Sayfa yolu
SÖYLEŞİ | 'İnsanlar din ve milliyetçilikle zehirlendi ve yoksullar bu sayede birbirine düşürüldü'
Çağdaş Gökbel
Yayın Tarihi: 29.05.2022 , 09:29 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Sri Lanka Güney Asya’da yer alan 22 milyonluk bir ülke. 1972 yılından önce Seylan1 olarak bilinen ülke, emperyalist sömürü ve iç savaşların gölgesinde ayakta kalmaya çalıştı. Bugün, gelinen noktada Sri Lanka bu düzenin insanlara nasıl büyük açlık ve yoksullukla karşı karşıya bıraktığının da çarpıcı bir örneğini oluşturuyor.2 İrlanda’da tanıştığımız Azwar Fuard, siyasi baskılardan dolayı ülkesini terk etmek zorunda kalmış. Sri Lanka halkının açlıkla karşı karşıya olmasını ülkede değişen siyasi rejime bağlıyor. Röportajı Türkçe’ye çevirirken Furad’ın sözleri bana Türkiye’deki kendi deneyimlerimizi hatırlatıyor. Azwar Fuard, Sri Lanka’da artık bir Cumhuriyet’in olmadığını ve halkın kurulan bu krallık rejimine isyan ettiğini belirtiyor. Krallığın ve aile saltanatının olduğu ülkelerde yolsuzluk, yozlaşma ve açlık kol geziyor.
İşte Sri Lanka’nın bugünkü hikayesi...
Bize şu anda Sri Lanka'da neler olduğunu ve tüm bu protestoların ne zaman ve nasıl başladığını anlatır mısınız?
Sri Lanka'daki ekonomik kriz, şimdiye kadar sekiz kişinin ölümüne ve 200'den fazla kişinin yaralanmasına neden olan ölümcül bir öfke fırtınasına dönüştü. Politikacıların ülkenin finansal sistemi üzerindeki aşırı etkisi/kotrolü nedeniyle meydana gelen ekonomik kriz, bankacılık sisteminin iflasına, döviz rezervlerinin azalmasına ve yerel Sri Lanka rupilerinin çok fazla basılmasına, yani enflasyona neden oldu.
'Ülke tek bir ailenin saltanatı altında inim inim inliyordu'
2020'den beri ülkeyi kontrol altında tutan SLPP (Sri Lanka Podujana Peramuna) Rajapaksa Hükümeti, Başkan - Gotabaya Rajapaksa, Başbakan Mahinda Rajapaksha, Maliye Bakanı Basil Rajapaksa ve Namal Rajapaksa pek çok kritik bakanlığı kontrol altına almış, ülkeyi adeta bir aile şirketine dönüştürmüştür (‘Mahinda’ Rajapaksa'nın oğlu). Ülke tek bir aile saltanatının altında inim inim inliyordu. Bu Ailenin ayrıca, Mahinda Rajapaksa'nın 2005'ten 2015'e Başkan olarak önceki siyasi döneminde, yozlaşmış siyasi pazarlıklar, gazetecilerin öldürülmesi, kaçırılma olayları gibi pek çok sabıkalı işleri var. Maalesef bunlar layıkıyla soruşturulamadı. Zaten ülkeyi avucunun içine almış bir aile adalet sistemini de avucunun içine almıştı. Ayrıca Sri Lanka tek bir etnik yapıdan oluşmuyor; bu da yönetenlerin elinde etkin bir silah olarak kullanıldı.
'İnsanlar din ve milliyetçilikle zehirlendi ve yoksullar bu sayede birbirine düşürüldü'
22 milyonluk ülke nüfusunun %70'i Budist ve Budistler çoğunlukta, bu yüzden Rajapaksa, Sri Lanka'daki ırkçı ideolojiyi Budist halkın çoğunluğunun ilgisini çekmek için kullandı, onu milliyetçi bir lider olarak gösterdiler. Bunun için ülkenin önde gelen rahipleriyle birlikte çalıştı. Bu ideolojik manipülasyon kabiliyeti ona tekrar tekrar siyasi zafer kazandırdı. İnsanlar din ve milliyetçilikle zehirlendi ve yoksullar bu sayede birbirine düşürüldü. Hatta birçok meclis üyesi Müslüman bakanın teröre destek verdiği iddiasının bir iftira olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, Covid-19 sırasında ölen Müslümanların vücudunun zorla yakılması uygulaması da huzursuzluk yarattı. Hükümet bu yöntemin virüsün yayılmasını engellediğini iddia etti.
