Sayfa yolu
SÖYLEŞİ | ‘Mülteciler fiziksel olarak çok fazla çalışıyorlar’
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Sevra Özgür- İlhan Şendil
Yayın Tarihi: 20.06.2022 , 12:26 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Göçün “gönüllü” olan halinin de zorluklarına işaret eden Afgan öğretmen, sahip olduğu statünün kamu hizmetlerinden yararlanmaktan onu nasıl mahrum bıraktığını anlatıyor. Türkiye mevcut mevzuata göre Doğu ülkelerinden mülteci kabul etmezken yasal olmayan yollarla girenler dışında yasal olarak Türkiye’ye yerleşenlerin de hayata tutunmakta ne kadar zorlandığını ortaya koyuyor. Afgan kadının Türkiye’de yaşadıkları, Afgan göçmenlere yönelik dışlayıcılığın arkasında Afganistan’a yönelik emperyalist müdahalelere ve bunda Türkiye’nin payına karşı körlüğün olduğunu da gösteriyor. Neticede “düzenli göçmenler” ile mültecilik hakkı verilmeyen “mültecilerin” yolları Türkiye’de emek sömürüsüne maruz kalışlarında birleşiyor.
Biraz kendinizden bahsedip Türkiye’ye geliş hikayenizi anlatmak ister misiniz?
Öncelikle benimle röportaj yaptığınız için teşekkür ederim. 7 aydır Türkiye’de yaşıyorum. Açıkçası buraya gelmem uzun bir zaman aldı. Eşim zaten neredeyse 12 yıldır Türkiye’de yaşıyordu. Türkiye bana vize vermiyordu çünkü başvurum birçok defa reddedilmişti. Ben de vizemi Özbekistan’dan alıp sonra İran’a geldim.
Vize başvurunuz neden reddedilmişti?
Biliyorsunuz o zamanlar ülkemdeki durum çok iyi değildi. Taliban yüzünden herkesin başvurularını reddediyorlardı. Türkiye bizim yaşadığımız bölgedeki konsolosluğunu hatta büyükelçiliğini kapatmıştı. Bu yüzden başvurularımız da reddediliyordu. Öğrenci vizesi de almayı denedim ama alamadım çünkü üniversite mezuniyetinizden sonra geçen zamanın dört yılı aşmaması gerekiyormuş. Ben 2017’den beri üniversite mezunuyum. O zamanlar yüksek lisansa da başvuramıyordum. Ama nihayetinde şu an buradayım. Buraya gelme sebebim eşimin burada olması.
‘1 yıllık oturma izni için ödeme yaptım, 6 aylık verip paranın yarısını iade etmediler’
Türkiye’de hangi statü ile bulunuyorsunuz ve bu statünüzden dolayı hangi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?
Ben göçmen statüsündeyim. Yani buraya zorla değil kendi isteğimle, kendi paramla geldim. Bugünlerde yaşadığımız sorunları biliyorsunuz çünkü yabancılara, özellikle Afganlara resmi kimlik veya oturma izni vermiyorlar. Bu sorunlardan ötürü ev de alamıyorsunuz çünkü kimliğiniz yok. Oturma izni için başvurumu yaptım. Bu ay sonuna kadar burada kalabileceğim, ay sonunda da bir randevum var. Orada ne diyecekler bakalım göreceğiz. Bundan önce bir yıllık oturma iznine başvurmak için ödeme yaptım ama bana sadece altı aylık izin verdiler. Paramın da yarısını geri iade etmediler. Şimdi tekrar başvuruyorum ama bir yıl mı verecekler altı ay mı onu bilemiyorum.
'Niye kendi ülkende değilsin? Senin ülken sorunluysa bize ne?'
Bunun dışında bir yabancı olarak yabancı bir ülkede yaşamanın zorlukları da var. Ne yaparsanız yapın farklı şekilde yapıyor oluyorsunuz, o ülke sizin ülkeniz olmuyor. Türkiye’de birçok aydın insanımız var. Aydın, açık fikirli insanları seviyorum. Bunun dışında bizi yanlış yargılayan insanlar var. Sadece iki, üç insanın yaptıklarına bakarak bizim kötü insanlar olduğumuzu düşünüyorlar. Mesela bugün metroda bir kadın benimle az daha kavga ediyordu. Bana dedi ki, “Sen Afgan’sın, niye bizim ülkemize geliyorsun? Burada ne işin var? Niye burada çalışıyorsun? Niye kendi ülkende değilsin? Senin ülken sorunluysa bize ne? Bizim Türk insanımız sizin ülkenizde yaşıyor mu?”
