Sayfa yolu
Sovyetler Birliği'nde Kürtçe çocuk edebiyatı
Yayın Tarihi: 07.11.2021 , 10:38 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Sovyetler Birliği dönemi Kürt kültürü açısından önemli bir değer taşımış ve kültürel üretim açısından birçok ürün ve örnek 1917 ila 1991 yılları arasında hayata geçirilmiştir. Bunlardan birisi de Kürtçe çocuk edebiyatı örnekleridir.
SSCB’nin Kürt kültürüne dönük örneklerinde daha çok Kürt tarihinin ilksel üretimleri gelir akla. Tarihin ilk Kürtçe sinema filmi, ilk Kürtçe romanı bu örneklerden biridir.
Ancak Kürtçe çocuk edebiyatının Sovyet yılları da bir o kadar kıymetli ve ilginç veriler taşımaktadır. Zira 1914-1918 yılları arasında, insanlık tarihinin o güne kadar gördüğü en büyük yıkım olan 1. Dünya Savaşı, esasında çocuklara dair birçok şeyin yer yüzünden silindiği yıllar olmuştur. Böylesi bir yıkımın ardından inşa edilen üretimler onca zorluğa rağmen büyük bir çabayla hayata geçirilmişti.
Savaşın Çocuklar veya 'Yetimler Edebiyatı'
1914-1918 yılları arasında dünyayı kasıp kavuran emperyalist savaşta ölen milyonlarca insanın geride bıraktığı aileleri ve babasız büyüyecek çocukları her ülkenin yüzleşmek zorunda kaldığı bir gerçekti. Ekim Devrimi sadece bu emperyalist savaşa verilen cevap değil aynı zamanda bu yıkıma karşı girişilen yeniden inşanın da adı olmuştur. İnsandan ve emekten yana bu inşa, anadilinde eğitimi ve Sovyet Kürtleri için edebi üretimlerin de başlangıcını oluşturur.
1921 yılında Ermenistan’ın Eşterek (bugün adı Aştarak geçer) bölgesinde bir yetimhane açılır. SSCB, savaşta ölen askerlerin çocuklarına sahip çıkar ve burada Kürt çocuklar içinde anadilinde eğitimler başlatır. Yetimhanede yetişen çocuklar Kürtçe üretimler yapacak, Kürt edebiyatı için ürünler verecek ve tarihin ilk işçi devletinin bayrağının altında eşit koşullarda çalışmalar yapacaktı.
İşte bu nedenle Sovyetler Birliği’nde, Kürtçenin de yer aldığı ilk dönem üretimlere “yetimler edebiyatı” adı verilir. Sovyet Kürt aydınları arasında yer alan Hecîyê Cindî, Emînê Evdal, Cerdoyê Gênco, Cemsê Celîl, Ûsîvê Beko gibi isimler bunlar arasındadır.
Sovyetler Birliği’nin Kürtçe çocuk edebiyatı
Yeni kurulan dünyada çocuklar için birçok materyal üretildi. Savaşın çocukları artık eşit ve özgür bir dünyada anadillerinde eğitim görüyor ve Kürtçe çocuk masalları okuyorlardı. Okullarda gördükleri Kürtçe eğitimler ise aynı zamanda dönemin teknolojisini, gelişmelerini de çocuklara ulaştırıyordu. Kürt çocukların önemli bir kısmı dünyanın geri kalan kısmında “karanlıkta” yollarını bulmak zorunda kalırken, Sovyet Kürtleri telefonu, telgrafı, radyoyu ve elektriği 1920’li ve 30’lu yıllarda ders kitaplarında keşfediyordu. Evet sosyalizm Lenin’in dediği gibi biraz da elektrifikasyon ve Sovyetler demekti ve bu çocuklar için de geçerliydi. Artık geceler herkes kadar çocuklarındı da.
Yeni bir dünya: Yeni bir alfabe ve yeni masallar
Sovyet Birliği’nde Kürtçe üretimler için birçok alfabe türü üzerine çalışıldı. Temelde Kürtlerin en geniş kesiminde okunurluğunu sağlamak üzerine yapılan çalışmalarda en çok ilgi gören biçim ise İsahak Maragulov’un üzerinde çalıştığı Latin grafikli yeni alfabedir. Bunun dışında ayrıca Kiril alfabesi de yaygın olarak kullanılmıştır.
Britanya Kütüphanesi’nin küratörlerinden Michael Erdman’ın derlediği çalışmalar ile tekrar gün yüzüne çıkan Sovyetlerin Kürtçe çocuk kitapları, bize bu özel dönemde sanılanın ötesinde üretimlerin hayata geçirildiğini gösteriyor.
Çocuklar için yapılan üretimlerde Bolşevik çizginin belirgin, yeni bir dünya hayalinin gerçek ve eşit bir dünyanın mümkün olduğunu fark ediyoruz hemen.
Önemli bir çoğunluğu, Sovyet Ermenistanı’nda üretilen bu çalışmalar hem fabl türünde modern örneklerin muadilleri hem de geleneksel Kürt hikayelerinin modern edebiyat biçimleri ile buluşmasının ürünüdür.
“Biçim olarak ulusal, içerik olarak sosyalist” vurgusu ile yazılan Kürtçe çocuk masalları aynı zamanda Ekim Devrimi, Kızıl Bayrak, Lenin ve Stalin olmak üzere tarım, hayvancılık, köy ekonomisi ile Kolhozlar ve teknolojik ürünlere dair bir çok kavramın çocuklar için yeniden işlendiği metinlerdi.
Milliyetçilik karşıtı yayınlar ile halkların kardeş olarak yaşayabileceğini anlatan metinlerin temelinde tek bir şey var esasında: Eşitlik. Çünkü eşit olmadan kardeşçe yaşamak şöyle dursun, insanca yaşamak dahi mümkün olmuyor.
Sovyetler Birliği’nin insanlığa kattığı tüm değerleri gibi birçok açından insanlık tarihinin bu ilk deneyimleri sadece geçmişi hatırlatmıyor. Aynı zamanda gelecekte var edeceğimiz dünyanın yol haritasını da gösteriyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.