'Irkçılık ülkeyi yönetenlerin suç faaliyetlerini örten bir silah olarak halka karşı kullanıldı'
Ancak ekonomik krizin Rajapaksas halkını aydınlatmasından önce şunlar yaşandı; yöneticiler suç faaliyetlerini örtebilmek için ırkçı ideolojiyi kendi çıkarları doğrultusunda yaydılar ve birçok yozlaşmış politikacıyı, akrabalarını yüksek pozisyonlara atayarak bakanlıkları istedikleri gibi ele geçirdiler. Bu sayede muazzam ölçüde maddi kazanç elde ettiler. Yani, ırkçılık ülkeyi yönetenlerin suç faliyetlerini örten bir silah olarak halka karşı kullanıldı. Bu şekilde yönetilen ülke ekonomik krize girdi, dış rezerv 500 milyon doların altına indi, son altı aydır Sri Lanka yakıt, gıda gibi gerekli dış alımları sağlayamadı. Çünkü, ülkenin ödeme yapacak doları yok. Bu da ülkede yüksek gıda fiyatlarına ve temel ihtiyaç krizine yol açtı; insanların parası olsa bile özellikle petrol, temizlik ürünleri, gaz, ilaç ve gıda gibi tüm temel insani ihtiyaçların temin edilmesinde ciddi sorunlara neden oldu.
Sri Lanka'da Başbakanın konutu ve oğlunun lüks arabaları insanlar tarafından yakıldı; halk neden bu kadar öfkeli? Ayrıca Başbakan Mahinda Rajapaksa istifa etti; istifanın bir çözüm olduğunu düşünüyor musunuz?
Ekonomik kriz, tüm siyasi sistemin baştan aşağı yeniden inşa edilmesi gerektiğini, İcra Başkanlığının kaldırılmasının zorunlu olduğunu net bir biçimde gösterdi. SLPP'nin ve bu parti aracılığıyla kurulan hükümetin, Rajapaksa ve ailesinin kontrolünden ibaret olduğunu söyleyen başta üniversite öğrencisi gençler ve halk hükümete karşı ayağa kalktı. Halkın temel talebi şu: Yolsuzluk iddiaları araştırılmalı, halkın çalınan parası halka geri verilmeli, bunun ana sorumlusu olan Başkan Gotabaya Rajapaksa'nın ‘GOTA GO HOME’ sloganıyla da ifade edildiği gibi istifa etmesiydi.
'Yeni bir sistem inşa edilmeli'
Ekonomik kriz ve yoksulluk cumhurbaşkanının ve başbakanın evinin önünde 30 günden fazla süren kesintisiz bir protestoya yol açtı; protesto tamamen barışçıl ve şiddet içermiyordu. Halk gece ve gündüz durmadan, sadece Başkan'ın istifa etmesini talep etti. Hükümet istifa etmeli ve yeni bir sistem inşa edilmeliydi. Aile sultasının olmadığı bir sistem. Bu protestonun 30. gününde, başbakan Mahinda Rajapaksa parti destekçileriyle siyasi bir toplantı düzenledi; siyasi parti destekçileri ve organizatörlerinden oluşan 500'den fazla kişinin katıldığı bir toplantıydı bu. Toplantıdan sonra bu hükümet destekçileri başbakanın evinden çıkıp doğrudan hükümet karşıtı barışçıl protestocuların alanına yöneldiler ve saldırmaya başladılar, polis bu durumu kontrol altına almak için çok fazla çaba göstermedi. Polisin tüm gücünü muhalefete karşı kullandığı önceki durumlarla karşılaştırıldığında, burada yaşananlar kıyas dahi edilemezdi. Polis, açıkça hükümet taraftarlarını korudu.
'Protestoculara yönelik saldırı, tüm ülke halkının öfkesini artırdı'
Hükümet karşıtı barışçıl protestoculara yönelik saldırı, tüm ülke halkının öfkesini artırdı ve ülke genelinde halk, iktidar partisinin ofislerine, konutlarına ve yandaşlarına saldırarak tepki göstermeye başladı. Bu olaylar yaşandığında bir bakan hayatını kaybetti. Bu sırada altı sivil de maalesef yaşamını yitirdi.
