Breadcrumb
Sınır karakolunda Suriyeli göçmenlere işkence: İki kişi öldürüldü, dört askere müebbet hapis verildi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 26.06.2025 , 21:25 Güncelleme Tarihi: 26.06.2025 , 21:26
Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Kara Kuvvetleri Komutanluğı'na bağlı bir karakolda, kaçak yollarla sınırı geçmeye çalışan 9 Suriyeli göçmene saatlerce işkence uygulandığı ortaya çıktı.
Gazeteci Alican Uludağ'ın haberine göre işkence sonucu 2 kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerden biri karakolun hurdalığında toprağa gömüldü, diğeri ise deport merkezinin önüne bırakıldı.
Olayla ilgili 22 asker hakkında dava açıldı; aralarında karakol komutanlarının da olduğu 4 asker iki kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Yaklaşık 2,5 saat süren işkence
11 Mart 2023'te Suriye’den Türkiye'ye kaçak yollarla geçiş yapmak isteyen 9 Suriyeli göçmen, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Kavalcık Şehit Er Gökhan Çakır Hudut Karakolu personelleri tarafından saat 20.00 sıralarında yakalandı. Gözaltına alınan ve sınırdışı işlemi için karakola getirilen göçmenlerin girişi esnasında fotoğrafları çekildi. Yüzlerinde herhangi bir darp izi olmadığı tutanağa geçirildi.
Dosyaya göre önce karakol içerisindeki topçular garajına ve ardından da göçmen çadırına getirilen 9 Suriyeli, tahta ve demir sopalarla darp edildi, çeşitli işkencelere maruz bırakıldı. İşkence yaklaşık 2,5 saat boyunca aralıklarla devam etti.
İşkenceler sonucunda ağır yaralanan ve yaşı tespit edilemeyen Abdurrezzak Kastal, hastaneye götürülmek yerine sınırdışı işlemi için Cilvegözü Gümrük Müdürlüğüne getirildi. Kastal’ın bedeni müdürlüğün önüne bırakıldı ve bu sırada öldüğü tespit edildi. Olay savcılığa haber verildi.
9 göçmenden biri olan 19 yaşındaki Abdulsettar Elhaccar ise karakolda gruptan ayrı bir yerde tutuldu. Elhaccar da işkence sonucu hayatını kaybetti. Olaya el koyan iki savcı, TSK personelinin ifadesini aldı, bu ifadeler üzerinden Elhaccar'ın karakol içerisinde bulunan hurdalığa gömüldüğü tespit edildi.
Hayatını kaybeden iki göçmenin vücutlarının neredeyse tamamına yakınında sopa izleri olduğu otopside tespit edildi. Öte yandan işkencelerin sonucunda yaralanan 4 Suriyelinin müşteki sıfatıyla ifadesi alındı. Müşteki Muhammed El Muhammed, Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği ifadede, işkenceyi ve hayatını kaybeden iki kişiye dair tanıklık ettiği olayları anlattı.
Askerler de itiraf etti
Karakoldaki işkenceyi yalnızca müştekiler değil, ifadesi alınan askerler de itiraf etti.
Er H.K. ifadesinde "O gün yakalanan göçmenleri kimin getirdiğini bilmiyorum. Bize sadece, 'Kimse bağırma seslerinin geldiği yere gitmesin, izlemeye çalışmasın, üsteğmen M.A.S. çok sinirlenir' denildi. Ben de karakola yeni geldiğim için gün boyunca mıntıka temizliği yapıyordum. Karakolda neler olup bittiğini genelde Sidar isimli askerden öğrenirdik" diye konuştu.
Er H.K. iadesine şöyle devam etti:
"Olay sırasında Sidar, yanımızda bulunan ve adını bilmediğim askerlere 'Komutan el arabası ve su istiyor' dedi ve gitti. O askerlerin bu malzemeleri götürüp götürmediğini bilmiyorum ama o sırada sopa sesleri ve inlemeler duydum.
Ertesi gün Sidar’a ne olduğunu sordum. O da bana 'Bu karakolda her işi ben yapıyorum. Dünkü göçmenleri sınır dışı etmek için götürdük ama yanımızda olan göçmenlerden biri öldü, biri de hastanede komada' dedi.”
'Ertesi sabah göçmenlerden birinin öldüğünü duydum'
Er M.C.Y. ise ifadesinde şunları söyledi:
“O gün 8 Suriyeli göçmenin yakalandığını biliyorum. Ayrıca 55-60 yaşlarında, beyaz saçlı ve sakallı bir Suriyeli daha yakalanmıştı. Yakalandıklarında yüzlerinde herhangi bir yara ya da darbe izi yoktu. Ben o sırada koğuşta dinlenmeye geçmiştim. Oktay Çavuş beni çağırdı, elime boş bir bidon verip su doldurmamı ve bölük komutanı Mehmet Menekşe'ye götürmemi söyledi. Suyu doldurup olay yerine gittiğimde, 7 kişi yüzüstü yerde yatıyordu, 1’i ise oturur haldeydi. Ayrıca araç arkasında yaşlı Suriyeli adam da vardı.
