Sayfa yolu
Şırnak’ta 12 gün süren karanlık: DEDAŞ'ın kesinti dayatması can aldı
Yayın Tarihi: 28.11.2025 , 18:10 Güncelleme Tarihi: 28.11.2025 , 18:13
Şırnak’ın Kumçatı Beldesi’ne bağlı Atatürk Mahallesi’nde yaşanan 12 günlük elektrik kesintisi, bölge halkını isyan ettirdi. Trafo arızasını gerekçe gösteren Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ), kesintiyi sayaçların direklere taşınması için bir pazarlık unsuru haline getirdi. Gıdaların bozulduğu, hastaların cihazlarını kullanamadığı süreçte 80 yaşındaki Reşit Eren karanlıkta düşerek hayatını kaybetti.
Şirket paravanıyla sorumluluktan kaçıyorlar
Konuya dair değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, sorunun sadece Kumçatı ile sınırlı olmadığını, Urfa, Mardin ve Diyarbakır gibi geniş bir coğrafyada benzer mağduriyetlerin yaşandığını belirtti. Aslan, elektrik hizmetinin bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılıp tamamen ticari bir kar hırsına dönüştüğüne dikkat çekti.
DEDAŞ'ın bölgedeki faaliyetlerini "zulüm" olarak nitelendiren Aslan, şirketin kendi içinde bakım, onarım ve faturalandırma için farklı alt şirketler kurarak sorumluluğu birbirlerine attığını ifade etti. Aslan, "Sorumluluk bizde değil onda denilerek halkın haklı talebi bir pinpon topu gibi döndürülüyor. Enerji hakkının planlı bir biçimde gaspı söz konusu" dedi. Bölgenin elektrik üretim merkezi olmasına rağmen, batıdaki illere göre çok daha yüksek faturalandırmalar yapıldığını belirten Aslan, şirketin yetersiz altyapı yatırımlarını "kaçak kullanım" bahanesiyle örttüğünü vurguladı.
Özelleştirme politikalarının yarattığı tahribata dikkat çeken Nevroz Uysal Aslan, elektrik dağıtımının bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılarak tamamen ticari kar odaklı bir yapıya dönüştürüldüğünü vurguladı. Aslan, özelleştirmenin önünü açtığı bu sistemde şirketin dağıtım, faturalandırma ve onarım gibi işlemler için kağıt üzerinde farklı alt şirketlere bölündüğünü, ancak hepsinin aynı merkeze bağlı olduğunu belirtti. bu bölünmenin sorumluluktan kaçmak için kullanıldığını ifade eden Aslan, yurttaşların haklı taleplerinin "sorumluluk bizde değil diğer şirkette" denilerek geçiştirildiğini ve halkın şirketler arasında bir pinpon topu gibi dolaştırıldığını söyledi. Aslan, yaşanan mağduriyetlerin çözümünün ancak özelleştirme mantığının değişmesi ve bakanlık denetiminin sağlanmasıyla mümkün olacağını dile getirdi.
Sayaç dayatması ve şantaj
Kumçatı’daki kesintinin temel nedeninin artan nüfusa yetmeyen trafolar olduğunu belirten Aslan, DEDAŞ’ın trafo değişimini bir şantaj aracına dönüştürdüğünü söyledi. Aslan, kurumun "Trafoyu değiştiririm ama hepiniz sayaçları dışarı çıkaracaksınız" dayatmasında bulunduğunu, köylülerin bu dayatmayı kabul etmemesi üzerine de arızanın 12 gün boyunca giderilmediğini aktardı.
Uygulamanın hukuki olmadığını vurgulayan Aslan, "DEDAŞ, bir sokakta iki ev kapıyı açmadı diye tüm mahallenin elektriğini keserek kolektif bir cezalandırma uyguluyor. Bu durum sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmaz" ifadelerini kullandı.
Karanlıkta bırakılanların sesi olmak ve gerçeğin üzerindeki perdeyi kaldırmak için okurlarımızın desteğini önemsiyoruz. soL'a abone olun gerçeğin kavgasına güç verin.
Karanlıkta gelen ölüm
Mahalle sakinlerinden Asım Demir ise yaşananları soL’a anlattı.
Demir, kesintiler nedeniyle dolaplardaki tüm gıdaların çürüdüğünü ve çöpe gittiğini belirtti. Kesintinin en acı sonucu ise bir can kaybı oldu. Demir, 80 yaşındaki Reşit Eren’in elektriklerin olmadığı sırada karanlıkta merdivenlerden düşerek hayatını kaybettiğini ifade etti.
Yetkilileri defalarca aradıklarını ancak "ilgileniyoruz" denilmesine rağmen sonuç alamadıklarını belirten Demir, "Bize 160’lık yetersiz bir trafo takarak dalga geçtiler. En son gönderilen 400’lük trafo bile 80 aboneyi kaldırmaz. Sayaçları direğe çıkarmamız için bize şantaj uyguluyorlar, biz de bunun yasal olmadığını belirterek kabul etmiyoruz" dedi.
12 gün sonra gelen elektrik ve Kumçatı’da yaşananlar, elektrik dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesinin faturasını bir kez daha en ağır haliyle halkın önüne koydu. Temel bir insan hakkı olan enerjiye erişimin, kâr hırsını her şeyin önüne koyan şirketlerin insafına terk edilmesi; altyapı yetersizliklerini, keyfi kesintileri ve denetimsizliği beraberinde getiriyor. Bölgede DEDAŞ örneğinde somutlaşan bu tablo, kamusal denetimden uzaklaşılmasının ve stratejik kurumların sermayeye devredilmesinin, yalnızca hizmet kalitesini düşürmekle kalmayıp yurttaşların can güvenliğini dahi tehdit eden bir boyuta ulaştığını gözler önüne seriyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.