Kusura bakmayın ama ben de şöyle söyledim: “Evet, birçok Türk de bizim ülkemizde. Bizim ülkemizde okullarınız, üniversiteleriniz var. Orada yaşıyorlar.” Bu şekilde yargılamamak gerekiyor. Mesela Almanya’ya bakın, bütün Türkler orada yaşamıyor ama orada da yaşayanlar var. Bu sorunları sadece açık fikirli olmayan, eğitimsiz insanlarla yaşıyoruz. Bence bir ülkenin tamamını sadece bir-iki insana bakarak yargılamamamız gerekiyor. Her ülkenin iyi insanı da var kötü insanı da. Bu yüzden bir ülkeyi toptan yargılamamalıyız.
‘Çalışma izni yok, çok az hak tanıyorlar’
Sağlık hizmetleri gibi kamu hizmetlerine kolayca erişebiliyor musunuz?
Hayır. Kamu hizmetlerine dair hiçbir hakkımız yok. Mesela ben iki ay önce Zübeyde Hanım Şehir Hastanesi’ne gittim, sadece 2 randevu aldım diye neredeyse 3 bin lira ödedim. Çünkü yabancıysanız sağlık sigortanızın olması lazım. Evet sigortamız var ama devlet değil özel sigorta çünkü eşimin çalışma izni yok. Bize çok az hak tanıyorlar.
‘Özel okul öğrencilerden çok para kazansa da bize çok az veriyor’
İşyerinizde ne tür problemler yaşıyorsunuz? Koşullarınız güvencesiz mi?
Ben özel bir kurumda İngilizce öğretmeni olarak çalışıyorum. Açıkçası çalıştığım yerde çok fazla sorun yaşamıyorum çünkü öğrencilerim olsun, iş arkadaşlarım olsun neredeyse hepsi beni sever ve saygı duyar. İşyerimde biraz ünlü ve sevilen biriyim açıkçası. O yüzden çok fazla sorun yaşamıyorum. Tabii bir sorun var, o da bize çok daha az maaş vermeleri. Örneğin okul öğrencilerden çok büyük paralar kazansa da bize ancak saati hemen hemen 30 lira veriyorlar. Sorun aslında ücretler.
‘Ülkemin durumu iyi olsa, ben de herkes gibi ülkeme dönmek isterim’
Bugün Dünya Mülteciler Günü. Türkiye’de güvencesiz çalışan binlerce göçmene bir mesajınız var mı?
Evet, tabii. Öncelikle ülkedeki herkese bir mesaj göndermek isterim. Türkiye olsun, Almanya olsun bir insan mülteci olarak yabancı bir ülkede yaşıyorsa ihtiyaç sahibi oldukları için yaşıyorlardır, kendi istedikleri için değil. Mülteciler, güvenlik gibi, ülkelerin iç sorunları gibi sebeplerden ötürü zorunlu olarak göç eden insanlara denir. O yüzden şunu sormak gerek, bir insan neden ülkesini terk eder? Çünkü aslında baktığımızda ülkemiz bizim için çok kıymetlidir. Fakat ülkemizden zor bir durumda olduğumuz için ayrıldık. O yüzden lütfen mültecilere saygı duyun. Çünkü mülteci de olsak göçmen de olsak, ki insanlar aradaki farkı bilmiyor, özellikle Afganistan, Irak, Suriye gibi geri kalmış bir ülkeden geliyorsak, insanlar bizi yabancı olarak görüyor. Mülteciler özellikle fiziksel olarak çok fazla çalışıyorlar. Bu sebeplerden ötürü yabancı ve mülteci gördüğümüzde sinirlenmememiz gerekir. Biz başkasının yemeğini de yemiyoruz, başkasının parasını da harcamıyoruz. Bunlar için emek harcıyoruz. Benim bütün insanlara mesajım, mültecilere saygı duymamız gerektiği olurdu.
Şunu da kesinlikle söyleyebilirim ki, yüksek lisansımı bitirdiğimde ülkemin durumu daha iyi olursa, ki şu an böyle bir şey imkansız ama bir gün böyle bir şey olursa, ben de herkes gibi ülkeme dönmek isterim. Ama şu anki sıkıntılardan ötürü bu duruma anlayış göstermemiz gerek. Bazı insanlar bunu anlıyor, bazıları ise anlamıyor.
İkinci olarak, başka bir ülkede yaşarken o ülkenin kültürüne saygı duymak ve o ülkeye göre yaşamak, onlar gibi giyinmek gerekir. Bazı göçmenlerin Türkiye’de sorun çıkardıkları, bazılarının yasadışı işler yaptıkları doğrudur, biliyorum. Bu yasadışı işleri yapanlara ve Türk kültürüne uyum sağlayamayanlara da bir mesajım var: Kurallara uymanız ve bu ülkenin kültürüne saygı göstermeniz gerekir. Şu anda göçmenlerin bu ülkenin onlara ait olduğunu kabul etmesi gerekiyor, çünkü bu ülkede yaşayan onlar.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.