Göçmenlerin etrafında Mehmet Menekşe, Mürsel Ceylan, Mehmet Sürücü ve Cihangir Şen vardı. Menekşe’nin elinde cop, diğerlerinin elinde ise yaklaşık 1 metre uzunluğunda tahta ve demir sopalar vardı. Göçmenlerden biri baygın yatıyordu, oturanın da bayılmak üzere olduğunu fark ettim. Cihangir Şen ve Mehmet Menekşe’nin talimatıyla baygın olanlara su döküp ayıltmaya çalıştık. Sonra yine onların emriyle ben ve Oktay Çavuş oradan ayrıldık. Biz ayrılırken diğer askerler ellerindeki sopalarla Suriyelilere vurmaya devam ediyordu.
Bir süre sonra Cihangir Şen benden yemek istedi. Yemeği götürdüğümde 8 kişinin ayakta fotoğrafları çekiliyordu ama bir kişi kafesin diğer ucunda, yarı baygın haldeydi ve inliyordu. Daha sonra dinlenmek için karakola döndüm. Ertesi sabah göçmenlerden birinin öldüğünü duydum. Sidar'la konuştuğumda, 'Göçmenleri deport için biz götürdük, o sırada kafeste biri yarı baygındı. Döndüğümüzde hâlâ kafesteydiler ama sabah kalktığımızda hiçbiri yoktu' dedi.”
'Sizi öldürürüm diyerek tehdit etti'
Astsubay Çavuş M.B ise verdiği ifadede Suriyeli göçmenin hayatını kaybetmesinin ardından komutanı tarafından tehdit edildiğini belirterek şöyle konuştu:
"Komutan Alperen Sönmez beni ve Hasan Bektaş’ı kenara çekip 'Korkmayın, bu iş hepimizin başına geldi. Konuyu halledeceğiz. Ama konuşursanız sizi mahvederim, öldürürüm' diyerek tehdit etti. Ölü beden daha sonra bir araca konuldu. O araca Mehmet Sürücü ve Mürsel Ceylan bindi. Ben ise Alperen Sönmez, Hasan Bektaş ve Cihangir Şen’le başka bir araca bindim. “Hurdalık” denilen bir yere gidip, ölüyü araçtan indirip yere koyduk. Daha sonra Üsteğmen Menekşe bize –ben, Hasan Bektaş, er Yusuf Semerci, Hatem Akçeşme ve Mürsel Ceylan’a– o cesedi gömmemizi emretti. Biz de hep birlikte gömdük."
Bölük komutanı da itiraf etti
Bölüm Komutanı Mehmet Alperen Sönmez ilk ifadesinde suçlamaları kabul etmedi. Ancak bir gün sonra alınan ifadede her şeyi itiraf etti.
“Kavalcık Hudut Karakoluna gittiğimde orada 8 değil, 9 kişi vardı. Bu kişilerin topçu garajı denilen boş arazideydiler, başlarında Mehmet Menekşe ve Cihangir Şen vardı" diyen Sönmez, Mehmet Menekşe tarafından kendisine işkenceye ait video izletildiğini aktardı: Videonun ardından göçmenleri copla darp ettiğini ve "bir daha Türkiye'ye gelmemelerini söylediğini" belirtti.
İfadesinde işkence dair detayları anlatan Sönmez, "Sonrasında ben, Cihangir Şen'e ölen adamı kastederek 'Bu adamı yok edin' dedim. Mehmet Sürücü, Mehmet Bayrı, Mürsel Ceylan, ölen şahsı land aracına bindirerek gömmek üzere götürdü" diye konuştu.
4 askere işkenceden iki kez müebbet
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, 22 asker hakkında 2 Suriyelinin işkenceyle ölümü, 4’ünün de yaralanmasına ilişkin dava açtı. Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 11inci duruşmasında karar çıktı.
Mahkeme, karakol komutanı teğmen Cihangir Şen, üstğmen Mehmet Menekşe, uzman çavuşlar Mehmet Sürücü, Mürsel Ceylan’ı, iki Suriyeli göçmenin işkence sonucu ölümüne sebep olmak suçundan iki kez müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme, ayrıca 4 askeri, diğer Suriyelileri işkence sonucu yaralama suçundan 7,5 yıl hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk hallerinin de devamına karar verdi.
11 asker işkence ile kasten öldürme suçundan beraat etti.
Hayatını kaybeden Abdulsettar Elhaccar'ın gömülmesine yönelik emri veren ve göçmenleri darp ettiğine ilişkin askerlerin aleyhinde ifade verdiği bölük komutanı Mehmet Alper Sönmez öldürme suçundan beraat ederken, yaralama suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı ve tahliye edildi.
Alhaccar'ı gömen üç asker, suç delillerini gizleme suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. İki asker ise kasten yaralama suçundan 5 kez 10 ay hapis cezası verildi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.