Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Sırası mıydı NATO karşıtı yürüyüşün diye düşünmüştüm ama gördüm ki tam zamanıymış'

THTM'nin gerçekleştirdiği NATO'ya ve emperyalizme karşı yürüyüş Ankara'dan Konya'ya doğru uğurlanırken yürüyüşü değerlendiren yurttaşlar tanıklıklarını anlatıyor.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 23.09.2024 , 18:25 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin (THTM), 15 Eylül'de İstanbul Kartal'dan başlayan ve 28 Eylül'de Adana İncirlik'teki NATO Üssü'nde sona erecek yürüyüşünün Ankara etabı bugün itibariyle sona erdi. Konya'ya doğru yola çıkan Türkiye Halk Temsilcileri Konya ve Ereğli'de gerçekleştireceği bir dizi etkinliğin ardından Niğde'ye doğru yola koyulacak.

Yürüyüşün şu ana kadar olan kısmına temas eden, sergilere ve buluşmalara katılan yurttaşların aktardığı deneyimler ise ülkenin NATO ve emperyalizme karşı direncinin portresi niteliğinde. Birçok ilde ve buluşma yerinde THTM'nin NATO ve emperyalizme karşı yürüyüşüne katılan yurttaşlar, deneyimlerini soL'a anlattı. 

'Sırası mıydı NATO karşıtı yürüyüşün diye düşünmüştüm ama gördüm ki tam zamanıymış'

Yürüyüşe katılanlardan Serhat. Kendisi ataması yapılmayan öğretmenlerden. Yıllardır hazırlandığı KPSS sınavlarına bu sene girmemiş. "Yıllarca denedim olmadı. Biraz özel okullara bakacağım biraz da özel ders verecek birini bulurum belki diye düşündüm. Yoruldum artık sınavlara girmekten. Yaşım geldi otuza ben hala sınavlarla uğraşıyorum" diye anlatıyor. 

Serhat yürüyüşü sosyal medyada gördüğünü söylüyor. Sonrasında da parçası olmak istemiş. Ama dahası var...

"Önceleri sosyal medyada gördüm. Yürüyüşün bana yakın bir yerden geçtiğini görünce katılmak istedim. Evet ben de istemiyorum NATO'yu. Sonuçta bu memlekette ne işi var yabancı askerlerin ve silahların? Ama yalan yok ilk gördüğümde de 'Ne alaka şimdi, onca yoksulluk varken NATO yürüyüşü nerden çıktı' dedim. Yürüyüşe gitmeden önce biraz sosyal medyada baktım. 

Arkasına NATO'yu alan İsrail'i, İsrail'in ihtiyaçlarını tedarik eden şirketleri gördüm sonra. Hatta yaz aylarında yapılan holding protestolarının videolarını falan seyrettim. İliklerimize kadar işlemiş bu herifler. Her şirketin altında, her enerji patronun arkasında NATO'nun bir ilişkisi varmış meğer. Yeni anladım bunu. Benim için Amerika'ya ya da İsrail'e karşı olmak başka bir şeydi. Ama onun için önce içimizdeki Amerikancılardan başlamak gerekiyormuş. Sırası mıydı NATO karşıtı yürüyüşün demiştim. Ama gördüm ki tam zamanıymış, hep zamanıymış"

'Emperyalizmden arındırılmış bir çevrecilik mümkün mü?'

Faruk Eskişehir'den. Yürüyüşü karşıladıktan sonra Ankara'ya uğurlayana kadar eşlik etmiş çalışmalara. Bu çalışmalar sırasında ziyaret ettikleri kurumlardaki bir sohbetten söz ediyor. "İnsan umutlanıyor" diye ekliyor anlatırken.

"THTM ile birlikte güzel bir yürüyüş gerçekleştirdik Eskişehir'de. Bir sürü dost kurum ziyaret ettik. İçlerinden bir tanesi Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği'ydi (ESÇEVDER). Hani ilk önce akla çevre gündemi ile NATO arasında nasıl bir bağ var sorusu gelebilir. Ama öyle güzel bir şeyle karşılaştık ki gerçekten insan umutlanıyor."

"ESÇEVDER'den dostlarımız sohbetin bir yerinde kapitalizm ve emperyalizmden arındırılmış bir çevrecilik anlayışını benimsediklerini ve bundan dolayı da uluslararası tekellerin ülkemizin doğasını vahşice, para hırsıyla katletmelerine karşı olduklarını ifade ettiler. Haklılardı. Kanada'dan Erzincan'ın bir köyüne kadar gelen altın şirketi neyine güveniyordu? Sadece parasına güveniyor olabilirler miydi? Yoksa onları koruyacak uluslararası bir suç örgütüne mi güveniyorlardı? Bunun adı NATO değil de nedir?" diye anlatıyor bu ziyaretleri Faruk. 