Hükümet karşıtı barışçıl protestoculara yönelik bu saldırının tamamen Başbakan ve parti destekçileri tarafından planlandığının ortaya çıkması başbakanı istifaya zorladı. Halk, Mahinda Rajapaksa'nın oğullarına ait bazı araçlar da dahil olmak üzere birçok kabine üyesinin evini ve aracını yaktı.
Geçmişten bugüne baktığınızda işler nasıl bu derece büyüyebildi? Ve ülkenin geleceği ile ilgili öngörünüz nedir?
Ada genelinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve durum bir dereceye kadar kontrol altına alındı, ancak eski başbakan Mahinda Rajapaksa'nın istifası ve yeni bir başbakanın atanmasına rağmen cumhurbaşkanlığı konutunun önünde hükümet karşıtı protestolar devam ediyor. Tamamen farklı bir siyasi parti olan Birleşik Ulusal Parti Ranil Wickramasinghe, önceki başbakanlık döneminde iyi bir itibara sahipti, ancak son 2020 seçimlerinde parlamento seçimini kaybettiler. Ülkedeki gösteriler ve halkın ayağa kalkması gelecekte bu hareketi iktidara taşıyacakmış gibi görünüyor.
Son olarak, Sri Lanka halkının talepleri nelerdir?
Örgütlü hükümet karşıtı protestocuların (üniversite öğrencileri, siyasi partiler ve insan hakları savunucularından oluşan) talebi, mevcut Başkan GOTA'nın istifa etmesi, geçici bir dönemde tüm partilerden oluşan bir hükümetin kurulması ve tüm siyasi sistemin (rejimin) değiştirilmesidir. Yürütme başkanlığının kaldırılması ve tüm yetkinin parlamentoya verilmesinden bahsediyorum.
'Halk cumhurbaşkanının yaratılan siyasi rejimle krallarla aynı düzeyde yetkiye sahip olduğunu düşünüyor'
Halk cumhurbaşkanının yaratılan siyasi rejimle krallarla aynı düzeyde yetkiye sahip olduğunu düşünüyor. Sri Lanka, Asya'daki en yüksek okuryazarlık oranına sahip ülke ve Asya'daki en eski demokrasiye sahip, doğal kaynaklara ve insan kaynaklarına ve yeterli tarihsel mücadele birikimine sahip zengin bir ülkeyiz. Halkımızın kendi kaderini eline almasını umut ediyorum, zira insanlar bunun için mücadele ediyor ve ağır bedellerle yüzleşiyorlar. Yoksulluğu, açlığı ve adaletsizliği alt edebilmek için başarmaktan başka çare yok.
- 1Seylan adının ortaya çıkışı üretimle de bağlantılıdır. Sri Lanka'nın en çok bilinen ihracatı Seylan çayı ve ISO pestisit kalıntıları açısından dünyanın en temiz çayı olarak kabul ediliyor. Sri Lanka aynı zamanda dünyanın en büyük 2. çay ihracatçısıdır. İngiltere, bu yüzden Sri Lanka’yı yıllarca sömüdü (Ç.N).
- 24 Şubat 1948 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuş ve 22 Mayıs 1972 tarihinde ismi Seylan’dan Sri Lanka'ya çevrilmiştir.Sri Lanka’da yönetim erki geniş icra yetkilerine sahip, 5 yılda bir halk oylamasıyla işbaşına gelen Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hükümet tarafından paylaşılmaktadır. Cumhurbaşkanı, Devlet ve Hükümet Başkanlığı görevlerini birlikte icra etmektedir. Başbakanlık makamı ise icraata yönelik olmaktan ziyade daha çok semboliktir. Kabine, Devlet Başkanı tarafından Başbakana danışılarak atanmaktadır. Halk oylamasıyla seçilen Sri Lanka Parlamentosu 225 üyeye sahiptir ve görev süresi 5 yıldır. Son seçimler 17 Ağustos 2015 tarihinde yapılmıştır. Parlamento seçimlerinin 2020 yılında yapılması beklenmektedir. Sri Lanka’da 16 Kasım 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenlenmiş olup, Gotabaya Rajapaksa yeni Cumhurbaşkanı olarak 18 Kasım 2019 tarihinde yemin ederek göreve başlamıştır (Ç.N).
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.


