü, tıpkı kendisi gibi siyonistleri mahkemede savunmakla geçmişti.
Gözaltına alınan üç Filistinli, bir ay sonra tutuklandı.
Ben-Gvir, o dönemki hükümeti “kendisine yönelik suikast planına zemin hazırlayan düşmanca atmosfere katkı sağlamakla” suçladı ve şöyle dedi:
“Solun bana karşı kışkırtma çabaları sonuç verdi, ve görüldüğü üzere bir terör hücresi bana ve aileme zarar verme girişiminde bulundu. Sözcükler öldürebilir.”
Sözcüklerin öldürebileceğini çok iyi biliyor, dahası, buna inanıyordu: Ömrü boyunca Arapların niye öldürülmesi gerektiğini anlatmıştı.
Sözcükler: ‘Türkiye merkezli hücre…’
2022’deki olaydan birkaç ay sonra seçimler oldu, Netanyahu kazandı, Ben-Gvir hükümete girip Ulusal Güvenlik Bakanı oldu.
Yıllardır sarf ettiği sözcükler yarattığı düşmanca atmosfer zemininde Filistinlilere yönelik katliam planlarına zemin hazırlamıştı zaten—şimdi, o zeminde katliama girişecek güce de sahipti.
Katletmeye başladılar.
Bu ayın başında, 3 Eylül’de, Şin Bet bu kez Batı Şeria’nın El Halil kentinde bir evi bastı. Evde, iddialarına göre, patlayıcı maddeler ve İHA’lar ele geçirdiler.
Bir kez daha Ben-Gvir’e yönelik bir suikast girişimini çökertmişlerdi.
Ama Şin Bet açıklamasında daha önemli bir nokta vardı: Çökerttikleri hücrenin, “Hamas’ın Türkiye Bürosu’nun emri altında çalıştığını” duyurdular.
Kanıt yoktu. Sözcükler vardı.
Türkiye’ye gözdağı veriliyor, AKP dikkatli olmaya ve bölgedeki ABD-İsrail ekseninde durmayı sürdürmeye çağrılıyordu.
Sözcükler öldürmez, ta ki…
Bir hafta sonra, 10 Eylül’de, ABD’de bir üniversitede yüzlerce kişinin önünde konuşma yaptığı sırada Charlie Kirk öldürüldü.
Kirk, iflah olmaz bir faşistti. Yıllardır ağzından dökülenler, başta Müslümanlar olmak üzere, Trump çizgisinin düşman gördüğü herkesin öldürülmesine zemin hazırlayacak atmosferi besliyordu.
Filistinlilere “hayvansı insanlar” diyen İsrail hükümetini canhıraş savunuyor, etnik temizlik çağrıları yapıyordu.
ABD Anayasası’nın birinci maddesi, ifade özgürlüğünü düzenliyor. ABD’de ifade özgürlüğü—tarihte defalarca görüldüğü üzere komünistler istisna tutulacak şekilde—“sözcükler öldürmez” kabulüne dayanıyor.
Bunun bir mantığı var: ABD’deki siyasi sistem, bizzat sözcüklerin öldürülmesi üzerine kurulu.
Devasa büyüklükteki ülkede zaman içinde çok karmaşık mekanizmalarla öyle katmanlı bir siyasi yapı inşa edildi ki, ne insanların ne kitlelerin sözleri pek bir şey ifade etmiyor. Müesses nizam, “bırakınız konuşsunlar” diyor, “fark etmez”. Gemi yürüyor.
Kirk suikastinden sonra, ABD’de birçok kesim, “o yalnızca ifade özgürlüğünü kullanmıştı” diyerek “şoke olduklarını” belirtti.
Çünkü, ne denilirse denilsin, sözcükler öldürmezdi.
Ta ki, öldürene kadar.
Cinayetin arka planını hâlâ bilmiyoruz, belki yıllarca öğrenemeyeceğiz de. Ama her durumda, sözcüklerin kâr etmediği Amerikan toplumunda bireysel terörist eylemlerin artış gösterdiği bir gerçek.
İki ders çıkarılabilir.
Birincisi: Irkçılık, dincilik, mezhepçilik… Sözcükler öldürebilir. Ayrımcı söylemlerle mücadele etmek gerekir. İfade özgürlüğünün sınırları vardır. Faşizme geçit verilmemelidir.
İkincisi: Kapitalizmin ifade özgürlüğü, bizzat düzenin kendisine tehdit haline gelmedikçe geçerlidir. Sözcükler tek bir ağızdan değil, hep bir ağızdan dillendirildiklerinde esas gücüne kavuşur.
Öyle olursa sözcükler daha büyük bir şey yapar: Yıkarlar ve kurarlar.
| Kirk cinayeti iddiası: Mermi kovanında ‘Hey faşist, yakala’ ve ‘Çav Bella’ yazıyordu |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.