'Muhalefet yetersiz, bu işi yaparsa halk yapacak'

Önder İzmit'teki yürüyüşe katılanlardan. "İnsanların bu kadar ilgi göstereceğini düşünmemiştim" aslında diye başlıyor size. 

"İzmit'te THTM'nin kortejinden belki daha kalabalık bir halk katılımı oldu desem abartmış olmam. Bir sürü insan geldi. Coşkuyla ve heyecanla eşlik ettiler sloganlara. Gerçekten insanların gözlerinden NATO'ya ve ABD'ye karşı nefret okunuyordu. Ama benim dikkatimi çeken şey yürüyüşe katılan muhalefet partilerinden insanlardı. Elbette katılmaları gerekir, aksi tuhaf olurdu. Bu ülkede yurtseverim diyen, emekten yana olan herkesin bu yürüyüşte yer alması gerekir. Ama buradaki mesele bir yandan da muhalefetin bu konuda bıraktığı boşluktur. Bu kadar insan bir kıvılcım bekliyor. Biz THTM olarak bu kıvılcımı çakacak ve aydınlık bir ülke kuracağız. NATO bu ülkeden gidecek!" sözleriyle anlatıyor tanıklıklarını. 

'Bu caddenin adı Netanyahu Caddesi olsa kabul eder miydiniz?'

Yürüyüşün buluşmalarından birisi da Ankara Mamak'taki Natoyolu Caddesinde gerçekleşti. Natoyolu Caddesi'nin adının fiilen değiştirildiği buluşmada konuşan THTM Yürütme Kurulu Üyesi Erhan Nalçacı, "Sokağınıza, caddenize bir katilin adı verilseydi nasıl karşılardınız? Bu yolun adı Netanyahu Caddesi olsa kabul eder miydiniz? Peki Natoyolu adının bundan ne farkı var" diye soruyordu yaptığı konuşmada. 

Ankara'da yağmur altında yürüyen yurttaşlar, yürüdükçe kalabalıklaşan bir eylemin ardından caddeni adını fiilen değiştirerek "Bağımsızlık Yolu" yaptı. 

Yürüyüş sürecindeki tanıklıklarını anlatan Engin Özkan, "O kadar güzel şeyle karşılaştık ki NATO'ya karşı mücadelemizde umudumuz ve inancımız katlanarak büyüdü" diyor. 

Engin Özkan "Natoyolu Bağımsızlık Yolu olsun" imza kampanyasına destek veren bir gencin ilettiği mesajı anlatıyor diğer yandan. 

"Akşam telefonuma bir mesaj geldi. 'Hocam broşürü okudum. NATO'nun koruma amaçlı kurulduğunu gösterip bunun sayesinde bir sürü savaşa ve benzeri her türlü olaya yol açtığını anladım. Türkiye'nin Korelilere yardım edip hedef olmasından tutun da İsrail'in nasıl rahat bir şekilde Filistin'e saldırdığını bu broşür sayesinde anlayıp aydınlandım' diyordu mesajı atan genç. Okuldaki tüm arkadaşlarına anlatmış bu durumu. Mahallelerden bu şekilde güçlü bir destek geldi yürüyüşümüze" diye anlatıyor bu süreci. 

"Natoyolu Caddesi'nin adını kanıksayanlar da vardı nasıl olur bu isim diyenler de. Kimi muhtarlar bizden daha çok inanmıştı bu caddenin adının değişeceğine. Telefon açtığımız biri 'Ben de sizi izledim az önce televizyonda. Nasıl ulaşırım diye bilgisayarın başına geçiyordum ki siz aradınız' diyordu. Tüm bu çalışmalar bu ülkeden umudun kesilmeyeceğine ve ne olursa olsun NATO'yu bu ülkeden kovacağımıza dair inancımızı pekiştirdi" diyor Engin Özkan. 

Yürüyüş bugün itibariyle Ankara'dan Konya'ya geçiyor. İsrail askerlerinin eğitim gördüğü, 3. Ana Jet Üssü Komutanlığı'nın olduğu şehre. Buradan kalkan uçaklarda eğitim gören İsrail askerleri Filistin'i bombalıyor yaklaşık bir yıldır. Arkalarına aldıkları güç ise NATO. 

İstanbul'dan başlayan NATO'ya ve emperyalizme karşı yürüyüş, Ankara’nın ardından Konya, Konya Ereğli, Niğde Ulukışla, Mersin ve Mersin Tarsus’tan geçerek Adana İncirlik Üssü'nde sona erecek.

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde ilan ettiği NATO’ya ve emperyalist savaşa karşı kampanyası yürüyüş ve etkinliklerin ardından 3 Kasım'da İstanbul Kartal'da düzenlenecek kitlesel bir mitingle sona erecek.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.