Sayfa yolu
Şişli’de öğretmenlerden mobbing açıklaması: ‘Okullar baskının değil özgürlüğün mekanlarıdır’
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 17.06.2026 , 22:03 Güncelleme Tarihi: 17.06.2026 , 22:04
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
Şişli Fuat Soylu İlkokulu ve Ortaokulu'nda görev yapan öğretmenler, uzun süredir maruz kaldıklarını belirttikleri mobbing ve baskı uygulamalarına karşı okul önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Eğitim-İş İstanbul 4 No'lu Şube ile Eğitim Sen İstanbul 3 No'lu Şube tarafından yapılan açıklamada, okul yönetiminin özellikle sendikalı öğretmenlere yönelik baskı uyguladığı, eğitim emekçilerinin öğrenciler ve veliler önünde itibarsızlaştırıldığı ve çalışanlar arasında güvensizlik ortamı yaratıldığı öne sürüldü.
Geçtiğimiz yıl da gündeme gelen okul, Şişli Belediyesi'nin kayyum yönetimine geçmesinin ardından öğrencilere sağlanan "Bir Öğün" kampanyasının kaldırılmasıyla tartışma konusu olmuştu. Veliler ayrıca okulda temizlik ve hijyen koşullarının yetersiz olduğunu, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını dile getirmişti.
Şube adına yapılan açıklamada, eğitim kurumlarının kişisel iktidar alanları olmadığı belirtilerek, “Okullar baskının değil özgürlüğün, korkunun değil güvenin, ayrıştırmanın değil dayanışmanın, tehdidin değil adaletin mekânlarıdır” denildi. Açıklamada İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunularak mobbing iddialarının ciddiyetle araştırılması ve kurum barışını bozan uygulamalara son verilmesi istendi.
‘Kurum barışı ortadan kalktı’
Basın açıklamasında, öğretmenlerin uzun süredir yaptıkları başvuru ve şikâyetlere rağmen okulda yaşanan sorunların çözülmediği belirtildi.
Öğretmenlerin beyanlarına göre özellikle kadın eğitim emekçileri üzerinde yoğunlaşan baskılar yaşanıyor; çalışanlar öğrenciler ve veliler önünde itibarsızlaştırılıyor, öğretmenler baskı ve yıldırma politikalarıyla karşı karşıya bırakılıyor. Açıklamada, öğretmenlerin fikirlerini özgürce ifade etmek yerine susmayı tercih ettiği, sürekli soruşturma ve baskı kaygısıyla görev yaptığı bir çalışma ortamının eğitim faaliyetlerine katkı sunamayacağı vurgulandı.
Ayrıca okulda kurum barışının ortadan kalktığı ifade edilerek, çok sayıda öğretmenin tayin talebinde bulunduğu, yöneticilerin görevlerinden ayrıldığı ve çalışanların kendilerini güvende hissetmediği belirtildi. Sendikalar, yaşanan tablonun sorumlusunun öğretmenler değil, mevcut yönetim anlayışı olduğunu savundu.
‘Mobbing insan onuruna yönelmiş bir saldırıdır’
Açıklamada, kısa süre önce Ağrı'nın Hamur ilçesinde görev yapan 24 yaşındaki öğretmen Irmak Koparan'ın yaşamını yitirmesine de değinildi. Eğitim emekçilerinin yalnızlaşmasına ve baskı altında çalışmasına dikkat çeken sendikalar, mobbingin sıradan bir iş yeri anlaşmazlığı değil, insan onuruna yönelmiş bir saldırı ve şiddet biçimi olduğunu ifade etti.
Eğitim emekçilerinin çalışma hakkını, mesleki itibarını ve insan onurunu savunuyoruz" denilen açıklamada, hiçbir yöneticinin makamını baskı aracı olarak kullanamayacağı vurgulandı.
Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunan eğitim emekçileri, yıllardır dile getirilen şikâyetlerin görmezden gelinmemesini istedi.
Açıklamada şu talepler sıralandı:
- Mobbing iddialarının ciddiyetle araştırılması,
- Kurum barışını bozan uygulamalara son verilmesi,
- Eğitim emekçilerinin onurunun ve çalışma hakkının korunması,
- Şişli Fuat Soylu İlkokulu'nda yaşanan sorunlara sessiz kalınmaması.
Öğretmenler, benzer baskı uygulamalarının yalnızca eğitim alanıyla sınırlı olmadığını belirterek emniyet teşkilatı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer kamu kurumlarında yaşanan baskı, sürgün ve yıldırma politikalarına dikkat çekti.
Açıklamanın sonunda, hak arama mücadelelerinin soruşturmalar ve baskılarla engellenmeye çalışıldığı belirtilerek, geçtiğimiz günlerde Ankara'da özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin gerçekleştirdiği protestolara yönelik müdahaleler de eleştirildi.
Eğitim emekçileri, Türkiye'nin dört bir yanında baskı, mobbing ve yıldırma politikalarına maruz kalan tüm kamu emekçileri adına ses yükseltmeye devam edeceklerini ifade etti.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.